Bu çalışma, 13-25 Haziran 2025 tarihleri arasında yaşanan ve kamuoyunda "12 Gün Savaşı" olarak adlandırılan İsrail-İran çatışmasının ulusal basınında nasıl çerçevelendiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında; belirlenen tarihler arasında yayınlanan gazetelerden; liberal/merkez sağ çizgiyi temsilen Hürriyet, sağ/muhafazakâr basını temsilen Sabah ve sol/muhalif basını temsilen Cumhuriyet gazeteleri seçilmiş ve birinci sayfalarında yer alan 96 haber incelenmiştir. Beş temel çerçeve (çatışma, sorumluluk yükleme, insani ilgi, diplomasi ve ekonomik sonuçlar) üzerinden yürütülen nicel ve nitel içerik analizi sonuçlarına göre, her üç gazetede de "çatışma" çerçevesinin en baskın anlatı yapısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hürriyet ve Sabah gazeteleri çatışmayı "saldırı-misilleme" ekseninde ele alırken; Cumhuriyet gazetesinin olayları “Orta Doğu’daki gelişmeler” biçiminde işlediği görülmüştür. Sorumluluk yükleme çerçevesi bağlamında; Hürriyet ve Sabah gazetelerinin çatışmanın sorumluluğunu doğrudan İsrail'in "saldırgan" politikalarına ve bölgesel istikrarsızlık yaratma stratejilerine yüklediği, buna karşın Cumhuriyet gazetesinin sorumluluğu tarafların ötesinde bölgedeki yönetimsel yapılara ve çatışma dinamiklerine yaydığı gözlemlenmiştir. Hürriyet gazetesinin genel olarak dengeli bir anlayışla insani mağduriyetlere ve enerji güvenliğine en çok yer veren yayın olduğu, Sabah’ın ise daha sert söylemler çerçevesinde odağını bölgesel liderlik ve askeri savunma ekseninde tuttuğu belirlenmiştir. Hürriyet ve Sabah gazetelerinde Türkiye'nin arabuluculuk rolü ve bölgesel liderliği ön plana çıkarılırken; Cumhuriyet gazetesinin diplomasi trafiğini daha çok küresel aktörlerin ve uluslararası kurumların müdahaleleri üzerinden kurguladığı belirlenmiştir. Sonuçlar, gazetelerin İsrail-İran çatışmasını kurgulama biçimlerinde ideolojik farklılıklar olduğunu; gazetelerin nesnel bir aktarımdan çok ideolojik yapılarıyla uyumlu bir gerçeklik inşası süreci yürüttüklerini ortaya koymaktadır.
This study aims to examine the media framing of the Israel-Iran conflict—publicly dubbed the "12-Day War"—which took place between June 14 and June 25, 2025. Within the scope of the research, 96 front-page news reports from three prominent newspapers were analyzed: Hürriyet, representing the liberal/center-right spectrum; Sabah, representing the right-wing/conservative press; and Cumhuriyet, representing the left-wing/opposition stance. Through a quantitative and qualitative content analysis centered on five core frames—conflict, responsibility, human interest, diplomacy, and economic consequences—the findings reveal that the "conflict" frame served as the dominant narrative across all three publications. While Hürriyet and Sabah framed the events through a prism of "attack and retaliation," Cumhuriyet opted to contextualize the incidents more broadly as "developments in the Middle East." Regarding the attribution of responsibility, Hürriyet and Sabah directly linked the escalation to Israel’s aggressive policies and strategies for regional destabilization. In contrast, Cumhuriyet distributed responsibility across regional governance structures and broader conflict dynamics rather than focusing on specific actors. The analysis further indicates that Hürriyet maintained a relatively balanced approach, giving significant weight to human suffering and energy security. Sabah, employing a more rigorous rhetoric, focused primarily on regional leadership and military defense. Furthermore, while Hürriyet and Sabah emphasized Turkey’s role as a mediator and regional leader, Cumhuriyet constructed its diplomacy narrative around the interventions of global actors and international institutions. Ultimately, these results demonstrate that ideological leanings heavily influence the framing of the Israel-Iran conflict, suggesting that these newspapers engage in a process of constructing reality aligned with their own political identities rather than providing strictly objective reportage.