OPERA-DIŞI VOKAL İCRA TÜRLERİNDE BİR AKUSTİK GÖRÜNGÜ: KONUŞMACI/AKTÖR FORMANTI

Author:

Number of pages: 293-312
Year-Number: 2014- 29

Abstract

Tüm vokal kullanım biçimleri algısal düzeyde de kendini açıkça belli eden bir kendine özgülüğe sahip olsa da, bütün bu vokal kullanım biçimleri ve her bir biçimin kendine özgü olarak ürettiği tüm duyumsal nitelikler, hepsi açısından ortak olan bir özelliğe de sahiptir. Malinowski’nin işlevsellik kuramından hareketle şunu söylemek mümkündür: Tüm vokal kullanım biçimleri ve her bir biçimin kendine özgü olarak ürettiği tüm duyumsal nitelikler, en azından başlangıçta, belli bir işlevi yerine getirmek üzere ortaya çıkmış ve şekillenmesini belli ihtiyaçların giderilmesi endişesi üzerinden oluşturmuşlardır. Söz konusu bu durumun temelinde yatan endişe de önemli ölçüde benzerdir: çok sayıda insan tarafından ve/veya daha uzaktan duyulma isteği. Bu hedefe, opera şarkıcıları şarkıcı formantı ve formant uyarlaması kavramları ile ilişkilendirilen teknikler aracılığıyla ulaşırken, opera dışı vokal icra türlerinde, literatürde konuşmacı formantı veya aktör formantı olarak alandırılan bir görüngünün devreye girdiği görülür. İşitme duyarlığının en yüksek olduğu bir frekans alanında konumlanan bu akustik görüngü, şarkıcı formantının opera şarkıcıları açısından gördüğü işlevi, bu kez opera dışı vokal icra türleri açısından yerine getirir. Son yıllarda konuşmacı/aktör formantına ilişkin yapılan çalışmaların arttığı görülse de, bu artışın, söz konusu bu akustik görüngüye ilişkin pek çok boyut açısından kesin bir şeyler söylemeyi sağlayacak düzeyde olmadığı anlaşılmaktadır. Oysa opera-dışı vokal icra türlerinde gözlemlenen bu görüngüye ilişkin elde edilecek veriler, söz konusu vokal icra türlerinin eğitimi açısından oluşturulacak tekniklerin belirlenmesinde önemli bir katkı sağlayacaktır.

Keywords

Abstract

Although all the types of vocal practice have a peculiarity evident in perceptual dimension, all these types of vocal practice and each of the sound quality produced by these practices in specifically, have also an characteristic shared by all others. Following Malinowski’s functionality theory, we can that, all types of vocal practice and each of the sound quality produced by these practices, at least at beginning, has been came out in order to do a function and shaped by the anxiety of to meet certain necessities. The concern that creates this situation is similar in important level too: the desire to hear by the very most people and/or to be hearable to much more distance points. While, opera singers attained this goal with the techniques that has related with the singer’s formant and formant tuning concepts, it seen that, in non-operatic vocal performance types, an another phenomenon has been put into use, that named as speaker’s or actor’s formant. This acoustical phenomenon that located in a frequency region that hearing sensitivity maximized functions like singer’s formant belonged to opera singing genre, but for non-operatic types in this case. Although it seen that, the studies concerned with the speaker’s/actor’s formant topic has been increased in last decades, it appears that, this increase is not sufficient to say something definitely in very much dimension of this phenomenon. However, dates that be acquired about this phenomenon, will aid the search in relation to techniques that can be applied in non-operatic vocal performance types.

Keywords