Summary


YENİ UYGUR TÜRKÇESİ KUR’AN-I KERİM TERCÜMESİNDE SOYUT VARLIKLAR
XIII. yüzyıldan sonra Türk yazı dili, Batı ve Kuzey-Doğu olmak üzere ikiye ayrılmış ve XIX. yüzyıla kadar da bu şekilde gelişmiştir. Kuzey-Doğu Türkçesi ise XV. Yüzyıldan itibaren Kuzey ve Doğu Türkçesi olarak ikiye ayrılmıştır. Doğu Türkçesini Çağatyaca oluşturmaktadır. Bugün kullanılan Yeni Uygur Türkçesi ve Özbek Türkçesi Çağataycanın devamıdır. Uygur Türkleri, 1930’lu yıllara kadar edebî dil olarak Çağatay Türkçesini kullanmıştır. Bu tarihten sonra Ürimçi (Urumçi) ağzını merkez kabul eden Kâşgar, Aksu, Kumul, Turfan ve İli vilâyetlerinin ağızlarıyla birlikte Uygur Türklerinin tamamına yakınının dilini içine alan “merkezî şive”yi edebî dil haline getirmişlerdir. Türkçe varolduğu andan günümüze kadar pek çok alanda eserler vermiştir. Türkçenin eserlerinden biri de dini metinlerdir. Dini metinler, dillerin kelime hazinelerine yenilerini katmaları ve bu yolla kelime hazinelerini zenginleştirmeleri bakımından çok önemlidir. Çünkü bu tür metinler bir dil için yeni kavramlar demektir. Dini metinler içinde en değerli olanı Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an-ı Kerim, 11. yy’dan beri Türkçeye tercüme edilmektedir. Bu tercümeler sayesinde yüzlerce dini terim dilimize kazandırılmıştır. İlk tercümelerde dini terimlerin daha çok Türkçe karşılıkları verilmeye çalışılırken son dönem tercümelerde terimlerin ya Arapçasının ya da Farsça karşılığının tercih edildiği görünmektedir. Bu çalışmadaki amaç, dini terimlerin bazılarının Yeni Uygurca tercümede ne kadarının Yeni Uygurca ne kadarının Arapça veya Farsça olduğunu belirlemektir. Çalışmada esas alınan Yeni Uygurca tercüme, Muhammet Salih tarafından Arabistan kralı Fahd bin Abdu’l- caziz al Suud’un isteği üzerine 1992 yılında yapılmıştır. Kur’an-ı Kerim’de gerek soyut gerekse somut olarak pek çok konu işlenmiştir. Bu konuların tamamının incelenmesi çok geniş yer tutacağından mevcut çalışmada kısıtlama yapılmıştır. Bu çalışmada, Muhammet Salih tarafından yapılmış olan Yeni Uygur Türkçesi Kur’an-ı Kerim tercümesinde geçen cin, şeytan, melek kavramlarının sadece isim olanları incelenmiştir. Çalışma yapılırken ilk önce cin, şeytan, melek, kavramlarının ve bunların diğer isimlerinin Kur’an-ı Kerim’de geçtiği yerler ayet ayet tespit edilmiştir. Daha sonra bu kavramların Yeni Uygur Türkçesi Kur’an-ı Kerim tercümesindeki karşılıkları ve anlamları yazılmıştır. Ayrıca terimin ilk geçtiği ayet de örnek olarak gösterilmiştir. Çalışmanın sonunda tespit edilen terimlerin ne kadarının Yeni Uygurca ne kadarının Arapça ve ne kadarının Farsça olduğu sayısal değerlerle belirtilmiştir.

Keywords
Kur’an-ı Kerim, Dini Terim, Yeni Uygurca Karşılık