KADINLARIN DİJİTAL TEKNOLOJİYLE İLİŞKİSİNE ÜTOPİK BİR YAKLAŞIM: SİBERFEMİNİZM

Author:

Number of pages: 219-234
Year-Number: 2014- 27

Abstract

Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler, teknolojinin cinsiyetli olup olmadığı sorusunu da gündeme getirmiş bulunmaktadır. Bu soruya verilen yanıtlarda genel olarak teknolojinin eril niteliğine işaret edilmiş ise de doksanlı yılların başlarında ortaya çıkan bazı feministler, teknolojinin esasen eril değil, dişil nitelikte olduğunu ileri sürmüştür. Kendini siberfeminist olarak adlandıran bu kadınlara göre, teknolojiyle kadınlar arasında doğal bir yakınlık vardır ve teknoloji kadınları özgürleştirecektir. Siberfeministler, endüstriyel teknolojinin ataerkil bir karaktere sahip olduğunu kabul etmiş, ancak dijital teknolojilerin kadınlarla makineler arasında yeni bir ilişki doğurduğunu iddia etmiştir. Siberfeminizmin bu iyimser yaklaşımı, teknoloji – toplumsal cinsiyet ilişkisine yeni bir bakış açısı getirmesi ve siber uzamın kadınlara sunduğu fırsatların altını çizmesi bakımından önem taşımaktadır. Ancak aynı yaklaşım, siber uzamın gerçek yaşamdaki toplumsal eşitsizlikleri yansıtan yapısını görmemekle, dolayısıyla ütopik olmakla eleştirilmiştir. Bu makale ise, siberfeminizmin bu eleştiriler de dikkate alınarak tartışılması gerektiği varsayımından yola çıkmıştır. Çalışma kapsamında, siberfeminizm, kurucu metinlerinden başlayarak tarihsel gelişimi içinde ele alınmış, temel savları ve bu savlara yönelik eleştiriler ayrı ayrı ortaya konulmuştur.

Keywords

Abstract

Innovations in information and communication technologies have raised the question of whether the technology is gendered. While answers to this question pointed out the male character of technology, some feminists who appeared in the early nineties asserted that technology was essentially female, not male. According to these women who called themselves cyberfeminist, there was a supposed affinity with technology. Although cyberfeminists admit the patriarchal character of industrial technology, they claim that digital technologies have brought about a new relationship between women and machines. This optimistic view of cyberfeminsts may be considered important due to the new perspective it brings to the relationship between technology and gender and the emphasis it places on the opportunities offered by the cyberspace to women. However, the same view is criticised for ignoring the character of the cyberspace that reflect the social inequalities in the real life, therefore for being utopic. This article assumes that cyberfeminism is a movement that should be discussed taking into account such criticisms. Accordingly, the article deals with cyberfeminism in its historical development, starting from its founding texts, and reveals its basic arguments and criticisms against them.

Keywords