ERKEN DÖNEM İSLAM CAMİ MİMARİSİNDE MAKSURE KUBBESİ GELENEĞİNİN TÜRK CAMİ MİMARİSİNDEKİ TOPLU MEKÂN ANLAYIŞINA ETKİLERİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Author:

Number of pages: 115-126
Year-Number: 2015- 35

Abstract

Erken dönem İslam cami mimarisinde başlangıçta halifelerin can güvenliğini sağlamak için özel bir mekân olarak tasarlanan maksure bölümü, ilk İslam camisi olan Mescid-i Nebevi’ye Hz. Osman döneminde eklenmiştir. Zamanla üzeri bir kubbe ile örtülerek mihrap önü bölümüne yerleşmiş olan maksure, İslam cami mimarisinin önemli unsurlardan birisi olmuştur. Müslüman Arapların İran ve Orta Asya coğrafyasına getirdikleri ordugâh tipi camilerde yer alan bu maksure kubbesi geleneği İslam öncesi Türk inanç dünyası ve yönetimiyle bağlantısı olan kubbe geleneği ile adeta kaynaşarak mihrap önü bölümünde anıtsal bir forma dönüşmüştür. Aynı zamanda hükümdar egemenliğinin de sembolü olarak görülen mihrap önü kubbesi ilk Müslüman Türk devletleri olan Karahanlı ve Gazneli camilerinde uygulanmaya başlanmış, mekân birliği gösteren cami mimarisinin temel çıkış noktası olmuştur. Karahanlı ve Gazneli camilerindeki gelişmeleri toplayıp değerlendirerek büyük ölçüde abidevî bir cami mimarisi yaratan Büyük Selçuklular bu mimari anlayışı İslam coğrafyasına yaymışlardır. 1071 Malazgirt Zaferi ile birlikte Anadolu’yu fetheden Selçuklular cami mimarisinde yeni bir yaratma heyecanı ile ele aldıkları mihrap önü kubbesini çeşitli denemelerle ele almış, kubbeyi mekâna hâkim kılma düşüncesi olan toplu mekân anlayışına yönelmişlerdir. Anadolu Selçuklu sonrası kurulan Beylikler döneminde de bu arayış ve denemeler devam ederek adım adım ilerletilmiştir. Osmanlı dönemi cami mimarisinde daha XIV. yüzyılda anıtsal mekân tasarımı açısından büyük gelişmeler görülmeye başlanmış, özellikle mihrap önü kubbesi, mekân tasarımının temel elemanı olmuştur. XVI. yüzyılda Mimar Sinan, Osmanlı cami mimarisinde devam eden arayış ve denemelerden oluşan bu mevcut mimari birikimin üzerine basarak Türk cami mimarisinde öteden beri görülen kalabalık bir cemaati tek kubbe altında toplama düşüncesi olan toplu mekân anlayışını Edirne Selimiye Camii ile doruk noktasına ulaştırmıştır.

Keywords

Abstract

Maksur section that has been designed to ensure the safety of the caliph, was added to Mescidu’n Nebi that is the first Islamic Mosque during Hz Osman period at the Islamic Mosque Architecture. Over time, maksur covering with the dome, is located in the front of the altar and maksur has been one of the key elements of the Islamic mosque architecture. This maksur dome tradition that is involved in the bivouac type of mosque which is brought to Iran and Central Asia by Muslim Arabs, has become a monumental form in front of the altar by mergigng with a tradition od dome that is related with pre-Islamic beliefs and management. Dome seen as a symbol of monarch sovereignty, in front of the altar, was introduced in the mosques of first Muslim Turkish States Karahanlı and Gazneli and it has been the starting point of spatial association that represents the mosque architecture. Büyük Selçuklular that created a monumental mosque architecture with collecting and evaluating developments of mosques in the Karahanlı and Gazneli, spread this architectural approach to the Islamic World. Seljuks who conquered Anatolia with the victory of Malazgirt in 1071, dealth with dome in front of the altar wih excitement of creaing a new mosque architecture, they tend to public space that dome controls thought. At the established principalities after Anatolian Seljuk, this search had been advancing step by step. In the Ottoman era mosque architecture in XIV century, majör improvements in terms of monumental space design has been began to appear, especially dome in front of the altar had been the basic element of spatial design. In the XVI. Century, public space concept that has the idea of gathering a crowded community under one dome in the Turkish mosque architecture reached its climax with Mimar Sinan built Edirne Selimiye Mosque by using the existing architectural accumulation that consists of ongoing search and experimentation in the Ottoman mosque architecture.

Keywords