MİMARLIĞI KULLANICI VE TASARIMCI ODAKLI ÇALIŞMALAR BAĞLAMINDA NÖROBİLİMSEL BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRMEK

Author :  

Year-Number: 2024-Year: 17 - Number: 100
Yayımlanma Tarihi: 2024-07-02 12:18:51.0
Language : Türkçe
Konu : Mimarlık
Number of pages: 331-352
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Nörobilim, insan sinir sistemini inceleyen bilim dalıdır. Nörobilim ve mimarlık arasındaki ilişki mimar/tasarımcıların ya da mimari ürünleri deneyimleyenlerin beyinlerini anlamaya yönelik yeni bir bakış açısı sunmak üzere kurulmuştur. Nörobilimin, mimarlıkla ilişkilendirilmesi öncelikle düşünme biçimi olarak ortaya çıkmıştır. İnsanlara iyi gelen mimari, olumsuz yönde etkileyen mimari, iyileştiren mimari nasıl olur sorularından hareketle bir yöntem önerisi olarak ele alınmaya başlanmıştır. Zaman içerisinde, çeşitli teknikler çalışmalara dahil edilerek daha somut veriler elde edilmeye başlamıştır.

Bu çalışmanın hedefi, nörobilim ve mimarlığın çalışma alanlarını konularına göre sınıflandırmak, ilgili konularda yapılan çalışmaları ve kullanılan yöntem ve teknikleri incelemektir. Çalışma kapsamında mimarlık ve nörobilim çalışmaları kullanıcı odaklı ve tasarımcı odaklı çalışmalar olarak iki grupta incelenmiştir. Kullanıcı odaklı çalışmalar, mimariyi deneyimleyen kullanıcıların verdikleri tepkilerin analiz edilmesini içerirken; tasarımcı odaklı çalışmalar, tasarım yapma süreçlerinde mimarların ya da tasarımcıların verdikleri tepkileri ve beyinlerinde meydana gelen değişiklikleri analiz eder. Bir diğer konu ise nörobilim ve mimarlık çalışmalarında kullanılan yöntem ve teknikler ile bu tekniklerin avantaj ve dezavantajlarıdır. Nörobilim çalışmalarında kullanılan teknikler bu çalışmada, nörogörüntüleme teknikleri, fizyolojik ölçüm teknikleri ve geleneksel yöntemleri içeren diğer ölçüm teknikleri olmak üzere üç başlık altında incelenmiştir.

Özellikle son yıllarda bu yöntemlerin bir ya da birkaçının birlikte kullanıldığı çalışmaların sayısı artmaktadır. Bu durum mimarlık alanına disiplinler arası yeni bir pencere açmaktadır. Böylelikle hem mimarların zihinsel dünyasının anlaşılabilmesi hem de kullanıcı deneyiminden yola çıkılarak daha yaşanabilir şehirler için tasarım kriterleri oluşturulabilmesi için somut veriler elde edilerek, yeni bilgiler üretilmesini sağlayan bir alan olarak yaygınlaşmaktadır.

Keywords

Abstract

Neuroscience is the branch of science that studies the human nervous system. The relationship between neuroscience and architecture was established to offer a new perspective on understanding the brains of architects/designers or those who experience architectural products. The association of neuroscience with architecture emerged primarily as a way of thinking. It has begun to be considered as a method proposal based on the questions of architecture that is good for people, architecture that affects negatively, and architecture that heals. Over time, various techniques were included in the studies, and more concrete data was obtained.

This study aims to classify the fields of neuroscience and architecture according to their subjects and examine the studies on related subjects and the methods and techniques used. Within the scope of the study, architecture, and neuroscience studies were examined in two groups: user-oriented and designer-oriented studies. While user-oriented studies involve analyzing the reactions of users who experience the architecture, Designer-focused studies analyze the reactions of architects or designers and the changes that occur in their brains during the design process. Another issue is the methods and techniques used in neuroscience and architecture studies, as well as the advantages and disadvantages of these techniques. The techniques used in neuroscience studies are examined under three headings in this study: neuroimaging techniques, physiological measurement techniques, and other measurement techniques, including traditional methods.

Particularly in recent years, the number of studies using one or more of these methods has been increasing. This opens a new interdisciplinary window to the field of architecture. Thus, it is becoming widespread as a field that enables the production of new information by obtaining concrete data to understand the mental world of architects and to create design criteria for more livable cities based on user experience.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics