ŞEHRİYAR'IN “TÜRKİYE'YE HAYALÎ SEFER” ŞİİRİ VE MODERN TÜRK ŞAİRLERİNİN ŞEHRİYAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Author:

Number of pages: 169-180
Year-Number: 2020-Year: 13 - Number: 83

Abstract

Muhammet Hüseyin Şehriyar, modern Güney Azerbaycan edebiyatının en büyük şairidir. Şiirlerini genellikle Farsça yazmıştır. Fakat onu, Şehriyar olarak Türk dünyasına tanıtan şiirleri Türkçe şiirlerdir. Sayıları yüze yakın olan bu şiirlerin en önemlisi kuşkusuz, “Haydar Baba’ya Selam I- II” adlı şiirlerdir. Annesi Kövkeb Hanım’ın Tahran’a gelişi, şairin içinde bulunduğu bunalımdan kurtulmasını sağlamış ve şairin sanatında bir dönüm noktası olmuştur. Annesinin, Farsça yazdığı şiirleri anlamadığını söylemesi üzerine Azerbaycan Türkçesi ile şiir yazmaya başlayan Şehriyar, 1950’de “Haydar Baba’ya Selam I” adlı şiirini kaleme alır. Şiir okur çevrelerinde büyük ilgi görür ve 1951’de Tahran’da basılır. Şehriyar’ın Güney Azerbaycan'da Türkçe yazma yasağını delerek yayımladığı bu şiir, tüm Türk dünyasında "Türkçenin ses bayrağı" olmuştur.  Bu şiire bütün Türk dünyası şairleri tarafından yüzlerce nazire yazılmıştır. Şehriyar'ın Türkçe şiirleri arasında yer alan ve Şehriyar’ın Türkiye ve İstanbul özlemini yansıtan “Türkiye’ye Hayalî Sefer” adlı şiiri de bir başka önemli metindir. Şehriyar, bu şiirinde, daima görmek istediği fakat göremediği Türkiye ve İstanbul özlemini dile getirmiştir. Şehriyar’ın hayalî bir yolculuğunun ürünü olan bu şiirde, Şehriyar’ın Türkiye’ye, İstanbul’a, Osmanlı’ya ve Atatürk’e büyük bir sevgi ve hayranlık beslediği görülür. Türkiye’ye ve Türklere beslediği sevgi ve hayranlığı, Tevfik Fikret, Mehmet Âkif ve Yahya Kemal'e duyduğu hayranlıkla özdeşleştirmek suretiyle ortaya koyar. Şiirinde, “edipler safı”nın başında saydığı bu üç şairin en önemli edebî ürünleri arasındaki “Haluk’un Vedaı”, “İstiklal Marşı” ve “Açık Deniz” adlı şiirlerinden fikir, imge ve anlam düzeyinde etkilenmeler göze çarpar. Şehriyar, Osmanlı Devleti’nin ihtişamlı zamanlarını dört bir tarafa kol kanat salmış “saçaklı” bir “güneş”e benzetir. Bu imgeyi, Türk şiirinde önce Tevfik Fikret “çınar” benzetmesiyle verirken, Yahya Kemal de “Açık Deniz”de, “deniz” imgesiyle vermiştir. Yahya Kemal’in Osmanlı’nın yıkılışı karşısında duyduğu üzüntüyü Şehriyar, Türk dünyasının birbirinden koparılmışlığı karşısında duyar. Bu koparılıştan, şuursuz yöneticileri sorumlu tutar.

Keywords

Abstract

Muhammad Hossein Shahriar, is the greatest poet in Modern South Azerbaijani Literature. The Poems are generally written in Persian Language. But his poems, which introduced him to the Turkic world as Shahriar, are Turkish poems. The number of the poems are about one hundred, the most important of those poems without doubt are “Haydar Baba’ya Selam I and II”. The arrival of his mother Kövkeb Hanım in Tehran helped the poet recover from the depression he was in and became a turning point in the poet's art. Shahriar, who started writing poems in Azerbaijani Turkish after his mother said that she did not understand the poems he wrote in Persian, wrote his poem “Haydar Baba’ya Selam I” in 1950. The poem received great attention in reading circles and was published in Tehran in 1951. This poem, which Shahriar published in South Azerbaijan by breaking the ban on writing in Turkish, became the "sound flag of the Turkish language" throughout the Turkish world. Hundreds of responses were written to this poem by all the poets of the Turkic world. Shahriar's poem “Türkiye’ye Hayalî Sefer”, which is among the Turkish poems of Shahriar and reflects Shahriar's longing for Turkey and Istanbul, is another important text. In this poem, Shahriar expressed his longing for Turkey and Istanbul, which he always wanted to see but could not see. In this poem, Shahriar expressed his longing for Turkey and Istanbul, which he always wanted to see but could not see. In this poem, which is the product of an imaginary journey of Shahriar, it is seen that Shahriar harbors great love and admiration for Turkey, Istanbul, the Ottoman Empire and Atatürk. He reveals his love and admiration for Turkey and the Turks by identifying himself with his admiration for Tevfik Fikret, Mehmet Akif and Yahya Kemal. In his poetry, among the most important literary products of these three poets, whom he considers at the beginning of the poet ranks, the poems “Haluk’un Vedaı”, “İstiklal Marşı” and “Açık Deniz” are influenced at the level of ideas, images and meaning. Shahriar likens the glorious times of the Ottoman Empire to a fringed sun with wings on all sides. In Turkish poetry, Tevfik Fikret gave this image with the analogy “Sycamore”, while Yahya Kemal gave it with the image “Sea” in “open sea”. Shahriar hears the sadness of Yahya Kemal in the face of the fall of the Ottoman Empire in the face of the separation of the Turkic world. He blames unconscious administration for this breakout.

Keywords