ANADOLU’DAN ÜNİK BİR TÜRBE ÖRNEĞİ: TARSUS DUATEPE TÜRBESİ

Author:

Number of pages: 1241-1262
Year-Number: 2013-6 Issue 2

Abstract

Mersin ilinin geçmişi oldukça eski ve büyük ilçelerinden birisi olan Tarsus, bulunduğu konumdan dolayı tarihsel süreçte hemen daima önemli bir merkez olma özelliğini korumuştur. Burada yürütülen arkeolojik kazılar sayesinde Tarsus’un kuruluşunun Neolitik Çağ’a kadar gittiği anlaşılmaktadır. Geçmişi bu kadar gerilere giden ilçe, pek çok uygarlığa sahne olmuştur. Türk-İslam Dönemine ait pek çok yapının varlığını gerek seyahatnamelerden gerek tarihi kaynaklardan ve belgelerden, gerekse kenti tanıtan yayınlardan öğreniyoruz. Ancak bu kaynak ve belgelerin hiçbirisinde, hakkında bilgi bulunmayan, sadece bir kaynakta adı ve bulunduğu adresin verildiği ve bir yayın ile kısaca tanıtılarak cephe çizimlerinin yer aldığı bir yapı var ki, araştırma konumuzu oluşturuyor. Tarsus ilçesinin güneyinde yer alan Gözlükule Höyüğü’nün üzerinde, höyüğün batı eteğinde, Hasan Karamehmet İlköğretim Okulu’nun bahçesinde iken Gözlükule Kazılarını yürüten kazı ekibinin çabalarıyla kazı alanı içinde koruma altına alınan türbe, halk tarafından Duatepe Türbesi olarak bilinmektedir. İlk bakışta inşa malzemesi, işçiliği ve görünüşü itibariyle özelliği olmayan bir yapı gibi görünse de birtakım ilginç özellikleri içinde barındıran, gerek mimarlık tarihi araştırmaları gerekse Tarsus Tarihi için oldukça önemli bir örnektir. Kare planlı, üstü manastır tonozuyla örtülü kagir yapıyı yine kare planlı bir çevre duvarı kuşatmaktadır. Bu çevre duvarının merkezdeki kare planlı yapının etrafında oluşturduğu koridorun üstü açık tutulmuştur. Son derece sade olan yapıda herhangi bir süslemeye yer verilmemiştir. Bu türbe, mimari özelliği ve plan tasarımı açısından Anadolu’da inşa edilmiş bilinen başka bir benzer örneği olmayan ve mezar anıtları konusunda araştırma yapacaklar için önemli bir örnek teşkil etmektedir. Bu çalışma ile Sanat Tarihi alanında yapılmış herhangi bir yayın bulunmayan ve pek bilinmeyen türbenin, rölöve çizimi ve fotoğraflar eşliğinde tanıtılması, Türk Mimarisi ve Tarsus Tarihi içindeki yeri ve öneminin belirlenmesi amaçlanmaktadır.

Keywords

Abstract

Tarsus, one of the historically oldest and largest towns of the city of Mersin, has almost always been an important center in the historical process due to its geographical location. It is thanks to the archeological excavations carried out at Tarsus that its occupation is deduced to date back to the Neolithic period. Going much further back in history palette, Tarsus has been the setting for many civilizations. The knowledge of the existence of many architectural buildings belonging to Turco-Islamic period is obtained from both travelogues, historical sources and documents, and the publications on Tarsus as well. However, there is an architectural building which there is no information is given in these sources and documents, except for one article in which its name, location are given and is shortly introduced by including its facade drawings, and this building is our research subject. Located in the yard of Hasan Karamehmet Elementary School, on the western skirts of Gözlukule Mound in the south of Tarsus, the tomb which has been put under protection by the efforts of the excavation team carrying out Gözlükule excavations within the boundaries of the archeological site is publicly known as Duatepe Tomb. Although it looks like an ordinary tomb with its construction material, workmanship and appearance, it is a significant example having some interesting features both for history of architecture and Tarsus. The masonry structure, which has a square plan and is covered by cloistered vault, is also surrounded by a square planned periphery wall. The top of the corridor, which is created around the square planned structure by this periphery wall, is kept open. No ornament is located in the extremely simple structure. This tomb is unique in terms of architectural feature and plan design ever built in Anatolia, and is a vital example for the researchers who will study on funerary monuments. Accordingly, the aim of this study is to introduce the unknown tomb with statistical drawings and photographs, on which there have been no scientific publications in the field of Art History; and ultimately to clarify the place and importance of it in the Turkish Architecture and in the history of Tarsus.

Keywords