BEKİ VE PAŞALAR KÖYÜ ÖZELİNDE UŞAK SARNIÇLARI

Author:

Number of pages: 369-380
Year-Number: 2018- 65

Abstract

Suya ulaşmak, depolamak-saklamak ve kullanmak için insanoğlu tarafından farklı tasarım ve işlevde yapılar inşa edilmiştir. Suya ulaşmak için kanallar, kehrizler açmış, suyu depolamak kontrol altına almak için barajlar, maskemler ve sarnıçlar inşa etmiştir. Suyun halkla buluştuğu son durak ise hamam, çeşme gibi küçük ya da kompleks yapılar olmuştur. Eskiden beri suyun biriktirilmesi için kullanılan en yaygın yöntem su sarnıçları’dır. Sarnıç mimarisinin uzun bir geçmişi vardır. Anadolu’da özellikle kırsal kesimde taş sarnıçlar yaygın olarak görülmektedir. Tek tek ele alındığında mimari açıdan pek büyük önem taşımayan bu yapıların tarihsel değerleri konusunda ayrıntılı bilgilere ulaşılamamıştır. Ancak bir bütün olarak bakıldıklarında sarnıçların kırsal kesimin su sorununa çözüm getirdikleri; ortak mimari, yapısal ve işlevsel özellikler taşıdıkları için önemli ve değerlidirler. Günümüzde kırsal kesimde de gelişen teknolojiye bağlı kullanım rahatlığını sağlayan yeni gelişmeler uygulamaktadır. Daha derin kuyular açılabilmekte, büyük artezyenlerle su ihtiyaçları giderilmektedir. Teknolojik gelişmeye paralel olarak sarnıçlar işlevsiz kalmakta, küçük bir kısmı açık arazilerde tarım ya da hayvanların sulanmasında işlevlerini devam ettirmektedir. Çalışmamızda Karahallı ilçesi özelinde Uşak sarnıçları ele alınarak, mimari açıdan vasıflı olmasa da, zamanla işlevsiz kalmış olan sarnıçların belgelenerek, tanıtılması hedeflenmiş, bu bağlamda sarnıçların yapısal özellikleri, su sistemleri ve Türk Sanatı içerisindeki yerleri incelenmiştir.

Keywords

Abstract

The buildings of different design and function were built by mankind to reach, store-keep and to use the water. They opened channels and qanats to reach the water, built dams and cisterns to store and control it. The last stop where the water meets with people has been either small or complex buildings such as bath and fountain. The most common method used to collect water since ancient times has been the water cisterns. The cistern architecture has a long history. The stone cisterns are common in Anatolia, especially in rural areas. When dealt with individually, the detailed information about their historical values of these constructions, which are of little importance in terms of architecture, could not be reached. However, when viewed as a whole the cisterns are important and valuable because they provide solutions to the rural water problem, and they share common architectural, structural and functional characteristics. In these days new developments, which provide ease of use, are being implemented depending on the technological developments in rural areas. Deeper wells can be drilled; water needs are met with big artesian wells. Parallel to technological development, the cisterns, a small part of which continues to function in open land for agriculture or watering animals, have become dysfunctional. In our study, it was aimed to document and introduce the cisterns that are not also architecturally qualified, had become dysfunctional over time by studying Uşak cisterns specific to Karahallı district. In this context, structural characteristics of cisterns, water systems and their place in Turkish art have been reviewed.

Keywords