MİLLETLERARASI TİCARET BAĞLAMINDA TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETİ’NİN TİCARİ MÜNASEBETTE BULUNDUĞU DEVLETLER VE TÂCİRLER

Author:

Number of pages: 325-346
Year-Number: 2016- 43

Abstract

Selçuklu Türkiye’sinde kuzey-güney ve doğu batı istikametlerinde işleyen ticaret yolları vardır. Ticari münasebetlerde bulunulan devletlere ait pek çok tüccar ve ticaret kervanı Türkiye üzerinden başka memleketlere giderlerdi. Bu durum Türkiye’yi transit ticaretin merkezi haline getirmiştir. 1133 yılında İstanbul’dan yola çıkan, aralarında Hıristiyanların da bulunduğu 400 yabancı tacir Mar Theodorus yortusu gününde kar ve tipi nedeniyle ölmüştü. İranlı tacirler Türkiye üzerinden İstanbul’a gittiklerine göre Türk tacirlerin de gitmiş olmaları mümkündür. Selçuklu Türkiye’si transit ticarete daha bu yıllarda açılmıştı. XII. Yüzyılda Tebriz’den İstanbul’a Konya üzerinden ulaşan ticari yolun olması Sivas, Antalya, Samsun, Sinop, Konya gibi merkezlerde batılı tacirler yanında, Horasan, Irak, Suriye, el-Cezire, Kıpçak, Rus, Bulgar ve Hazar tacirlerine de rastlanması bunun açık bir delilidir. Nitekim, Tebrizli zengin ve saygın bir tacir Konya’ya gelerek “şeker-füruşân” hanına inmiş ve Konyalı tüccarlarla dostluk kurmuştu. Türk ve Müslüman tacirlerin de Frengistan’a (İstanbul veya Avrupa) kadar gitmişti. Devrin kaynakları, transit ticaretin savaşlar dolayısıyla sekteye uğramasının doğurduğu olumsuz durum hakkında bilgi vermektedirler. Özellikle Karadeniz ticaretini etkileyen olaylar Anadolu, Rus ve Kıpçak şehirleriyle yapılan kara ve deniz ulaşımını durdurmuştur. Hiç kimse Selçuklu ülkesine giremez olmuş, halk ve tüccarlar bu yüzden büyük zarara uğramıştı. Çünkü Türkiyeli tüccarlar onlarla ticaret yapıyorlar ve ülkelerine gidiyorlardı. Suriye, Irak, Musul, el- Cezire ve diğer yerlerden de tüccarlar Anadolu’ya geliyorlardı. Bundan dolayı tüccarlar Sivas’ta toplanırlardı. Antalya’dan gelen kervanlar da Konya ve Kayseri üzerinden Sivas’a gelirler, buradan Erzincan-Erzurum yoluyla Tebriz’e varırlardı. XIII. Asırda Sivas, bir çok milletten tacirlerin yerleştikleri ve koloniler kurdukları bir şehir halini aldı. Cenevizliler ve diğer Avrupalı tüccarların Türkiye’nin birçok şehrinde koloniler ve konsolosluklar kurduklarını ve hatta mahalleler halinde yaşadıklarını görmekteyiz. Yabancı tüccarların ticaret yaptıkları şehirlerde hanlar kurdukları da olmuştur. Bunlardan biri de Sivas’ta bulunan Kemaleddin Hanı idi, diğeri ise Arap kökenli Pauli Calatazi’nin hanıydı. Diğer yandan Provenceliler, Konya ile Kıbrıs arasında transit ticaret yapıyorlar, Kıbrıs’a şap, deri, ham ve işlenmiş ipek götürüyorlardı. Milletlerarası ticareti geliştirmek için alınan tedbirler sayesinde Türk

Keywords

Abstract

In Seljuk Turkey, there are commercial routes that operate between north and south and west and east. Many commercial caravans and tradesmen with which there were commercial ties, used to pass through Turkey to other countries. This has made Turkey the center of transit trade. 400 foreigners, Christians among them, have left Istanbul in 1133 and they have died on Mar Theodorus feast day due to snow and blizzard. As the Persian tradesmen have gone to Istanbul through Turkey, it is possible that Turkish tradesmen have gone as well. The Seljuk Turkey was opened for transit trade in these years. The existence of a commercial route from Tabriz to Istanbul via Konya in 12th century; and seeing Western and Horasan, Iraq, Syria, Jazeera, Kipzchak, Russian, Bulgarian, Caspian tradesmen in Sivas, Antalya, Samsun, Sinop and Konya are obvious evidences. A rich and prominent Tabriz tradesman has arrived to Konya, entered into "sugar- furusan" business place and had friendships with tradesmen from Konya. Turkish and Muslim tradesmen have travelled until Frank countries (Istanbul or Europe). Resources about that period provide information on the negative situation of transit trade mainly because of the wars. The events that effected the trade on Black Sea have stopped the land and sea transportation with Anatolian, Russian and Kipzchak cities. No one was able to enter the Seljuk country; people and tradesmen were harmed. The tradesmen from Turkey were doing trade with them and going to their countries. Tradesmen from Syria, Iraq, Mosul, Jazeera and other places were also coming to Anatolia. Therefore, the tradesmen used to gather in Sivas. The caravans coming from Antalya have arrived to Sivas via Konya and Kayseri; and they reached to Tabriz via Erzurum-Erzincan. In 13th century, Sivas turned into a city where tradesmen from different nations have settled and established colonies at. The Genoese and other European tradesmen have established colonies and consulates in many cities of Turkey and even lived as neighborhoods. It is also seen that the foreign tradesmen have established inns within the cities they made trade to. One of them is Kemaleddin Inn in Sivas and the inn of Arab-origin Pauli Calatazi. On the other hand, Provenceians did transit trade between Konya and Cyprus; and they have brought smack, leather, crude and processed silk to Cyprus. Due to the measures taken in order to improve international trade; Turkey had a high level of income.

Keywords