ÖLÜNEMEYEN YER’İN ROMANI

Author:

Number of pages: 127-136
Year-Number: 2019-Number: 76

Abstract

Ölümün anlamı tarihsel olarak değişkenlik arz eder. Geçmişte hayatın içinde, doğal olarak tanımlanan ölüm modern çağ ile birlikte artık bambaşka bir hale gelir. Ölümün bu anlam değişikliği en açık haliyle kurumlarda gözlenebilir. Modern zamanlarda ölüme karşı tavır çok daha vahşidir. Ölüm kendimiz için soğuk, istenmeyen, bir şekilde ötelediğimiz bir yerlerde konumlanır. Başkasının ölümü ise romantik, mitsel öğelerle anlatılır. Felsefe söz konusu olduğunda ölüm, kimilerine göre felsefe yapmanın adıdır. Diğer bir deyişle felsefe nasıl ölündüğü sorusunu hatırlatır. Başkasının ölümü kadar kendi ölümümüzü soru konusu etmemiz aynı zamanda yaşamın değerine dair bir sorgulamadır. Dolayısıyla ölümün daima bir kamusal yüzü mevcuttur. İktidarlar, devletler hiç kimsenin ölmediği/ölemediği bir durumla karşılaşsalardı ne olurdu? Bu çalışma yukarıda bahsi geçen soruya Saramago’nun “Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş” romanı merkezinde yanıt verme denemesidir. Saramago, ölümün olmadığı bir geleceğin nasıl olacağını önce kamusal alanda sonra da duygu dünyasında kurgular. Kamusal alanda kilise, devlet, güvenlik, adalet insanın ölümü üzerinden işleyen tüm kurumlar iflas eder, kaos oluşur. Duygu dünyasında ise ölüm bambaşka bir kimlikle ortaya çıkar ve yine hiç kimse ölmez. Bu kez gerekçe farklıdır. Ölünemeyen bu yere dair anlatılan bir bakıma yaşamın da değerine dair olacaktır. Ölümün olmadığı yerde yaşamın da değeri yoktur. Aşk ölüm karşısında zafere ulaşır. Bu da aynı zamanda yaşamın değeri anlamına gelir.

Keywords

Abstract

The meaning of death is historically variability. In the past, naturally defined death is now completely different with the modern age. This change in the meaning of death can be observed in institutions. In modern times, attitude against death is much more violent. Death is situated somewhere cold, undesirable, and distant from ourselves. The death of someone else is described as romantic and mythical. When it comes to philosophy, death, for some, is the name of doing philosophy. In other words, philosophy reminds us of the question of how one is dead. We do not question our own death as much as the death of others, but it is also a question of the value of life. So death always has a public face. What would have been if the powers, the states, encountered with a situation in which no one died or no one could die? This paper is an attempt to answer the above-mentioned question through Saramago's novel, the "Death at Intervals”. Saramago fictionalized how future would be without death in the public place and in the world of emotion. In the public place all the churches, the state, the security, justice all the institutions functioning through the death of man go bankrupt and chaos occurs. In the world of emotion, death comes out with a completely different identity, and no one dies again. This time the reason is different. A description of this land where one cannot die will be about the value of life. Where there is no death, life has no value. Love win victory in the face of death. This also means the value of life.

Keywords