Summary


TERÖR ÖRGÜTÜNDE DOKTRİNLEŞTİRME (BEYİN YIKAMA) VE KİŞİLİĞİN KORUNMASI
Doktrinleştirme, daha popüler ismiyle beyin yıkama, yirminci yüzyılın ilk yarısından itibaren teorilere konu edilir. Beyin yıkamada, kişinin hem bilincine, hem de bilinç altına ve/veya üstüne hitap eden özel tekniklerle, kurban olma, kendi kendini mahvetme, aşağılama veya yüceltme, ölme, öldürme, düşmanı yok etme, güya kahraman (şehit) olma gibi bazı düşünce ve emirler ekilir. Doktrinleştirme faaliyetlerinin hüküm sürdüğü alanlardan en önemlisi terör örgütleridir. Terörizmde insan faktörü doktrinleştirme sayesinde oluşur ve korunur. Bu çalışmanın iddiası, terörizmde insan faktörüne kişiler hukukuyla darbe vurulabileceğidir. Kişilik, kişiyi donatan fiziksel, psikolojik ve ekonomik değerler bütünü olup, hukuken korunan hakların şüphesiz en başındadır. Terör örgütlerinde doktrinleştirme, kişilik hakkı ihlâlidir. Kişiler hukuku, hem koruyucu (önleyici) hukuk, hem de dava hukuku olarak doktrinleştirmeye meydan okuyabilir. Kişi, kişiliğinin hukuken korunduğundan haberdar olursa, işbu farkındalık sayesinde, beyninin yıkanmasına karşı, daha baştan duyarlı mertebeye çıkabilir. Bu farkındalık her türlü doktrinleştirmeye karşı bağışıklık kalkanı sağlayabilir. Dava hukuku boyutuna gelindiğinde, doktrinleştirme yoluyla ika edilen kişilik hakkı ihlâline karşı, hukukî şartları uygun düştükçe kişiliği koruyucu davalardan yararlanılabilir. Dinleri suiistimal eden terör örgütleri bakımından, kişinin ehliyet ve özgürlüklerinden kısmen veya tamamen vazgeçmesini konu edinen hukukî işlemler de, bu vazgeçiş görünürde terörist adayının rızasına dayansa bile, kesin olarak hükümsüzdür.

Keywords
Doktrinleştirme, Terör Örgütünde Beyin Yıkama, Kişilik, Kişilik Hakkı İhlâli, Kişiliğin Korunması