Ders kitapları eğitimde kullanılan en önemli araçlardan biridir ve birincil işlevi öğretim programının belirli bir çerçeve içerisinde yürütülmesini sağlamak için öğretmen ve öğrencilere bir yol haritası sunmaktadır. Bu temel işlevin yanı sıra, ders kitapları toplumun toplumsal, siyasal, kültürel, ekonomik değerlerini yeni nesillere aktaran önemli bir toplumsallaştırma aracıdır; kültürel kodları doğrudan ve/veya dolaylı olarak öğrencilere aktarır. Öğrencilere açık ya da örtük olarak aktarılan bu kodlardan birini de toplumsal cinsiyet rolleri oluşturmaktadır. Geleneksel olarak kadınların toplumsal rolleri çoğunlukla annelik ve ev içi sorumluluklar, erkeklerin rolleri ise iş yaşamı ve ev dışı sorumluluklarla ilişkilendirilmektedir. Ancak toplumsal cinsiyet eşitliği hareketinin küresel anlamda söz konusu kalıpyargıları her açıdan sorgulamaya büyük katkısı olmuştur. Bu bağlamda, eğitim kurumlarında toplumsal cinsiyet eşitliği bilincinin artırılmasının bu dönüşümün alanlarından biri olduğu ve ders kitaplarının bu değişimi yansıtacak şekilde tasarlandığı öngörüsünden yola çıkarak çalışmamızın amacı, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında ilkokul düzeyinde, ki bu dönem öğrencilerin cinsiyet rolleri konusunda bilinçlendikleri dönem olarak kabul edilmektedir, Türkçe derslerinde okutulan ders kitaplarında toplumsal cinsiyetin kurgulanma biçimini inceleyerek bu kitapların mevcut geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini sürdürmeye mi yoksa toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemeye mi aracılık ettiğini ortaya koymaktır. Veri tabanında yer alan metinler Söylem-Tarihsel Yaklaşım (STY) çerçevesinde önerilen adlandırma stratejisi kapsamında incelenen dilsel araçlardan biri olan üyelik ulamlaştırma düzenekleri bağlamında çözümlenmiştir. Sonuçlar, kalıpyargısal cinsiyet rollerinin ders kitaplarında hala sürdürüldüğünü göstermektedir.
Textbooks are among the most significant tools used in education. Their primary function is to provide a roadmap for teachers and students to implement the curriculum within a specific framework. Beyond this essential function, textbooks serve as critical instruments for socialization, transmitting a society’s social, political, cultural, and economic values to new generations. In this context, textbooks convey cultural codes to students either directly or indirectly. One of these codes, communicated explicitly or implicitly, involves gender roles. Traditionally, women's social identity roles have been associated mostly with motherhood and domestic responsibilities, while men's roles have been associated with work life and responsibilities outside the home. However, the global gender equality movement has significantly contributed to questioning these stereotypes on all levels. Enhancing awareness of gender equality in educational institutions is one avenue for this transformation, and textbooks should be designed to reflect these changes. Based on this premise, this study aims to examine Turkish textbooks used in primary education during the 2022–2023 academic year—a period considered critical for students to begin recognizing gender roles—and to determine whether these textbooks perpetuate traditional gender roles or support gender equality. The texts in the database were analyzed within the Discourse-Historical Approach (DHA) framework, focusing on the membership categorization devices as one of the linguistic tools proposed within the nomination strategy. The findings indicate that stereotypical gender roles are still being reinforced in the textbooks.