İSLÂM HUKUKUNDA ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE TEMEL İLKELER -EMAN AKDİ ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN BİR DEĞERLENDİRME-

Author:

Number of pages: 893-904
Year-Number: 2013-6 Issue 6

Abstract

Eman, harbi (darü’l-harb vatandaşı) olanlara, dârü’l-islâm içinde iken kendilerine Müslüman otorite tarafından koruma hakkı veren bir güvenlik taahhüdüdür. Eman ya devlet başkanı tarafından ya da mü'min şahıslar tarafından verilir. Birincisine resmi eman, diğer emana ise gayri resmi eman denir. Resmi eman, ya devlet başkanı ya da temsilcilerinden birisi tarafından bir ülkenin tüm fertlerine, bir şehre ya da birkaç harbi konumunda olan şahsa verilir. Gayri resmi eman ise, talep üzerine hür ya da köle, kadın veya erkek her yetişkin mümin tarafından verilebilir. Hz. Peygamberin hayatı boyunca Medine'yi ziyaret eden ve onunla iş yapan Müslüman olmayan yabancıların birçok örnekleri bulunmaktadır. Bu nedenle, darü’l-harb'den olan herhangi bir kişi için eman verilebilmesi hakkında fıkıh bilginleri arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Eman alan müste'menden, Müslümanların dinî inanç, ibadet ve uygulamalarına saygılı olması beklenir. Eman akdi, belirlenen sürenin dolmasıyla ya da müste'menin kendi isteği ile dârü’l-islâm'ı terk etmesiyle sona ermektedir. Eman uygulamaları, Müslümanların ve gayr-i müslimlerin birbirlerinin ülkelerinde seyahat etmelerine imkân veren bir ilke olarak kabul edilebilir. Buna göre eman akdi, darü’l-harb hükmünde olan bir ülkenin vatandaşının İslâm ülkesinde konukluğu süresince kullandığı bir pasaport işlevi görmektedir. Bu çalışmadan çıkan sonuca göre İslam hukuku, uluslararası ilişkilerde uyulması gereken başlıca ilkeleri belirlemiştir. Bu ilkeler, adaletli olmak, misillemede sınırı aşmamak, anlaşmalara sadık olmak ve haksızlık yapmamaktır.

Keywords

Abstract

The aman is pledge of security by virtue of which the harbi (dar al-harb citizen)would be entitled to protection while he is in the dar al-Islam by Muslim authority. The aman may be either given by the imam, or by in

Keywords