Summary


GÜFTÎ’NİN TEŞRİFÂTÜ’Ş-ŞU’ARÂ’SINDA OLUMSUZ DEĞERLENDİRMELERDE KULLANILAN ÜSLUP
Teşrifâtü’ş-Şu’arâ, 17. yüzyıl şairlerinden Güftî’ye ait olup Türk edebiyatının bilinen tek manzum tezkiresidir. Mesnevi nazım biçimiyle yazılan tezkirede, yazarı Güftî’nin kendisi de dahil 106 adet şaire yer verilmiştir. Büyük bir bölümüne mizahi üslubun hakim olduğu tezkirede, şairlerin fiziksel özellikleri, meslekleri, memleketleri, karakter özellikleri, inançları hakkında bilgiler verilmiştir. Bu bilgilerin bir bölümü incitmeyen, şakacı bir dille; bir bölümü ise küfre varan acımasız bir üslupla yazılmıştır. Güftî, beğendiği şairleri Urfî, Enverî gibi Fars Edebiyatı’nın önemli şairlerine; beğenmediklerini ise Battal Gazi, Hamza-nâme, Geyik-nâme, Timur-nâme, Kelîle ve Dimne gibi tarihi destani hikayeler yazan, tercüme eden şairlere denk tutmuştur. Tezkirede beğenilen şairler ve şiirleri mübalağalı bir dille övülmüş; beğenilmeyenler ise alaycı bir üslupla, hicvedilerek değerlendirilmiştir. Ayrıca Güftî, mana hırsızlığı yapan şairleri de tespit etmiş ve bu şairleri hoş görmeyerek sert bir dille eleştirmiştir. Çalışmamızda Güftî’nin tezkiresinde yer verdiği şairlerin şiirleri hakkındaki olumsuz değerlendirmeler mazmun, mecaz, nükte, cinas, mana ve imla gibi başlıklar altında incelenecektir. Teşrifâtü’ş- Şu’arâ’da şairlerin sanatçı kimliklerine yöneltilen eleştiriler, özgünlük ve kıyaslandığı diğer şairler gibi özellikler altında ele alınacaktır. Ayrıca Güftî’nin değerlendirmelerinde kullandığı benzetmeler ve kurduğu hayallerle oluşturulan eleştiri üslubu incelenecektir. Böylelikle Güftî’nin bir tezkire sahibi olarak şiire bakış açısı, şairlere yaklaşımı, yaşadığı çağın edebiyat dünyasına, edebi zevkine dair görüşleri tespit edilmeye çalışılacaktır.

Keywords
Güftî, Teşrifâtü’ş-Şu’arâ, 17. Yüzyıl Klasik Türk Edebiyatı, Tezkire