Suçun nedenlerine ilişkin yapılan araştırmalar, bireyin suça yönelmesinde birçok faktörün etkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu faktörler arasında genetik yatkınlık, psikiyatrik sorunlar, beden yapısına ilişkin özellikler ve bireyin içinde bulunduğu olumsuz çevresel koşullar yer almaktadır. Bununla birlikte, çocukluk döneminde maruz kalınan olumsuz ebeveyn tutumlarının da bireyin suça eğiliminde önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Suç davranışı, çoğu zaman yalnızca bireysel bir tercih ya da anlık bir tepki değil; bireyin içinde yetiştiği sosyal çevrenin, aile yapısının ve yaşam deneyimlerinin bir sonucu olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda cezaevine giren bireylerin, cezaevi deneyimlerinin ardından suç ve suç işlemeye ilişkin düşüncelerinde çeşitli değişimler meydana geldiği gözlemlenmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, daha önce cezaevinde hüküm giymiş bireylerin suç ve suçluluğa dair algılarını, bu süreçte yaşadıkları değişimleri ve cezaevi sonrası yaşama dair bakış açılarını derinlemesine incelemektir. Araştırma, Sinop ilinde ikamet eden ve geçmişte cezaevinde bulunmuş, 18-30 yaş Aralığındaki 10 erkek katılımcıyla yürütülmüştür. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji) deseni benimsenmiştir. Veriler, katılımcılarla yüz yüze gerçekleştirilen görüşmeler yoluyla ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulgularına göre, cezaevi deneyimi yaşamış bireylerin bir kısmının geçmiş yaşantılarından ders çıkararak hayatlarında yeni bir sayfa açmaya çalıştıkları, toplumsal olarak kabul gören normlara uygun bir yaşam sürme çabasında oldukları belirlenmiştir. Ancak bazı katılımcıların ise çevresel etkenler, sosyal destek yetersizliği ve damgalanma gibi nedenlerle yeniden suça yönelme riski taşıdığı da dikkat çekmiştir. Katılımcıların büyük çoğunluğu, suça sürüklenmelerinde aile içi çatışmalar, olumsuz arkadaş çevresi ve yaşanılan çevredeki sosyal koşulların önemli derecede etkili olduğunu ifade etmiştir. Bu bağlamda, cezaevinden çıkan bireylerin topluma kazandırılabilmesi için psikososyal destek programlarının artırılması, aile ve sosyal çevrenin iyileştirme sürecine aktif olarak dâhil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, bireysel değişim süreçlerinin anlaşılması ve yeniden suça yönelimin önlenebilmesi adına önemli veriler sunmaktadır
Studies on the causes of crime reveal that multiple factors play a significant role in an individual's tendency to commit criminal acts. Among these factors are genetic predispositions, psychiatric disorders, physical characteristics, and adverse environmental conditions. Moreover, negative parenting attitudes experienced during childhood are also seen as influential in increasing an individual’s inclination toward crime. Criminal behavior is often not merely the result of a personal choice or an impulsive reaction; rather, it is considered a consequence of the social environment in which the individual was raised, the structure of the family, and lived experiences. In this context, it has been observed that individuals who have been incarcerated exhibit changes in their thoughts and perceptions about crime and criminal behavior following their prison experience. The main aim of this study is to examine the perceptions of individuals who have previously been incarcerated regarding crime and criminality, the changes they underwent during this process, and their perspectives on life after prison. The study was conducted with 10 male participants aged between 18 and 30 who reside in the province of Sinop and who had served time in prison. The research adopted a qualitative research method, specifically the phenomenological design. Data were collected through face-to-face interviews using a semi-structured interview form. The collected data were analyzed using content analysis. According to the findings of the study, some formerly incarcerated individuals have attempted to make a fresh start in their lives, striving to lead a life in accordance with socially accepted norms. However, it was also noted that some participants are at risk of reoffending due to environmental factors, lack of social support, and social stigma. The majority of the participants stated that family conflicts, negative peer influence, and the socioeconomic conditions of their environment played a significant role in their path to crime. In this regard, it is concluded that, in order to reintegrate formerly incarcerated individuals into society, psychosocial support programs should be enhanced, and the family and social environment should be actively involved in the rehabilitation process. This study provides important insights into understanding individual transformation processes and preventing recidivism.