BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ HİZMETLERİNE ENGELSİZ ERİŞİM: TÜRKİYE ÖRNEĞİ

Author:

Number of pages: 1565-1579
Year-Number: 2013-6 Issue 2

Abstract

Dünya nüfusunun yaklaşık %15’ini Türkiye nüfusunun yaklaşık %13’ünü engelli vatandaşlar oluşturmaktadır. Bu da Türkiye’de yaklaşık her 8 kişiden birinin kısıtlayıcı engelinin olduğunu göstermektedir. Oranlar toplam içinde az görünse de bu vatandaşların mal ve hizmet talebi doğrultusunda değerlendirilirse göz ardı edilemeyecek oranlardır. Engelli meselesi sadece bir sağduyu değil, aynı zamanda bir hak ve adalet meselesidir. Engelli bireyler de eşit muamele, itibar, yaşamlarını bağımsız idame ettirme ve toplumun bir parçası olma gibi haklara sahip olmalıdırlar. Bu konuda bizim üzerimize düşen vazife ise, engelli bireylere bu haklardan faydalanmaları için gerekli imkân ve fırsatları sağlamaktır. Engelli bireylerin yaşama katılım alanındaki ihtiyaçları normal bireylerinkilerle farklı olmakla birlikte benzerdir. Bu bireyleri, toplumun ayrı bir kesimi olarak niteleme yerine bütünleşmiş bir parçası olarak algılayabilmek ve gerekli olanakları sağlayabilmek gerekir. Bu noktada en önemli görev konuyla ilgili tüm birey, kurum ve işletmelerindir. Bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanma da engellilere hareket ve erişim kolaylığı sağlayarak yaşam kalitelerini artırma ve toplumla bütünleşme olanağı sağlamaktadır. Bu sebeple bilgi ve iletişim teknolojileri engelliler için büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada Türkiye’de bilgi ve iletişim teknolojisi alanında engellilere yönelik düzenlenen mevzuata değinilmiş, Türkiye genelinde haberleşme hizmeti sunan 6 büyük firmanın engellilere yönelik verdiği hizmetler ve gerçekleştirdikleri sosyal sorumluluk projeleri incelenmiştir. Ayrıca uygulanması halinde engellilere fayda sağlayacağı düşünülen birtakım öneriler sunulmuştur.

Keywords

Abstract

About 15% of the world population and about 13% of Turkish population is comprised of disabled people; this means that every 8 people in Turkey possess limited disabled. Even if the ratios of the total seem to be low, when the issue is considered in terms of product and service demand of disabled, these ratios should not be neglected. However, disability is not only a common sense, but also a right and justice issue, because disabled people must have fundamental rights such as equal treatment, reputation, ability to sustain their lives independently and being a part of the community. In this respect, we are obliged to provide required possibilities and opportunities for them to enjoy these rights. The necessities of disabled people are similar to non-disabled people so, disabled people should be perceived as an integrated part of the society and satisfy their necessities, instead of distinguishing them as a separate part. At this point, the most crucial duty belongs to all the corresponding in

Keywords