E. M. CİORAN’DA ÖLÜM VE İNTİHAR

Author:

Number of pages: 427-434
Year-Number: 2019- 75

Abstract

Eserlerinin büyük bir kısmını Fransızca kaleme alan Rumen düşünür Emil Michel Cioran (1911–1995), 20. yüzyıl düşünürleri arasında birçok konuda dikkat çekici ve özgün perspektiflere/görüşlere sahip bir isimdir. Kitaplarının büyük bir bölümünün Türkçe’ye aktarılmış olması ile sessiz, fakat ciddi bir okuyucu/takipçi kitlesine sahip olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Cioran’ın kaleme aldığı hususlara bakıldığı zaman, Tanrı ile olan ilişkiden düşün dünyasına, nihilizm tartışmalarından tarih ve ütopyaya, müziğe olan tutkusundan “doğmuş olma sakıncası”na ve nihayetinde ölüm ve intihara değin birçok bağlama ulaşabilmek mümkündür. İşte bu çalışma da, Cioran’ın perspektifinden -mümkün olduğu ölçüde ve eksik ve kusurları ile- “ölüm” ve “intihar” düşüncesine odaklanmak amacını taşımaktadır. Ancak Cioran’da özellikle ölüm düşüncesine değinmeden evvel, O’na göre doğmuş olmanın dayanılmaz ve hatta tahammül edilemez boyutunu ifade etmek gerekmektedir. Her ne kadar ölüm ve felsefe arasında tarihsel geçmişten bugüne derin ve çeşitli bağlar söz konusu olsa da, çalışma bu konunun farkında olarak, karşılaştırmalı bir bakış açısı sunmaktan ziyade, Cioran’ın özgün görüşlerine yer vermektedir. Cioran’a göre, modern dünya, insanlara ölümü unutturmuştur. Oysa ölüm düşüncesi hiç de akıldan çıkarılması mümkün olmayan bir şeydir. Zira Cioran bu düşünceyi aklından hiç çıkar(a)mamıştır. Bununla birlikte, şüphesiz, Cioran’ın “yaşamı bir kâbus olmaktan çıkaracağı” düşüncesinden hareketle “intihar”a yönelik düşünce ve söylemleri de bu bağlamda dikkat çekmektedir. Çalışma, ifade edilen amaç kapsamında bu hususları Cioran’ın söylemleri üzerinden analiz etme gayreti içerisinde olmuştur.

Keywords

Abstract

Romanian philosopher Emil Michel Cioran (1911-1995) who has written most of his works in French is a name having interesting and unique perspectives/views regarding various topics among the 20th century philosophers. It would not be wrong to note that he has a silent but serious reader/follower audience, considering that most of his books were translated into Turkish. When the topics that Cioran addressed are examined, it is possible to reach many contexts such as relation with God, the world of thought, discussions on nihilism, history and utopia, “The Trouble with being born” written by his passion for music and finally death and suicide. Likewise, the aim of the study is to focus on the ideas of “death” and “suicide” with its deficiencies and defects as much as possible. Before we especially touch upon the idea of death in Cioran, we have to express the unbearable and even untenable dimension of having been born in his terms. Despite the fact that there are deep and various connections between death and philosophy from past to present, this study addresses Cioran’s unique views rather than presenting a comparative perspective with the awareness of the connections mentioned. According to Cioran, the modern world has made people forget about death. Yet, the idea of death cannot be possibly dismissed from the mind. Likewise, Cioran has never been able to give up this thought. In addition, Cioran’s thoughts and discourses directed at “suicide,” considering that it will “end subsistence as a nightmare” also attract attention in this regard. The study has aimed at analysing these issues based on Cioran’s discourses within the scope of the purpose expressed.

Keywords