Summary


SYLVİA PLATH'IN SMİTH COLLEGE YILLARI: YALNIZLIK DOLAMBACI
Sylvia Plath yirminci yüzyılın en başarılı kadın şair, romancı ve kısa öykü yazarlarından biridir. Yazarın 13 Şubat 1963 yılındaki intiharının ardından çok sayıda biyografik çalışmaya ilham veren efsanevi bir konuma geldiği görülmektedir. Plath yazmaya çok küçük yaşta başlamış ve otuz yaşındaki ölümüne kadar devam etmiştir. Eserlerinin çoğu kendi hayatından kesitler yansıtmaktadır. Yazarın yaşamının en verimli yazım dönemi ise ölümünden önceki son yıllar olmuştur. Yazar erken yaştaki ölümünün ardından arkasında yalnızca The Colossus adlı şiir kitabını, Sırça Fanus isimli romanını, yayımlanmış çok sayıda şiirini, kısa hikayesini ve yayımlanmamış Ariel şiirlerini değil günce ve mektuplarını (696 mektup) da bırakmıştır. Plath’ın bu günce ve mektupları Smith College yılları esnasında başlamış ve 1963 yılındaki intiharına kadar devam etmiştir. Bu çalışmada Plath’ın günce ve mektupları psikolojik bir bakış açısıyla incelenmiştir. Özellikle Smith College yıllarında karşı karşıya kaldığı yalnızlık duygusu detaylı olarak tartışılmıştır. Yapılan analizlere göre Plath yalnızlık ve yalıtım hissiyle ilk kez üniversite birinci sınıfta iken karşılaşmış ve bu dönemde aynı zamanda sıla hasreti yaşamıştır. Yapılan incelemeler rekabetçi eğitim ortamının, başarısızlık korkusunun, kişilik özelliklerinin (sosyotropik, otonomik eğilimler, duygusal dengesizlik ve içedönüklük), beğenilme arzusunun, sosyal beceri eksikliğinin (arkadaşlık ilişkisini ve konuşmayı başlatma ve sürdürme becerileri), bir gruba aidiyet eksikliğinin ve narsistik eğilimlerinin de Plath’ın yalnızlık duygusunu beslediğini ortaya koymuştur.

Keywords
Sylvia Plath, Smith College, Yalnızlık, Sıla Hasreti, Yaratıcılık