YAYLA KÜLTÜRÜNÜN MEKÂNSAL DÖNÜŞÜMÜ VE DESTİNASYON İMAJI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ: BEKTAŞ YAYLASI ÖRNEĞİ (GİRESUN- TÜRKİYE)

Author :  

Year-Number: 2026-Year: 19 - Number:107
Publication Date: 2026-03-25 23:24:46.0
Language : Türkçe
Subject : Turizm
Number of pages: 399-412
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde köklü bir yaşam biçimini temsil eden yayla kültürünün mekansal dönüşümünü, turizm perspektifinden ve destinasyon imajı bağlamında ele almaktadır. Yaylalar tarihsel olarak doğayla uyumlu mimari dokusu, ahşap ve taş yapı malzemesi, yöresel üretim biçimleri ve toplumsal dayanışma kültürüyle kırsal turizmin en özgün destinasyonları arasında yer almaktadır. Ancak son yıllarda artan turistik talepler, ikinci konut eğilimleri ve kontrolsüz yapılaşma süreçleri, yaylaların geleneksel peyzajını hızla dönüştürmektedir. Bu bağlamda Giresun’un önemli turistik alanlarından biri olan Bektaş Yaylası, mekansal dönüşümün turizm algısı üzerindeki etkilerini analiz etmek için örnek alan olarak seçilmiştir. Çalışmada görsel içerik analizi yöntemi kullanılmış; alanda çekilen fotoğraflar, mimari form, malzeme, renk, çevresel uyum ve peyzaj bütünlüğü kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Geleneksel taş ve ahşap mimarinin yerini alan betonarme yapılar, yayla dokusunun doğal estetiğini bozmuş; çevresel bütünlüğü zayıflatmıştır. Elde edilen bulgular, bu fiziksel değişimin yalnızca yapısal değil, algısal bir dönüşüme de yol açtığını göstermektedir. Ziyaretçilerin yaylayı artık “doğal” ve “otantik” değil, “şehirleşmiş” ve “kimliğini yitirmiş” bir alan olarak algılaması, destinasyon imajının olumsuz yönde değiştiğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, mekansal dönüşümün yayla kültürünün turistik çekiciliğini zayıflattığı; sürdürülebilir yayla turizminin ancak yerel mimari kimliğin korunması, betonarme yapılaşmanın sınırlandırılması ve kültürel peyzajın turistik planlamalarda temel ilke haline getirilmesiyle mümkün olabileceği vurgulanmaktadır.

Keywords

Abstract

It examines the spatial transformation of the highland culture, which represents a deep-rooted way of life in the Eastern Black Sea Region, from a tourism perspective and in the context of destination image. Historically, highlands have been among the most unique destinations for rural tourism with their architecture in harmony with nature, wooden and stone building materials, local production methods, and culture of social solidarity. However, in recent years, increasing tourist demand, second home trends, and uncontrolled construction processes have rapidly transformed the traditional landscape of highlands. In this context, Bektaş Yaylası, one of Giresun's important tourist areas, has been selected as a case study to analyze the effects of spatial transformation on tourism perception.  The study employed visual content analysis; photographs taken in the field were evaluated according to criteria such as architectural form, material, color, environmental harmony, and landscape integrity. Concrete structures replacing traditional stone and wood architecture have disrupted the natural aesthetics of the plateau fabric and weakened environmental integrity. The findings reveal that this physical change has led not only to structural but also perceptual transformation. Visitors now perceive the plateau not as “natural” and “authentic” but as an ‘urbanized’ and “displaced” area, indicating a negative shift in the destination's image. In conclusion, it is emphasized that spatial transformation has weakened the tourist appeal of highland culture; sustainable highland tourism is only possible by preserving the local architectural identity, limiting concrete construction, and making the cultural landscape a fundamental principle in tourist planning.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics