TÜRKİYE’NİN ORTADOĞU’DA YUMUŞAK GÜÇ OLMA ÇABASI: “BATIYA DOĞRU AKAN NEHİR” BELGESELİ ÜZERİNDEN BİR OKUMA

Author:

Number of pages: 107-128
Year-Number: 2013-6 Issue 2

Abstract

Başbakanlık Türk Tanıtma Fonu ve TRT'nin desteğiyle, Bahçeşehir Üniversitesi tarafından çekilen Batı’ya Doğru Akan Nehir belgeseli, 2011 yılında gösterime girmiştir. Türkiye’nin son yıllarda Ortadoğu’da ‘yumuşak güç’ olma çabası, belgeselin çekilmesinin ardındaki saiklerden biridir. Türkiye’nin bu çabası, bölgeye ilişkin politika ve değerlerini yeniden revize etmesini ve yeni bir perspektif oluşturmasını gerektirmiştir. Batıya Doğru Akan Nehir belgeseli tam da bu amaçla gerçekleştirilmiş bir projedir. Belgeselde yalnızca Türkler adına değil, genelde tüm Doğu halkları, özelde de Ortadoğu halkları adına konuşan bir anlatı hakimdir. Anlatının bu denli Mezopotamya ve Ortadoğu üzerinden kurulması, Batıya Doğru Akan Nehir’i bu bölge halklarının da rahatlıkla sahiplenecekleri bir proje olarak ortaya koymaktadır. Belgeselde verilen tarihi bilgiler, ortaya atılan savlar ve düşünceler özellikle Türkiye’nin Ortadoğu’ya yönelik dış politika vizyonunu destekler mahiyettedir. Çalışmada bunun ortaya koyulabilmesi için belgesel üzerinde söylem çözümlemesi tekniği kullanılmıştır. Türkiye’nin bölgede kendisini konumlandırış şekli, Ortadoğu’ya bakışı ve bu bölgeyi temsil ediş biçimi, bölgenin çoğunluğu Müslüman olan halklarıyla İslamiyet üzerinden kurmaya çalıştığı ilişki, filmdeki anlamlandırma pratikleri yoluyla çözümlenmeye çalışılmıştır. Filmdeki söylem ve görüntüler, metinsel özelliklerinin dışında, Türkiye’nin tarihsel ve güncel Ortadoğu politikaları bağlamında incelenmiştir. Analizin daha sistematik yapılabilmesi için veriler “Uygarlığın Doğum Yeri: Anadolu ve Mezopotamya”, “Doğu-Batı karşılaştırması”, “İslami Hoşgörü ve İslam Dininin Bilime Katkıları”, “ Doğu ve Batı Arasındaki Köprü Olarak Türkiye ve AK Parti İktidarı” başlıkları altında kategorilendirilerek analiz edilmiştir.

Keywords

Abstract

With the support of the Promotion Fund of the Prime Ministry and Turkish Radio and Television Corporation (TRT) produced by the Bahçeşehir University, the documentary of The River Flowing Westward (Batı’ya Doğru Akan Nehir) was screened for in 2011. Turkey’s effort that to be ‘soft power’ in the Middle East in recent years is one of the reasons to production of the documentary. Turkey’s this effort required to revised their policies and values and create a new perspective related with the region. The documentary of The River Flowing Westward is a project that exactly produced with this purpose. There is a narrative in the documentary which speak not only on behalf of the Turks, but also on behalf of eastern peoples in general, Middle Eastern peoples in particular. Due to establishment of the narrative over Mesopotamia and the Middle East, The River Flowing Westward is a project that easily be able to adopt by the region peoples. Historical information’s, assertions, thoughts which were given in the documentary are especially in support of Turkish foreign policy related with Middle East. In order to put forward this assertion, discourse analysis technique for analysis of the documentary was used. Turkey’s representation of self-positions in the region, its approach to the Middle East and the representation mode of the region, its relations over Islam with Muslim people of the regions, has been analyzed by signifying practices in the film. Discourses and displays in the film, beside textual features, were examined in the context of Turkey’s historical and current Middle East policies. To perform a more systematic analysis, the data were analyzed under the heading of “The Birthplace of Civilization: Anatolia and Mesopotamia”, “East-West Comparison”, “Islamic Tolerance and the Contributions of Islam to Science”, “Turkey as a Bridge Between East and West and AK Party Rule”.

Keywords