HATTİ ÜLKESİNİN BİN TANRISI
A THOUSAND GODS OF HATTIAN LAND

Author : Tülin CENGİZ
Number of pages : 473-485

Abstract

B.J. Collins, din için “Hatti yaşamının her yönüne hayat veren bir unsurdur” der. “Tanrılar”, “dinsel pratikler (ritüel-ayinler)” ve mitolojik unsurlar incelendiğinde dinin, salt doğaüstü varlıklar ve güçlere ilişkin zihinsel bir tutum olmadığı; Hitit siyasal sistemi, toplumsal yapısı ve yayılma politikası ile doğrudan ilişkili olduğu görülür. Şöyle ki Hitit Devleti, Orta Anadolu sınırları dışına taşarken, kraliyet arşivlerinde adı geçen tanrıların arasına Suriye ve Mezopotamya’daki kent merkezlerinde tapınılan tanrılar ile Hint-Avrupa ve Hatti orijinli tanrılar da giriş yapmıştır. Başlangıçta Nerik ve Hattuša gibi kült merkezlerinde ağırlıklı olarak Hatti kökenli tanrılara tapınıldığı anlaşılırken, daha sonraki dönemde bu gruba güney ve doğudan gelen grupların beraberlerinde getirdikleri gittikçe artan sayıdaki yeni bir takım tanrıların da katıldığı dikkati çekmektedir (Beckman, 1989:99). Kendi panteonlarına ait olmayan bu kadar tanrıyı benimsemek bir hoşgörü kültürünün varlığını gösterir. Yalnız hoşgörü kavramının kendisinin başlı başına bir paradoks içerdiği, bu paradoksun “hoş gören” ile “hoş görülen” arasındaki eşitsiz ilişkiye dayandığı, eşitsizliğin temelinde ise “hoş görenin” “hoş görülene” karşı “üstünlüğü” fikrinin olduğu düşünüldüğünde “Hatti Ülkesi’nin Bin Tanrısı” ifadesinin arka planında, duygusal ya da uhrevi bir amacın ötesinde daha dünyevi bir niyetin yattığı söylenebilir. Ekonominin siyaset ve dini belirlediği Eskiçağ dünyasının önemli figürlerinden Hititlerde, panteonundaki değişim ve genişlemenin, Krallığın siyasal tarihi ile birebir örtüşmesi bu çalışmanın temel konusunu oluşturmaktadır.

Keywords

Hititler, Hitit Panteonu, Hitit Dini

Read: 738

Download: 252