THE TRANSFORMATION OF THE SOCIO-POLITICAL STRUCTURE IN THE BEGINNING OF THE ISLAMIC REIGN IN ANTIOCH

Author:

Number of pages: 185-204
Year-Number: 2013-6 Issue 7

Abstract

Bizans Devleti, 11 Mayıs 330 tarihinde oluşmasıyla Konstantinopolis (İstanbul) ve Antakya, Anadolu coğrafyasında önemli medeniyet merkezi konumuna geldiler. Bizans Devleti hâkimiyetinde Antakya, bu devletin Suriye eyaletinin başkenti oldu. Anadolu ve Orta Doğu toprakları arasında köprü görevi gören Antakya, Bizans hâkimiyetinde Suriye eyaletinin başkenti olarak daha önceki medeniyet ve yönetim merkezi konumunu devam ettirdi. Bu dönemde Antakya’da bir meclis bulunmaktaydı. Antakya eyalet başkenti olduğundan şehirde bulunan eyalet valisi, imparatorun ve merkezi yönetimin gücünü temsil eden biri olarak hem eyaletin hem de şehrin yönetiminden sorumluydu. Aynı zamanda Antakya, dört patriklik merkezinden biri olduğundan Antakya Patriği Antakya’dan Anadolu’daki kiliseleri yönetmekteydi. Dördüncü yüzyıldan yedinci yüzyılın başlarına kadar Bizans hâkimiyetinde kalan Antakya’da merkezi yönetimle yerel yönetimin bir arada bulunduğu bir yönetim sistemi uygulandı. Roma hâkimiyetinde Antakya Suriye eyaletinin başkenti olarak özerk yönetim yapısına sahipti. Bizans hâkimiyetinde de Antakya bu yönetim yapısını korudu. Bu siyasi yapının yanında, aynı zamanda Antakya, Doğu da önemli bir kültür merkezi idi. Bu dönemde Atina, İskenderiye ve İstanbul Akademilerinin yanında Antakya Akademisi de köklü bir tarihe sahip Grek-Roma eğitim sisteminin uygulandığı önemli bir eğitim merkezi konumundaydı. Antakya’da Doğu’dan ve Batı’dan birçok öğrenci gelerek Antakya Akademisinde eğitim görüyorlardı. Bu sebepten Antakya’nın etnik yapısı farklı milletlerden oluşmaktaydı. Çalışmamızda Bizans Devleti’nin Suriye eyaletinin başkenti olan Antakya’nın dördüncü yüzyıldan altıncı yüzyıla kadarki sosyo-politik yapısı genel olarak değerlendirildi. Bu değerlendirme yapıldıktan sonra yedinci yüzyıl başlarında Antakya’nın İslâm hâkimiyetine nasıl girdiği yazıldı. Antakya’da İslâm hâkimiyetinin başlamasıyla bu şehirde yönetim yapısının ve sosyal yapının değişip değişmediği araştırıldı. Makalenin son kısmında Bizans Devleti döneminde Antakya’nın sosyo-politik yapısının İslâm hâkimiyetine geçtikten sonra bu yapının nasıl değiştiği konusu üzerinde duruldu.

Keywords

Abstract

Upon the establishment of the Byzantine State on 11 May 330 A.D., Constantinopolis (Istanbul) and Antioch became significant civilization centers in Anatolia. During Byzantine rule, Antioch was the capital city of the Syrian province and functioned as a bridge between Anatolia and the Middle-East, keeping its former position as the center of administration and civilization. The governor represented the power of the emperor and central administration in the city and as one of four patriarchate centers, the patriarch of Antioch was the head of all churches in Anatolia. As the capital city of the Syrian province, Antioch had an autonomous governing structure. From the 4th to the beginning of the 7th centuries A.D., under the rule of the Byzantine State, Antioch’s central and local administration coexisted. In addition to its autonomous political structure, Antioch was a significant cultural center in the East. In the 4th century A.D., the Academy of Antioch was one of the most important Greco-Roman educational institutions and passed on deep-rooted philosophies from Athens, Alexandria, and Constantinopolis. Students came from the East and the West for an education at the Academy of Antioch. Therefore, the ethnic structure of Antioch consisted of many different nationalities. Theis study examines the socio-political structure of Antioch between the 4th and 6th centuries A.D. and the process of change in the 7th century A.D., after the Islam army overthrew Byzantine rule, with a focus on how the socio-political structure transformed.

Keywords