Bu çalışma, yeşil sertifikasyonun Türkiye'deki çeşitli sektörlerde rekabet avantajı üzerindeki etkisini, yerel yönetimlerin sürdürülebilirlik politikaları, kentleşme süreçleri ve çevre sorunları bağlamında literatür ve halka açık verilere dayanarak incelemektedir. Araştırma, 2017 yılında başlatılan Sıfır Atık Programı ile artan çevresel farkındalığın sektörel dinamikleri ve kentsel sürdürülebilirliği nasıl dönüştürdüğünü analiz etmektedir. Nicel ve nitel yöntemlerin bir arada kullanıldığı çalışmada, temizlik, kozmetik, tekstil, gıda, inşaat, enerji, turizm, üretim, bilişim ve lojistik sektörlerinden toplam 40 firmanın 2017-2024 dönemi halka açık verileri değerlendirilmiştir. Panel veri analizi ve regresyon modellemesi kullanılarak elde edilen bulgular, yeşil sertifikasyonun rekabet avantajı üzerinde sektöre bağlı olarak % 4.8 ile % 10.5 arasında değişen etkileri olduğunu göstermektedir (R²=0.941, p<0.01). Özellikle COVID-19 döneminde yeşil sertifikalı ürünlere talebin temizlik sektöründe % 16.8, gıda sektöründe % 14.2 arttığı tespit edilmiştir. Yerel yönetimlerle işbirliğinin yeşil sertifikasyon başarısını % 20 oranında artırdığı ve TSE Çevre Etiketi gibi yerel sertifikasyonların bazı sektörlerde uluslararası muadillerine göre daha etkili olduğu belirlenmiştir (β=0.39, p<0.001). Ayrıca, yerel yönetimlerin kentsel sürdürülebilirlik politikalarının, yeşil sertifikasyon süreçlerini destekleyerek çevre sorunlarının çözümüne katkı sağladığı, kentleşme süreçlerinde çevresel dayanıklılığı artırdığı ve kentsel karbon ayak izini azaltmada önemli bir rol oynadığı ortaya konmuştur. Avrupa Birliği ve gelişmekte olan ülkelerle yapılan karşılaştırmalar, Türkiye’deki yerel yönetim politikalarının benzer zorluklarla karşılaştığını ancak uygulama kapasitesinde farklılıklar olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, yeşil sertifikasyonun Türkiye'de sürdürülebilir kentleşme ve yerel kalkınma stratejilerinin önemli bir bileşeni olduğunu ve pandemi sonrası dönemde rekabet avantajı sağlamada kritik bir rol oynadığını göstermektedir.
This study examines the impact of green certification on competitive advantage across various sectors in Turkey within the context of local government sustainability policies, urbanization processes, and environmental issues, based on literature and publicly available data. The research analyzes how the environmental awareness increased by the Zero Waste Program, which was launched in 2017, has transformed sectoral dynamics and urban sustainability. Using a mixed-method approach combining quantitative and qualitative analyses, publicly available data from 40 firms in the cleaning, cosmetics, textile, food, construction, energy, tourism, production, information technology, and logistics sectors for 2017-2024 were evaluated. Findings obtained through panel data analysis and regression modeling indicate that green certification affects competitive advantage, ranging from 4.8% to 10.5%, depending on the sector (R²=0.941, p<0.01). Notably, during COVID-19, demand for green-certified products increased by 16.8% in the cleaning sector and 14.2% in the food sector. Collaboration with local governments enhanced green certification success by 20%, and local certifications such as the TSE Environmental Label were more effective in some industries than international counterparts (β=0.39, p<0.001). Furthermore, the study reveals that local governments’ urban sustainability policies support green certification processes, contributing to the resolution of environmental issues, enhancing environmental resilience in urbanization processes, and significantly reducing urban carbon footprints. Comparative analyses with the European Union and developing countries indicate that local government policies in Turkey face similar challenges but differ in implementation capacity. The results demonstrate that green certification is a crucial component of sustainable urbanization and local development strategies in Turkey, playing a critical role in providing a competitive advantage in the post-pandemic period.