DİL ETKİLEŞİMİ OLGUSU OLARAK DİL DEĞİŞTİRME

Author:

Year-Number: 2022-Year: 15 - Number: 90
Number of pages: 83-96
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Bu çalışma, Hollanda’daki Türk kökenli göçmenlerin dilsel davranışlarında gözlemlenen dil etkileşimi olgusunun sonuçlarından biri olan dil değiştirme (codeswitching) kavramına odaklanıyor. Öncelikle, ikidilcilik (bilingualism) sözcüğünün söz konusu dilbilim alanyazınında uygun olmayan kullanımının, aslında ikidillilik (bilinguality) kavramının karşılığı olarak yarattığı kavram kargaşası ve artalanı ele alınıyor. Buna koşut olarak, alandaki örnekler üzerinden dil değiştirme olgusu tartışılıyor. Dil değiştirme üzerine alanyazında öne sürülen üç yaklaşım (Poplack’in sözlüksel ödünçlemesi, Myers-Scotton’ın Kalıp Dil ve Yerleştirilmiş Dil Yaklaşımı ve Johanson’ın Dil Kopyalama Yaklaşımı), Backus’un konuyla ilgili ele aldığı araya sokma (insertion), yeğleme (alternation), ödünçleme (borrowing), benimsenme, uzlaşımsallaşma (conventionalization), yerleşme (entrenchment) ve karışık dil (mixed language) gibi kavramlar ile birlikte tartışılıyor. Buna bağlı olarak, eksiksiz tanımlanması zorluk yaratan bu kavramlara yönelik bir eleştirel çözümleme, katışıksız bir dilin varlığıyla ilgili dolaylı bir varsayıma karşı yapılmaktadır. Dil değiştirme, göç bağlamında oluşan yapısal boşlukların ortaya çıkardığı yine yapısal uyum gereksiniminin bir sonucu gibi gözükmektedir.

Aşağıdaki metinde yer alan örneklerde de görüldüğü gibi, ikidilli bağlamda dil kullanımı, söz konusu olan iki ayrı dildeki araya sokma ve eklemlenme yerleri bakımından bir odaklanma içeriyor ve fakat örneğin tekdilli bağlamdaki sapmalar, ödünçelemer ve anlık kullanımlar için açıklayıcı bir çerçeve çizemiyor. Tekdilli anlamda tüm çıktı biçimlerini Kalıp Dil’deki (KD – Matrix Language) rastlantısal tümceler ve Eklemlenmiş Dil’deki (ED – Embedded Language) sapan biçimleri ödünçleme olarak çözümlediğimizi varsayarsak, ikidilli etkileşimlerin, sözlüksel bir taşıma sonucunda, Kalıp Dil’in yapısı üzerinde etkisinin olduğunu görebiliriz. Bu bağlamda, ikidilli edimde ‘Yapmak’ yardımcı eylemiyle kurulan yapılar, tekdilli edimdeki kavram oluşturmaya benzemektedir. Dolayısıyla, bu durum, ikidilli kullanımın da, tekdilli dilbilgisel işlemlerin bir türevi olduğunu sezdirmektedir.

Keywords

Abstract

This study focuses on codeswitching as a language contact phenomenon in Turkish-Dutch migration settings. Firstly a conceptual analysis is made concerning the overall valid term bilingualism. Then codeswitching is discussed on the basis of some output examples from the field. A brief critical account of three approaches (i.e. lexical borrowing of Poplack, Matrix and embedded language (ML and EL) framework of Myers-Scotton and code copying of Johanson) regarding codeswitching has been presented and discussed in the background of some assertions of Backus concerning insertion, alternation, borrowing, conventionalization, entrenchment and mixed language. Consequently, a brief critical analysis of these terms, which are to some extent difficult to define, has been made against the indirect assumption with respect to the presence of a ‘pure’ language.

As it has been shown in the examples in the main text below, bilingual perspective focuses on insertion and embedding locations between the two languages concerned, but it does not provide an explanation for deviations for instance in monolingual perspective. If we assume that we have examined all output forms as random sentences in the ML in monolingual sense and the deviating forms in the EL simply as borrowings, then we could see that bilingual interactions have major impact on the structure of the ML mainly as a result of a lexical import. In this sense, ‘do’ constructions in bilingual speech are similar to concept formation with borrowings in monolingual use. This implies that bilingual use as well is the derivative of monolingual grammatical operations.

Keywords