KÖTÜLÜK SORUNU VE TEODİSE

Author:

Number of pages: 473-480
Year-Number: 2015- 38

Abstract

Tanrı ve kötülüğün varlığı düşünce tarihinde tartışılan önemli sorunlardan birisidir. Epicures’ten beri, bazı düüşnürler kötülüğün varlığı ile mutlak manada kamil ve iyi bir varlık olan Tanrı’nın varlığı arasında bir gerilimin olduğunu iddia etmişlerdir. Eğer Tanrı mutlak iyi ve her şeye kadir bir varlık ise, O, alemdeki kötülüğün varlığına müsaade etmezdi. Tecrübe etmekteyiz ki alemde kötülük vardır. Bunu temele alan Hume, Flew gibi ateist düşünürlerin çoğu, her şeye kadir ve mutlak iyi bir Tanrı’nın var olmadığı sonucuna ulaşmışlardır. Bu soruna çözüm bulmak için bir çok teist düşünür, ateistlerin iddialarına karşı argüman geliştirmişlerdir. Bu argümanlardan en önemlisi ‘teodise’dir. Teodisenin temel amacı, Tanrı’nın özsel nitelikleri ile alemde mevcut olan kötülük arasında herhangi bir tutarsızlığın olmadığını ve kötülüğün Tanrı’nın varlığı aleyhinde bir delil olamayacağını göstermeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda bir teodise, mutlak iyi olan bir Tanrı tarafından yaratılan alemde, kötülüğün iyiliğin bilinmesine hizmet etmesi ve daha büyük iyiliklere neden olması gibi önemli amaçlara hizmet ettiğini iddia eder. Bu sebepleri temele alan Augustine, Gazâlî, İbn Sînâ, Thomas Aquinas ve Leibniz gibi birçok teist düşünür bir teodise geliştirmeyi denemiştir. Onlara göre, Tanrı’nın kötülüğe müsaade etmek için haklı nedenleri olduğu için, mutlak iyi bir Tanrı ile yaratılmış alemdeki kötülük arasında bir tutarsızlık söz konusu değildir. Bu çalışmada kötülüğü temele alan ateistik iddialara cevap niteliğinde olan ve ‘teodise’ olarak adlandırılan cevaba yoğunlaştım. Sonuç olarak Tanrı’nın alemdeki kötülüğe müsaade etmesinin haklı nedenlerini, Tanrı’nın ilmine bilişsel erişim sağlamadaki kusurumuzdan dolayı tam olarak bilemeyeceğimiz sonucuna ulaştım.

Keywords

Abstract

God and the existence of evil is one of the important controversial issue in the history of thought. Since Epicures time, some thinkers argued that there is tension between existence of evil and wholly perfect and good God. If God is wholly good and omnipotent being, he does not have permitted to existence of evil in the World. We are experiencing that there is evil in the World. Based on this experience, most of atheist thinkers, like Hume, Flew etc., concluded that there is not an omnipotent and wholly good God. In order to find a solution to this problem, most of theist thinkers developed some arguments against atheistic charges. One of the most important is ‘theodicy’. The main purpose of theodicy is to demonstrate that there is not an inconsistency between God’s essential attributes and the existence of evil in the World and that it cannot be an argument against Gad’s existence. In this context, a theodicy argues evil has important roles, like it serves to be known what good is and causes to produce some greater goods, in the created world by wholly good God. Based on these reasons, most of theist, like Augustine, Avicenna, al-Ghazâlî, Thomas Aquinas, and Leibniz, tried to develop a theodicy. According to them, there is not an inconsistency between wholly good God and the existence of evil in the created world, because God has some right reasons to permit to the existence of evil in the World. In this study, I focused on a theistic response, called ‘theodicy’, to the atheistic arguments based on evil. Consequently, I draw a conclusion that we cannot know why God permitted to the evil in the World because of lacking of our epistemic access to

Keywords