






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science Studies, Yıl 2024 Sayı Year: 17 - Number: 101</title>
    <link>https://jasstudies.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=3085</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>PDR LİSANS ÖĞRENCİLERİNİN ÜNİVERSİTE ÖNCESİ EĞİTİM KADEMELERİNDEKİ (İLKOKUL, ORTAOKUL VE LİSE) PDR HİZMETLERİNİ DEĞERLENDİRMELERİ: KRİTİK OLAYLAR TEKNİĞİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78219</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78219</guid>
      <author>Safiye Sarıcı BULUT</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Bu çalışmada PDR lisans öğrencilerinin üniversite döneminden önceki eğitim süreçlerinde doğrudan etkileşimde bulundukları PDR hizmetlerinin kritik olaylar tekniği ile değerlendirilmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseni ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada önemli davranışsal göstergelerin ortaya çıkarılması ve insan faaliyetleri hakkında bilgi toplama ve analizi konusunda pratik bir yaklaşım sunan kritik olaylar tekniği kullanılmıştır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların tümü Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi PDR lisans bölümü öğrencilerinden (70 kadın, %80.4, 17 erkek, %19.5 olmak üzere toplam 87 öğrenci) oluşmaktadır. Nitel veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Psikolojik danışman adaylarının kritik olaylarda belirttikleri PDR hizmetlerine yönelik bulgular şu şekildedir: Olumlu temalar; sınav sürecinde destekleme (bilgilendirme, kariyer danışmanlığı, eğitsel ve duygusal destek), kişisel sosyal gelişimi destekleme (kendini tanıma, anlaşıldığını hissetme, stresle/problemle/travmayla başa çıkma), diğer PDR hizmetleri (oryantasyon, eğitsel ve önleyici rehberlik, bilgi verme, psikolojik danışmanlık), pandemi sürecinde destekleme (eğitsel, mesleki, kişisel sosyal rehberlik ve psikolojik danışma), PDR hizmetlerinin niteliği (sistemlilik, süreklilik, zamanında müdahale, süreci iyi yönetme, önyargısız yaklaşım ve etkili iletişim)&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;şeklinde belirtilmiştir. Olumsuz temalarda ise genel PDR hizmetlerindeki yetersizlikler, etik ihlal, YKS sınav sürecindeki hizmetlerde yetersizlikler, ilgisizlik ve önyargılı yaklaşım temalarında kritik olaylar belirtilmiştir. Bu temalara ek olarak PDR hizmetlerine yönelik nötr temalar da bulgular arasında yer almıştır. Bulgular ilgili literatürle ilişkilendirilerek tartışılmış ve çalışma bulgularından hareketle öneriler sunulmuştur.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ARKEOLOJİK TEKSTİLLERE İLK MÜDAHALE VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KORUMA</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75806</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75806</guid>
      <author>Ayşem YANARKardelen ARİN </author>
      <description>İnsanlığın var olduğu dönemlerden itibaren tekstil ürünlerine her zaman ihtiyaç duyulmuştur. Gelişen çağ ve yeni ihtiyaçlar doğrultusunda da battaniye, yer yaygısı, duvar halısı gibi çok çeşitli tekstil ürünleri mevcut şartlar altında doğada bulunan malzemeler ile, yani doğal lifler ile üretilmekteydi. Belirli bir amaç için üretilen bu tekstil ürünlerin organik hammaddelerden üretilmesi nedeniyle zaman içerisinde çeşitli faktörlerden etkilenmekte, bozulmalara uğramakta ve birçok ürün yok olmakta ya da yok olma tehlikesi ile karşı karşıyadır.&#13;
Günümüzde Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde kazı çalışmaları yapılarak farklı malzeme türlerine ait buluntular gün yüzüne çıkarılmaktadır. Nadir de olsa uygun koşullar altında günümüze ulaşmayı başarmış tekstil buluntuların ele geçtiği de görülmektedir. Arkeolojik kazılarda ele geçen tekstil buluntular, arkeolojik tekstil olarak tanımlanmaktadır. Arkeolojik tekstiller; diğer buluntu gruplarına göre daha hassas ve öncelikli müdahale edilmesi gereken buluntulardır. Sayılarının oldukça az olması da bu buluntu grubunu diğer malzeme gruplarından ayıran önemli bir detaydır. Bu nadir eserlere etnografik tekstil eserlere kıyasla daha farklı bir özenle yaklaşılması gerekmektedir.&#13;
Bu çalışmada arkeolojik tekstil kavramı üzerinde durulmuş, hassasiyetine değinilmiş, Türkiye’de gerçekleştirilen kazı çalışmaları sonucunda elde edilen arkeolojik tekstillere ve tekstil kalıntılarına örnekler gösterilmiş ve ele geçen arkeolojik tekstillere arazide, ilk müdahaleden başlayarak nasıl bir koruma &amp;ndash; onarım süreci uygulanması gerektiğinden bahsedilerek son olarak depolama önerilerine örnekler verilmiştir.</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TASARIMDA KARALAMA (DOODLE) YAKLAŞIMLARI: PAZARLAMA SÜREÇLERİ VE ZORLUKLAR</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77857</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77857</guid>
      <author>Semih DELİL</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Karalamalar grafik tasarım projelerinde yardımcı bir öğe olarak sıklıkla kullanılan bir trend olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapısı gereği bu karalamalar fazla stilize olmaktan uzak basit imgeleşmelerdir. Bu imgelemeler günümüz tasarım dünyasındaki yükselişi, izleyicilerle daha güçlü ve kişisel bir bağlantı kurma yeteneği ile dikkat çekmektedir. Bu basit çizimlerin eğlenceli ve erişilebilir olmaları, izleyiciyle duygusal bir etkileşim yaratma potansiyelini arttırmaktadır. Ancak bu karalamaların genellikle basit çizimler ve sınırlı teknik becerilerle sınırlı olduğu bir gerçektedir. Estetik açıdan bu tür tasarımlar genellikle daha karmaşık ve sofistike yöntemlerle karşılaştırıldığında yetersiz kalabilmektedir. Öte yandan dijitalleşmesi, basit ve popüler olması kimi hedef kitleler üzerinde doğru hedefleme aracı olabilmektedir. &amp;nbsp;Bu trend tasarım dünyasında samimi etkileşimi arttırırken diğer taraftan özellikle markalama süreçlerinde kimi zaman markanın ciddiye alınmamasına neden olabilmektedir. Bu bilgiler ışığında bu çalışmanın amacı, karalamaların yaratıcı ve teknik sınırlamaları arasındaki dengeyi anlamaktır. Ayrıca çalışma, tasarımcıların bu trendi nasıl kullanabileceklerini ve tasarım pratiğinde ne tür sonuçlar doğurabileceğini tartışmaktadır.&amp;nbsp;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ESTETİK ÖTESİ: İÇ MİMARLIKTA RENK ARACILIĞIYLA DUYGU, ATMOSFER VE KÜLTÜREL REFERANSLAR</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77266</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77266</guid>
      <author>Masoumeh KHANZADEH</author>
      <description>İç Anadolu mimarlık ofisleri bağlamında, bu araştırma renklerin estetik alanını aşarak kültürel tarihi koruma, duygusal bağlar geliştirme ve iç mekanların temel karakterini etkileme konusundaki güçlü etkisini vurgulayan önemli bilgiler sunmaktadır. Bu çalışma, iç tasarımda rengin çok boyutlu önemini araştırmaktadır. Renkler, iç mekanlarda duyguları harekete geçirme, atmosferler yaratma ve kültürel ve tarihî bağlamlara referans verme güçleriyle uzun zamandır kabul görmüştür. Rengin dışarıya yönelik çekiciliğinin ötesinde nasıl çalıştığını anlamak, iç mimarların birçok düzeyde sakinlerle etkileşime giren evler yaratmaları için kritiktir.&#13;
Bu çalışma, iç mimarların renkleri kasıtlı olarak duyguları harekete geçirmek, atmosferler yaratmak ve kültürel ve tarihî bağlamlara referans vermek amacıyla nasıl kullandıklarını araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmanın amacı, cinsiyet ve eğitim geçmişinin renk seçme teknikleri üzerindeki etkilerini araştırarak tasarımcılar arasında eğilimleri ve yaklaşımdaki farklılıkları belirlemektir. Amaç, iç tasarımda daha başarılı ve kültürel açıdan ilgili renk seçimleri hakkında içgörüler sağlamaktır.&#13;
Veriler, farklı eğitim geçmişlerine ve cinsiyet kimliklerine sahip iç mimarlarla yapılan anketler ve görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Katılımcılara, renk seçme yöntemleri, düşünceleri, tercihleri ve teknikleri hakkında sorular sorulmuştur. Çalışma, bu yanıtları inceleyerek cinsiyet ve eğitim düzeyine göre ortak temaları ve farklılıkları ortaya çıkarmayı amaçlamıştır.&#13;
Bulgular, iç mimarların renklerin iç mekanları tanımlamadaki rolü konusunda hemfikir olduklarını göstermektedir. Ancak, cinsiyet ve eğitim temelinde önemli farklılıklar tespit edilmiştir. Erkek tasarımcılar, özellikle kontrast ve uyum açısından, kendi zevkleri ile müşterilerinin zevkleri arasındaki farklılıkları aşmaya odaklanma eğilimindedir. Öte yandan, lisans derecesine sahip tasarımcılar, tasarım unsurlarını vurgulamak ve kültürel göndermeler yapmak için renk kullanımına ağırlık vermektedir.&#13;
Sonuç olarak, bu çalışma iç mimaride rengin karmaşık karakterini ve duygusal, atmosferik ve kültürel bileşenlerinin tanınmasının önemini vurgulamaktadır. İç mimarlar, bu özellikleri tasarım sürecine dahil ederek, sadece fiziksel olarak güzel değil, aynı zamanda duygusal olarak da yankı uyandıran ve kültürel açıdan anlamlı yerler yaratabilirler. Bulgular, iç mekanların genel kalitesini ve deneyimini iyileştiren daha nüanslı ve başarılı renk seçme süreçleri hakkında değerli bilgiler sağlamaktadır.</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>HALI, KİLİM VE ESKİ KUMAŞ DESENLERİ ANA SANAT DALINDA TAMAMLANMIŞ LİSANSÜSTÜ TEZLERİN İÇERİK ANALİZİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77922</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77922</guid>
      <author>Tuba AYHANVedat Ünaldı </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; line-height: normal; margin: 0cm 1.0cm 0cm 42.55pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt;"&gt;Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki Güzel Sanatlar Enstitüsü bünyesinde yer alan Halı, Kilim ve Eski Kumaş Desenleri Ana Sanat Dalında 2000-2023 yılları arasında tamamlanmış lisansüstü tezlerde yöntembilime ilişkin unsurların yazılma durumlarını betimlemektir. Amaç doğrultusunda, bu araştırmanın sorularına cevap bulabilmek için nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu belirlemede amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Belirli ölçütler doğrultusunda amaçlı örnekleme yöntemine göre belirlenen 54 adet tez bu araştırmanın örneklem grubunu oluşturmaktadır. Tezlerin incelenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Yöntembilime ilişkin 10 farklı değişkene göre tezlerin içerik analizi yapılmıştır. Analiz bulguları temalara ilişkin başlıklar altında &lt;em&gt;Tanım-Tablo-Yorum-Doğrudan Alıntı&lt;/em&gt; düzeninde gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucunda; 54 tezden %29,6’sında tezin amacı, %79,6’sında tezin problem cümlesi/araştırma sorusu, %66,7’sinde tezin önemi, %96,3’ünde&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;tezin sınırlılıkları, %70,4’ünde tezin kapsamı, %81,5’inde tezin araştırma yaklaşımı, %92,6’sında&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;tezin araştırma türü/deseni/modeli, %94,4’ünde araştırmanın evreni/ örneklemi/araştırma grubu/çalışma grubu/örneklem grubu, %88,9’unda veri toplama araçları/teknikleri, %92.6’sında&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ise analiz yöntemi değişkenlerine tezlerin giriş bölümünde yer verilmediği tespit edilmiştir. Sadece sayısal verilerden oluşan bu bulgular bile lisansüstü tezlerde yöntembilime ilişkin unsurların yazılmasıyla ilgili sorunlara işaret etmektedir; fakat sorunun kaynağını tespit etmede yeterli değildir. Politika yapıcılara veya uygulayıcılara çözüm önerileri sunmadan önce konunun etraflıca incelenmesine olanak sağlayan araştırmaların yapılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu gereklilik bağlamında araştırmacılara yönelik çeşitli öneriler geliştirilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>AZİZ JOHN CHRYSOSTOM’UN YAHUDİLEŞTİRMEYE KARŞI VAAZLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78175</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78175</guid>
      <author>Abdulkadir KIYAKSerhat KARAKURT  </author>
      <description>&lt;p class="z" style="margin: 0cm 10.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Aziz John Chrysostom IV. yüzyılda Antakya’da yaşamış, Kilise tarihindeki en önemli Kilise babalarından biridir.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Altın Ağızlı Yuhanna olarak da bilinen John Chrysostom yazıları ve özellikle de verdiği vaazları ile Hıristiyan ilahiyatına katkıda bulunmuştur. Ahlak, evlilik, İncil yorumları, sosyal adalet, litürji gibi pek çok farklı konuda eserler vermiştir. Ayrıca 6 yıl gibi bir süre Kostantinapolis başpiskoposluğu görevinde de bulunmuştur. John Chrysostom’un yaşamının büyük bir bölümünü sürdürdüğü Antakya, Roma İmparatorluğu’nun en büyük üç şehrinden birisi olmakla birlikte aynı zamanda Hıristiyan dünyasının en önemli şehirlerinden biridir. Antakya şehri kurulduğu günden beri bünyesinde pek çok farklı dini geleneği barındırmıştır. Yahudiler, Paganlar, Gnostikler ve Hıristiyanlar şehrin dini yapısını oluşturmaktadır. Özellikle Yahudiler şehir kurulduğundan beri bölgede varlıklarını sürdürmüşlerdir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="z" style="margin: 0cm 10.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Antakya şehri Yahudi kökenli Hıristiyanların dışında gentile kökenli Hıristiyan bir cemaatin var olduğu ilk yerdir. Pavlus, Petrus ve Barnaba’nın faaliyetleri sonucu Antakya’da Hıristiyanlık hızlı bir şekilde teşkilatlanarak yayılmıştır. IV. yüzyıla gelindiğinde Hıristiyanlık Antakya’da yaygın bir din olmakla birlikte henüz egemen bir din değildir. Antakya’da IV. yüzyılda Hıristiyanlığın kendi içerisinde yaşadığı fikir ayrılıklarının yanı sıra Hıristiyanların Yahudiliğin etkisinde kalarak Yahudi ritüellerini takip etmeleri John Chrysostom tarafından tepkiyle karşılanmış ve 386-387 yılları arasında Yahudileştirmeye karşı bir dizi vaaz vermiştir. Bu vaazlarda kullandığı hakaret ve nefret ifadeleri daha sonraki dönemlerde antisemitik hareketlerde referans olarak kullanılmıştır. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 0cm; line-height: normal; margin: 0.35pt 0cm 0.05pt; text-align: justify;" align="left"&gt;&lt;span style="font-size: 8.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Bu çalışmada Aziz John Chrysostom’un Yahudileştirmeye karşı verdiği 8 vaazı incelenmiş, bu vaazların tarihi, sosyal ve teolojik analizleri yapılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde Aziz John Chrysostom’un hayatına ve eserlerine yer verilmiştir. İkinci kısımda ise Antakya yorum geleneği ve John Chrysostom’un retorik anlayışı ele alınmıştır. Üçüncü kısımda Antakya’daki Yahudi varlığı ortaya koyulmuştur. Son bölümde ise Yahudileştirmeye karşı verilen vaazların teolojik analizleri yapılmıştır. Çalışmada literatür taraması ve içerik analizi temel yöntemler olarak kullanılmıştır. Çalışmada Aziz John Chrysostom tarafından verilen vaazların amacının saf bir Yahudi düşmanlığından ziyade Hıristiyanları Yahudileşme tehlikesine karşı korumak ve saf bir Hıristiyan kimliği oluşturmak olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca bu vaazlarda dönemin koşullarının da etkili olduğu görülmüştür.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ASABİYET VE UMRAN KAVRAMLARI BAĞLAMINDA İBN HALDUN’UN İKTİSADİ TEMEL İLKELERİNİN TAHLİLİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78207</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78207</guid>
      <author>İsmail YILMAZ</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: '\@MS Mincho'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Orta Çağda batı dünyasının siyasi ve ekonomik çalkantılar ile uğraştığı bir zamanda; İslam dünyasının en parlak zamanlarından bir dönemde yaşamış olan İbn Haldun, kendi döneminde adının bile anılmadığı birçok kavramdan ilk söz eden olmuş, onun dile getirdiği bu kavramlar günümüzde birçok bilim dalına ışık tutmuş ve temelini oluşturmuştur. İbn Haldun; daha çok sosyoloji ve tarih bilimine ışık tutacak bilgiler vermesine rağmen emek, toplumsal iş bölümü, nüfus, vergiler, devlet maliyesi, fiyatlar konusunda öne sürüdüğü düşünceler, bir iktisatçı olarak vasıflandırılmasına, bu yönüyle de akademik araştırmalarda konu olmasında etkin rol oynamıştır. İbn Haldun Mali olayları ele alırken döneminde vuku bulan tarihi olaylardan faydalanmış ve olayları bir toplumbilimci olarak incelemiştir. Bu çalışmada İbn Haldun’un günümüz finans kavramına ışık tutacak iktisadi ve sosyal düşüncelerinin analizini yapmak, finans konusundaki fikirlerini, onun sosyal düşünceleri olan “Umran” ve “Asabiyet” kavramları ışığında anlatılmaktır. Bir yöntem olarak, nitel ve betimleyici analiz yapılarak İbn-i Haldun’un çoklu disiplin pratiğine ışık tutmak öncelikli hedeflenmektedir. İbn Haldun’un günümüz finans kavramına ışık tutacak iktisadi ve sosyal düşüncelerini daha iyi anlamak için bu makalede İbn Haldun’un finans konusundaki fikirleri, onun sosyal düşünceleri olan “Asabiyet” ve “Umran” kavramları altında incelenmiştir. İbn-i Haldun’un Finans yaklaşımının, bireylerin ve toplulukların ekonomik yaşamlarına ilişkin davranışlarını tutan kavramlar içinde derin bir anlayışa sahip olduğu sonucuna varabilir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FORMDA HİKÂYE, NORMDA EVRENSEL OLGU: YÛSUF KISSASINDAN KUŞATICI İLKELER</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75389</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75389</guid>
      <author>Ali Rıza GÜNEŞ</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 8.5pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Geçmişten günümüze değin Kur’ân’ın tarihselliği-evrenselliği ve Kur’ân kıssalarının mâhiyeti konularında pek çok tartışma cereyan etmiştir. Kur’ân’ın tarihsellik ve evrensellik konularındaki kendine has yapısının zaman zaman istismar edildiği literatürde tartışılagelmiştir. Aralarında Rudi Paret’in de bulunduğu bazı oryantalistler, Kur’ân hakkında çeşitli iddialarda bulunmuştur. Örneğin Paret, Kur’ân’da yer alan mesajların tarihte kaldığı, bugüne hitap etmediği ve evrensel ilkelere sahip olmadığı gibi çeşitli iddialar ileri sürmektedir. Bu makale, bu ve benzer iddiaları Yusûf Kıssası özelinde tetkik etmeyi amaçlamaktadır. Makalede öncelikle konunun temelini oluşturan birtakım kavramlar açıklanmaktadır. Bunlardan bazıları, kıssa ve hikâye, tarihsellik ve evrensellik, form ve normdur. Makalenin konusu, ilgili meseleleri iki açıdan ele almayı gerekli kılmaktadır: Teorik ve pratik. İki boyutlu bu yaklaşımımızın teorik bölümünde, Kur’ân’ın mesajlarından evrensel ilkelere ulaşılabilmesi için gerekli olan argümanlar ele alınmaktadır. Pratik bölümdeyse söz konusu argümanlar Yusûf kıssası özelinde somutlaştırılmaktadır. Teorik bölümde, kıssaların tarihselliği ve evrenselliği tartışması, kıssalarda yer alan kavramların genel geçer özelliği incelenmektedir. Yine teorik bölümde, bir kıssada yer alan özel olayların her çağda bütün insanları kuşatıcı özelliği, ayrıntılı başlıklar altında açıklanmaktadır. Bahsi geçen argümanlar, konunun teorik olarak bir zemine oturmasını sağlamaktadır. Teorinin pratiğe dönüştüğü bölümde ise Yusûf kıssası tevhid-şirk, kötülük-iyilik, nefret-sevgi, ihanet-sadâkat, güzellik-çirkinlik, zillet-iffet, kıtlık-tahıl, iftira-itiraf, şehvet-meşakkat, sabır-selamet, rüya-tevil, hayalî-hakikî güzellik, aklanma-tahliye, şahitlik-hukuk başlıkları altında çift yönlü irdelenmektedir. Netice olarak Yusûf kıssasının, tevhid, ahlâk ve hukuk olmak üzere üç ana ilkeyi barındırdığı tespit edilmektedir. Birinci ana ilke olan tevhid, Allah’ın birliğine dayanan en büyük ilkedir ve Allah’a herhangi bir şeyi denk tutma anlamına gelen şirk, hakikate yönelik olarak yapılmış en büyük kötülüktür. Ana ilkelerden ikincisi, çok geniş bir alanı kapsayan güzel ahlâktır. Toplumun çeşitli unsurlarının birbiriyle kaynaşmasının temelini oluşturan güzel ahlâk; kötülüğe iyilikle karşılık vermek, belalara karşı sabretmek, kişiliği kötü arzulara karşı korumak ile örneklendirilir. Üçüncü ana ilke, insan haklarını belirleyen hukuktur. Hukuk ilkesi, özgürlük ve mal gibi amaçsal ve araçsal değerleri korumayı hedefler. Örneğin Hz. Yûsuf’un şahitler önünde aklanması ve alınan depolama tedbiriyle tahılın korunması, bu hedefi gerçekleştiren olaylardır. Araştırmada ulaşılan sonuç, Hz. Yusûf’un örnek yaşantısıyla hem Hz. Muhammed’in hem de tüm inananların izinden gideceği bir karakter olduğudur. Yusûf sûresi, formu itibariyle hikâyedir*, içeriği itibariyle evrensel ilkeleri barındıran bir hüviyete sahiptir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SÎBEVEYH'İN EL-KİTÂB ADLI ESERİNİN ULÛMÜ'L-KUR'AN AÇISINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78198</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78198</guid>
      <author>Seyit YILDIRIM</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-justify: inter-ideograph; tab-stops: 303.25pt; margin: 0cm 10.55pt .0001pt 12.7pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Asıl adı Ebû Bişr Amr b. Osman b. Kanber olan Sîbeveyh, hicrî 180 yılında memleketi Şiraz’da vefat etmiştir. Meşhur dilci Halil b. Ahmed’in öğrencisi olan müellif, tıpkı hocası gibi Basra dil ekolünün en önemli temsilcileri arasındadır. Hayatı boyunca kaleme aldığı tek eser olan el-Kitâb, Arap dili alanında yazılan ve günümüze ulaşan en eski metindir. Eser, Arap dilini temellendirmeye yönelik bir amaçla kaleme alınsa da İslâmî İlimlerin farklı disiplinlerini ilgilendiren önemli atıflar ihtiva etmektedir. Zira İslâmî ilimler, zamanla branşlaşma sürecine girse de temel referansları itibariyle birbirini destekler mahiyettedir. Pek çok disiplinle iç içe olan bu ilim dallarından biri de Kur’an’ın çeşitli yönlerini sistematik olarak inceleyen ulûmü’l-Kur’an’dır. Bu bağlamda, özellikle dil-tefsir ilişkisi dikkate alındığında Sîbeveyh’in Kur’an ayetlerini referans göstererek yaptığı bazı değerlendirmeler, tefsirin alt dalı konumunda bulunan bazı ulûmü’l-Kur’an meselelerine dayanak teşkil edebilecek niteliktedir. Elbette Sîbeveyh, eserinin formatı gereği pek çok meseleyi, kelimelerin nahvî konumunu tespit bağlamında ele almıştır. Diğer bir ifadeyle el-Kitâb’ın içeriğini ulûmü’l-Kur’an’ın teorik tartışmalarından bağımsız olarak oluşturmuştur. Bu sebeple onun, Kur’an’ı anlamak isteyenlere klasik anlamda sistematik bilgiler sunması veya bu konuda herhangi bir yöntem önermesi beklenemez. Ancak Sîbeveyh’in dört yüze yakın Kur’an ayetini çeşitli bağlamlarda delil olarak kullanması, onun bu ayetleri hangi bağlamda ele aldığı ve ayetlere yaklaşım tarzının Kur’an’ı anlamaya ne gibi katkı sağladığı konusunda bir inceleme zemini oluşturmaktadır. Bu çerçeve müellifin ele aldığı bazı dilsel tahliller, “garîbü’l-Kur’an”, “Nesih”, “Aksâmü’l-Kur’an”, “Hurûf-i Mukattaa”, “Mecâzü’l-Kur’an”, “Vücûh ve Nezâir” gibi ulûmü’l-Kur’an’ın alt başlığı konumunda bulunan meselenin gelişim sürecine katkı sağlamıştır. Hatta Kur’an’ın dilsel özelliklerinin ve yapısının incelendiği meseleler bağlamında bazı teknik terimleri kullanan ilk kişi olduğu kabul edilmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KELAM İLMİNDE CEBR VE İHTİYAR TARTIŞMALARI: ŞAM ÖRNEĞİ (CA’D B. DİRHEM, GAYLAN ED-DİMEŞKİ)</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77461</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77461</guid>
      <author>Betül AVCI</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="line-height: normal; margin: 0cm 1cm 0.0001pt 35.45pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Cebr ve tam zıttı olan ihtiyar kavramları insanın özgürlüğü konularında yoğun münakaşalara sebebiyet verdiğini görmekteyiz. Bu kavramlar Kaderiyye ve Cebriyye düşüncelerinin oluşumunda etki eden önemli faktörlerdendir. İhtiyar kavramı, insana ait fiillerinin oluşmasında seçim hürriyetinin bulunmasını ifade etmektedir. Bunun tam karşısında yer alan cebr ise insanlara ait fiillerin oluşmasında kulun seçim hürriyetinin olmaması anlamına gelmektedir. Bu tanımdan hareketle Cebriyye düşüncesi, insanın yaptığı eylemlerde mutlak anlamda hiçbir etkisinin ve tesirinin olmadığını ifade etmektedir. Cebri düşünce aslında insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. İslam öncesi “cahiliye” Araplarında da izlerini tespit ettiğimiz cebr düşüncesinin Emevilerin hakimiyetinde olan İslam dünyasına da sirayet ettiğini söyleyebiliriz.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Emevi Sultanı Muaviye ile bir kez daha belirmiş olan ‘cebr’ düşüncesi zamanla bir ideoloji haline gelmiştir. Emevi saltanatı ile başlayan ihtiyar/kaderiyye taraftarları ile olan mücadelerinde Cebri düşünce mensupları bazen galip bazen mağlup olsalar da Mihne dönemiyle birlikte uzun zaman süren galibiyeti ellerine geçirmiş olacaklardı. İslamda Cebri düşüncenin merkezi bir anlamda Suriyenin merkezi konumunda olan Şam’dır. İhtiyar taraftarları ise kendilerini daha ziyade Basra’da göstermişlerdir. Kaynaklara baktığımızda Cebr düşüncesini ilk defa Ca’d b.Dirhem’in ele aldığını ve savunduğunu görürüz. Biz bu makalede öncelikle cebr &amp;ndash; ihtiyar tartışmalarına açıklık getireceğiz. Sonrasında cebri düşünceden ve cebri düşüncenin nerede oluşum gösterip hangi bölgelerde yayıldığına değineceğiz. En son ise&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Ca’d b. Dirhem ve karşıt görüşe sahip, ihtiyar taraftarı olan Gaylan ed-Dımeşki’den bahsedeceğiz. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İBN HAZM’IN EL-FASL ADLI ESERİNDE DIŞLAYICI SÖYLEMİN SOMUT KAVRAMLARI</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76828</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76828</guid>
      <author>Feyzullah ATILGAN</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: normal; margin: 0cm 1.0cm 0cm 0cm;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-language: AR-JO;"&gt;Hz. Peygamber (sav) sonrası yaşanan siyasal ve sosyal hadiseler, Müslümanlar arasında farklı görüş ve ihtilafların yaşanmasına sebep olmuştur. Süreç içerisinde İslam düşüncesinde farklı mezheplerin tezahür etmesi sonucunda tartışmalar yaşanmıştır. İslam düşüncesinin erken dönemlerinde bazı kelamî görüşlerin ortaya çıkması, dini geleneklere bağlı olan ve dinin sadece Kur’an ve rivayetlerden ibaret olduğunu savunanları rahatsız etmiştir. Farklı görüş ve düşünceler giderek toplumsal gruplaşmalara sebebiyet vermiş ve bu gruplar, birbirlerini bid’at, dalâlet ve küfür gibi kavramlarla suçlamışlardır. İslam düşüncesinde fırkaları ele alan Makalat yazarları, eserlerinde mezheplerin görüşlerini ele alırken farklı tasnifler yapmışlardır. İbn Hazm (ö. 456/1064) da mezhepleri tasnif ederken &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: major-bidi;"&gt;“Ehl-i Hak” ile “Ehl-i Bid’at” şeklinde bir ayrıma gitmiştir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: major-bidi; mso-bidi-language: AR-JO;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-theme-font: major-bidi;"&gt;İbn Hazm’ın e&lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;l-Fasl &lt;/span&gt;adlı eserinde&lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt; &lt;/span&gt;kelamcıları Ehl-i Bid’attan görmüştür. Özellikle de Eş’ari ve Mu’tezile’ye yönelik bazı dışlayıcı kavramları daha sık kullanmıştır. Eserinde, eleştirdiği bazı şahıslara, Dehrîlik, Müşebbihe, Mücessime, Kaderiyye, Cehmiyye, Mürcie, Yahudi ve Hristiyanlık gibi dinî veya mezhebî aidiyet düzeyinde isimlendirmede bulunurken aynı zamanda kelamcılara yönelik tenkitlerinde “bid’at, rey, kıyas, şirk, küfür, sapıklık ve dalâlet” şeklinde de bazı niteleyici kavramları kullanmıştır. Çalışmamız, İbn Hazm’ın dinler ve mezhepler tarihi ile ilgili olan&lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt; el-Fasl&lt;/span&gt; adlı eseri temel alınarak yapılmıştır. Bu eserde, belirli kişilere ve mezheplere yönelik eleştirel ifadelere odaklanacağız. Bu çalışmamızın amacı, İbn Hazm’ın kullanmış olduğu dışlayıcı ifadelerin hangi kişileri veya mezhepleri hedef aldığını belirlemektir. Biz bu tesipiti yaperken dışlayıcı ifadeleri iki açıdan değerlendirdik: birincisi, mezhebî veya dinî açıdan dışlayıcılık, diğeri ise somut dışlayıcı kavramlar olarak ele alınmıştır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ATATÜRK DÖNEMİ (1923-1938) KAPLICA YAPILARI VE MIİMARİSİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76535</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76535</guid>
      <author>Gülin TÜRKNuran KARA PİLEHVARİAN  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify;"&gt;Cumhuriyet’in ilanı ile birlikte, şehirler &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;imar edilmeye başlanmıştır. Yeni kurulan Türkiye &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Cumhuriyeti Devleti’nin farklı birçok şehrinde okul, hastane, çarşı, idari binalar, otel, banka gibi farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek yapılara ihtiyaç duyulmuştur. Dönem içerisinde Atatürk’ün teşviki ile yeni yapılar inşa edilmiştir. Kaplıcalar da bu yapılar içerisinde yer almıştır. Doğal kaynak suların yer aldığı ülkemizde, kaplıca turizminin canlandırılması için çağın ihtiyaçlarına cevap verebilecek modern kaplıca yapıları tasarlanmış, proje ve belgelerine ulaşılabilen yapıların tasarım ve inşa sürecinde kamu idarelerinin yer aldığı tespit edilmiştir. Bu yapılardan &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Bursa Çelik Palas Kaplıca Oteli, ortakları Kamu Banka ve İdarelerinden oluşan Bursa Kaplıcaları Türk Anonim Şirketi tarafından inşa ettirilmiştir. Samsun Havza Kaplıca Oteli Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından projelendirilmiştir. Eskişehir Yenice Kaplıca Hamamı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından projelendirilerek inşa ettirlmiştir. Yozgat Terzili Kaplıca &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Otelinin projesi Yozgat Valiliği tarafından açılan bir yarışma ile elde edilmiştir. Yalova Termal Otelin projeleri ise, o zamanki ismi Akay İdaresi olan Şehir Hatları tarafından yarışma ile elde edilerek inşa ettirilmiştir.&#13;
&lt;span style="font-size: 12.0pt; font-family: 'Times New Roman','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Çalışma kapsamında tespit edilen kaplıca yapılarının tarihçesi ve mimari özellikleri&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Devlet&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Arşivleri&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;ve Arkitekt dergisinde yer alan bilgi, belge ve projeler ile literatürde yer alan çalışmalar doğrultusunda incelenmiştir. Bursa, Yalova, Yozgat, Samsun ve Eskişehir illeri için tasarlanan &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;her bir yapı kendi mimari programı doğrultusunda tasarlanmıştır. 1923-1938 yılları arasında projelendirilen kaplıca yapılarının farklı mimari üsluplarla tasarlandığı, dönem içerisindeki mimari üslup arayışının bu yapıların tasarımına da yansıdığı görülmüştür.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MARDİN MİDYAT ANITLI (HAH) KÖYÜ MERYEM ANA MANASTIRI’NIN MİMARLIK TARİHİ VE MİMARİ KORUMA ARA KESİTİNDE İNCELENMESİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75819</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=75819</guid>
      <author>Leyla ASLANCan Şakir BİNAN </author>
      <description>&lt;div&gt;&#13;
&lt;p class="MainTitle" style="text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="EN-US"&gt;Turabdin köyleri günümüze kadar özgünlüğünü ve bütünlüğünü koruyan geleneksel yerleşimler olup birçoğu ilk kullanıcıların varlığından dolayı somut ve somut olmayan değerleri bereber barındırmaktadır. Bu yerleşimlerden, yaşayan bir kültürün devamlılığı açısından özgün bir alan olan Anıtlı (Hah), cemaati ve ilk kullanıcıları tarafından halen kullanılan birçok dini mimari yapıya sahiptir. Anıtlı (Hah)da yer alan Meryem Ana Manastır’ı, köy yerleşkesinin kültürel peyzajında önemli yer tutan ve Turabdin bölgesi’nde özgün bir mimari yapıya sahip olan yapılardandır. Birçok özgün mimari öğe ve tarihi dönem izini üzerinde taşıyan Meryem Ana Manastırı, küçük ancak süsleme ve orantı açısından gösterişli ve çok katmanlı bir özellik taşımaktadır. Anıtlı yerleşiminde ve Meryem Ana Manastırı’nın çevresindeki tarım arazlerinde, dinsel öğreti sonucu oluşan bir takım üretim-gelenekler-bayramların varlığı alanın ve manastırın ender olan özelliklerindendir. Bununla beraber, Meryem Ana Manastırı; Anıtlı (Hah) köyünün doğal ve kültürel değerleri ile beraber kültürel peyzaj değerine ve silüetine önemli katkısı olan bir dini mimari yapıdır. Yapının hem günümüze kadar ulaşan tarihi dönem izlerini korumuş olması, hem de geçirdiği onarımlara dair bilgi ve belgelere ulaşılması bakımından, mimarlık tarihi ve mimari koruma alanında bir temel dayanak oluşturabilecek özelliklere sahiptir. Bu makale kapsamında da; Meryem Ana Manastırı’nın köy ile bağlamı, zaman içinde geçirdiği değişim-onarımlar, mimari özellikleri ve mimarlık tarihindeki yeri ve önemi üzerinde durulmuştur. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;/div&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>MİDYAT HAN YAPILARININ MİMARİ ÖZELLİKLERİ VE KORUMA SORUNLARI     </title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77507</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77507</guid>
      <author>Selma DEMİREmine EKİNCİ DAĞTEKİN </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt; text-indent: 35.45pt; line-height: normal; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Midyat, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde, Mardin iline bağlı bir ilçedir. M.Ö.2000 yıllarında Dicle ve Fırat Nehirleri arasında yer alan ve verimli topraklara sahip olan Mezopotamya Bölgesi’nde yer alır. Midyat, Mardin-Midyat-Nusaybin arasında, Ortaçağda Süryani Hıristiyan merkezi v&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;e ilk manastır yapılarının yapıldığı &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Tur Abdin olarak adlandırılan coğrafik alanda konumlanmıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Tarihi ve kültürel zenginlikleriyle bilinen Midyat, etnik ve dini çeşitliliği ile dikkat çeker.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Midyat &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;ve çevresi Süryanilerin, Kürtlerin, Tüklerin, Arapların ve Yezidilerin birlikte yaşadığı çok dilli ve kültürlü bir yapıya sahiptir. Midyat Eski Midyat ve Estel olarak iki bölgeden oluşur. Midyat merkezde Süryaniler ve Kürt Müslümanlar, Yezidiler Estel tarafında &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;ise &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Müslüman &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Araplar (Mhalmiler), Kürtler ve Türkler yaşamaktadır. Midyat ve çevresi, sahip olduğu stratejik konumu ile ticaretin yapıldığı, geliştiği önemli bir yerleşim yeridir. &lt;span style="color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Diyarbakır ve Bitlis’e uzanan Mezopotamya-Anadolu ticaret &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;yolunun &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Midyat’tan &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;geçmesinden &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;dolayı,&lt;/span&gt; yol güzergahı ve yerleşim alanlarında hanlar ve kervansaraylar yapılmıştır. Midyat’a, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan üç han yapısı bulunmaktadır. &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Bu çalışmanın amacı daha önce herhangi bir çalışmaya &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;konu &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;olmamış &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Midyat &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;ilçesinde &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;bulunan &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Estel &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Hanı, Gelüşke Hanı ve Hayvan Hanı’nın&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-ansi-language: EN-US;"&gt; belgelenerek literatüre kazandırmaktır. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1;"&gt;Çalışma &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;kapsamında &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;hanların &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black; mso-themecolor: text1; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;mimari özellikleri, kullanım durumu, yapım &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;tekniği ve malzeme özellikleri incelenmiş, bozulma &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;durumları saptanmış, koruma &lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;tüzük ve yönetmeliklere bağlı olarak, korunmalarına yönelik öneriler geliştirilmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KARGOTEKTÜR (CARGOTECTURE) KAVRAMI İLE KONUT YAPILARININ İLERİ DÖNÜŞÜM SÜRECİNİN YENİDEN DEĞERLENDİRİLMESİ: SİSTEMATİK LİTERATÜR TARAMASI</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77870</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77870</guid>
      <author>Duygu ÇIBUKM. Zafer AKDEMİR </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;“Cargotecture” kavramı 1987 yılında Philip C. Clark’ın nakliye konteynerlerini yaşanabilir bir yapıya dönüştürme yöntemi olarak tanımladığı bir kavramdır. Uluslararası standartlara göre üretilen (ISO) “corten” nakliye konteynerlerinin kullanım ömrünü tamamladıktan sonra ileri dönüşümle farklı işlevlere yanıt verebilecek nitelikte yapısal birer unsur olarak kullanılması mimari üretim açısından yeni bir alan açmaktadır. Bu yeni üretim biçimiyle birlikte yapıların yaşam boyu etkilerinin azaltılması, sıfır karbonlu bir yapılı çevre yaratmak için kritik öneme sahiptir. Nakliye konteynerlerinin ileri dönüşümü konvansiyonel bir yapım sürecine göre daha sürdürülebilir bir alternatif sunmaktadır (Berbesz ve Szefer, 2018). Son yıllarda ileri dönüşüm bağlamında nakliye konteynerlerinin konuta dönüştürülmesine yönelik yapılan çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Ancak bu yeni dönüşüm sürecinin belirli kriterlere uygun olarak ele alınması gerekmektedir. Bu nedenle nakliye konteynerlerinin ileri dönüşüm müdahalesi ile konuta dönüştürülmesi sürecini ele alan kriterlerin belirlenmesi önemli hale gelmektedir. Çalışmada ileri dönüşüm kavramının kargotektür yapım sürecinin çeşitli aşamalarına nasıl dahil edildiğini ve çevresel yarar sağlamak için hangi iyileştirmelere gereksinim duyulduğunu değerlendirmek için akademik literatürün sistematik bir incelemesi gerekmektedir. İstanbul gibi büyük metropollerde farklı gerekçelerle (deprem, strüktürel eskime, sel, heyelan vb.) konut yapılarının dönüşümü aşamasında kargotektür kavramından yararlanılması için kriter seti oluşturmak amaçlanmıştır. Bu nedenle ilk olarak 2000-2023 yılları arasında yayınlanan çalışmalar Sistematik Literatür Taraması (SLT) yöntemiyle taranmıştır. Tarama sonucunda belirlenen 22 yayının konutlar için ele aldığı süreç ve kriterler analiz edilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen 5 ana kriter ve 40 alt kriter gözden geçirilerek yapım süreci aşamalarına yönelik bir değerlendirme sunulacaktır. Kargotektür yapım sürecinin ileri dönüşüm kavramı ile yeniden değerlendirilmesi bu çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>  BANKACILIKTA DİJİTAL PAZARLAMA ÇALIŞMALARININ BİBLİYOMETRİK PROFİLİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77811</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77811</guid>
      <author>Aybala DEMİRCİ AKSOYBerat AYKAÇ </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 1.0cm .0001pt 42.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;Araştırmanın amacı, bankacılıkta dijital pazarlamaya yönelik araştırmaların 2022-2024 yılları arasında akademik alan yazında yer alan araştırmaları bibliyometrik analiz yönteminden yararlanarak değerlendirmektir. Çalışmada&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT; mso-bidi-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt;, verilerin elde edilmesinde Web of &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT; mso-bidi-font-family: TimesNewRomanPSMT; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Science (WoS)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT; mso-bidi-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt; veri tabanından ve &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;veri setinin analizinde ve görselleştirilmesinde VOSviewer programından yararlanılmıştır.&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; &lt;/span&gt;Bankacılıkta&lt;span style="letter-spacing: -.15pt;"&gt; &lt;/span&gt;dijital&lt;span style="letter-spacing: -.5pt;"&gt; &lt;/span&gt;pazarlama&lt;span style="letter-spacing: -.15pt;"&gt; &lt;/span&gt;çalışmalarının&lt;span style="letter-spacing: -.3pt;"&gt; &lt;/span&gt;odaklandığı&lt;span style="letter-spacing: -.35pt;"&gt; &lt;/span&gt;konu alanları ağırlıklı olarak işletme finansmanı ve ekonomidir. Bankacılıkta&lt;span style="letter-spacing: -.1pt;"&gt; &lt;/span&gt;dijital&lt;span style="letter-spacing: -.5pt;"&gt; &lt;/span&gt;pazarlama çalışmaları &lt;span style="letter-spacing: -.15pt;"&gt;en çok &lt;/span&gt;Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan ve İngiltere’&lt;span style="letter-spacing: -.3pt;"&gt;de gerçekleştirilmiştir. &lt;/span&gt;Ortak&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; &lt;/span&gt;oluşum&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; &lt;/span&gt;analizi kapsamında en çok karşılaşan anahtar kelimelere; 76 tekrar ile “&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;FinTech” &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;kelimesi, 35 tekrar ile “dijital dönüşüm (&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;digital transformation)”&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt; kelimesi,&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; &lt;/span&gt;31 tekrar ile “dijitalleşme (&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;digitalization)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;” kelimesi , 23 tekrar ile “kripto para birimi (&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;cryptocurrency)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;” ve 22 tekrar ile “merkez bankası dijital para birimi (&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;central bank digital currency)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;” kelimeleri olmuştur.&lt;em style="mso-bidi-font-style: normal;"&gt; &lt;/em&gt;Çin&lt;span style="letter-spacing: -.55pt;"&gt; &lt;/span&gt;Halk&lt;span style="letter-spacing: -.3pt;"&gt; &lt;/span&gt;Cumhuriyeti&lt;span style="letter-spacing: -.75pt;"&gt; &lt;/span&gt;,&lt;span style="letter-spacing: -2.9pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.05pt;"&gt;İngiltere,&lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.3pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.05pt;"&gt;ABD&lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt;, &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.05pt;"&gt;Hindistan&lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.15pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.05pt;"&gt;ve Suudi&lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.85pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.05pt;"&gt;Arabistan&lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.15pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="letter-spacing: -.05pt;"&gt;en&lt;/span&gt; fazla&lt;span style="letter-spacing: -.55pt;"&gt; ortak &lt;/span&gt;atıf&lt;span style="letter-spacing: -.7pt;"&gt; &lt;/span&gt;alan&lt;span style="letter-spacing: -.55pt;"&gt; &lt;/span&gt;ülkeler &lt;span style="letter-spacing: -.35pt;"&gt;arasında ön sıralarda yer almaktadır.&lt;/span&gt; Bibliyometrik&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; &lt;/span&gt;bağlantı&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT; mso-bidi-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt;bağ&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt;l&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT; mso-bidi-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt;antısı en güçlü olan ç&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt;a&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT; mso-bidi-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt;lışm&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt;a&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: TimesNewRomanPSMT; mso-bidi-font-family: TimesNewRomanPSMT;"&gt;ların gerçekleştirildiği kurumlar&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt; sırasıyla; 160 atıfla UCSI Üniversitesi, 151 atıfla Ajman Üniversitesi, 145&lt;span style="letter-spacing: -.1pt;"&gt; &lt;/span&gt;atıfla&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt; King&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt; Abdulaziz&lt;span style="letter-spacing: -.1pt;"&gt; &lt;/span&gt;Üniversitesi ve 135&lt;span style="letter-spacing: -.05pt;"&gt; &lt;/span&gt;atıfla&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt; Curtin&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; letter-spacing: -.3pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;Üniversiteleridir. Bankacılıkta dijital pazarlama konu alanında “&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;International Journal of Bank Marketing”&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;,&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; “&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Journal of Business Research&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;” “&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Technological Forecasting and Social Change&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;”,&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; “&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Sustainability&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; letter-spacing: -.45pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;Basel &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Journal&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;” ve&lt;span style="letter-spacing: .2pt;"&gt; “&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Journal&lt;span style="letter-spacing: -.2pt;"&gt; &lt;/span&gt;Finance&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif;"&gt;”&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; adlı dergiler &lt;/span&gt;en&lt;span style="letter-spacing: .05pt;"&gt; &lt;/span&gt;çok ortak atıf alan dergilerdir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>  OSMANLI FIKIR DÜNYASINDA MEHTAB DERGISI: SOSYAL DARWINIST /MATERYALIST ÖNERILER </title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77484</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77484</guid>
      <author>Ayfer ÖZÇELİK</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Bu çalışmada Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde yön arayışlarına ve kurtuluş çabalarına ışık tutan, ancak akademik alanda yeterince yer almamış Mehtab Dergisi ele alınmıştır. Dergi, Osmanlı Devleti’nin son yıllarında Sosyal Darwinist mottoları kullanarak toplumu, kurtuluşu için seçme yapmadan hızla Batılılaşmaya, Batılı gibi yaşama ve düşünmeye çağıran bir yayın organı kimliğini taşımaktadır. Yayınlandığı dönemde tartışmalar yaratan, sunduğu önerilerin günümüze uzanan etkileri olan derginin bu özellikleri nedeniyle, çalışmada önce Sosyal Darwinizm hakkında çok sınırlı ve genel bilgiler verilmiştir. Çalışmanın esas kısmını ise, derginin yayın amaçları ve ele alınan konular oluşturmaktadır. Makalenin hacmi dolayısıyla dergide yer alan konulardan yalnızca bazıları, yani Doğu- Batı karşılaştırması, Osmanlı aydını ve toplumsal misyonu, emperyalizmin meşrulaştırılması, din konuları üzerinde durulmuştur. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KARAMAN’DA NARH UYGULAMASI VE FİYAT HAREKETLERİ (1800-1850)</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78379</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78379</guid>
      <author>Mehmet AK</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Osmanlı Devleti’nin Larende Sancağı’nın merkez kazası Karaman eski bir yerleşim alanı olup ticaret yollarının kesişim noktasında yer alıyordu. Şehir, ondokuzuncu yüzyılın ilk yarısında orta halli bir kent özelliği taşıyordu. Çarşı ve pazar olarak düzensiz olsa da hareketli olup şehirde arzı karşılayan birçok esnaf grubu vardı. Ülkenin her yerinde olduğu gibi Karaman’da da arz talep dengesi içerisinde toplumun huzurunu sağlamaya öncelik veren Osmanlı Devleti idarecileri, sosyal devlet ilkesinden hareketle temel gıda ve tüketim maddelerine yönelik narh adı verilen bir uygulama ile tavan fiyatı belirlerdi. Yıl içerisinde bahar ve kış başlangıcında iki kez narh konulmakla birlikte gerekli görüldüğü durumlarda uygulamanın sayısı artar ve duruma göre fiyat güncellenirdi. Narh, kadı başkanlığındaki esnafın da bulunduğu bir heyet tarafından konulup sicil defterlerine kaydedilerek esnaflara verilir ve halka duyurulurdu. Narh uygulaması ile bir malın üretim süreçlerindeki maliyetine göre fiyatı belirlenip hem üreticinin hem de tüketicinin zarar görmesi engellenirdi. Konulan narh çerçevesinde bir malın fiyatı ne ise ona uymak mecburiydi. Uymayanlar gerekli yaptırımlarla cezalandırılırlardı. Bu uygulama ile devlet hem halkın ihtiyacı ne ise alım gücü ölçüsünde temin etmelerine destek olur hem de piyasaya kaliteli mal sunulmasını sağlardı. Bu çerçevede Karaman Şer’iyye Sicil Defterlerinde yer alan narh kayıtlarına göre fiyatı belirlenen mallar ile bunların fiyat hareketlerini izlemek mümkün olduğu gibi fiyat hareketleri ile ilgili dalgalanmaları değerlendirmek de mümkündü.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ARNOLD J. TOYNBEE GÖZÜYLE TÜRK BOĞAZLARININ ÖNEMİ VE BOĞAZLARIN TÜRK DIŞ POLİTİKASINDAKİ ROLÜ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77262</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77262</guid>
      <author>Yaşar ÖZÜÇETİN</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Asya ve Avrupa kıtalarının Avrasya olarak adlandırılmasında önemli ve belirleyici unsur, Türk boğazları olmuştur. Türk boğazları, Asya ve Avrupa topraklarını birbirinden ayırdığı gibi birbiriyle de birleştirmiştir. Türk boğazaları, sahip olduğu bu özeliği ile büyük devletlerin ilgi odağını oluşturmuştur.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Osmanlı Devleti’nin Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve Karadeniz Boğazı’nı da elde etmesi, onu bölgenin önemli bir gücü haline getirmiş, sonrası süreçte &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Türk boğazları, sınırları Misak-ı Millî ile tespit edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğini, bütünlüğünü, ekonomisini belirliyen ve kesinleştiren ögelerden biri olmuştur.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;İngiliz tarihçi Arnold J. Toynbee ve İngiliz siyaset bilimci ve tarihçi E. H. Carr, boğazların önemine binaen II. Dünya Savaşı hemen öncesi kaleme aldıkları yazıda; boğazları e&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;linde bulunduran ülkenin kendisine, dünya politikasının büyük devlet oyununda görünür kılınmasını temin ettiğine ve tarihî süreçte Türklerin, boğazları bir koz olarak kullanıp arayışlara giriştiklerine dikkat çekilmiştir. Ayrıca, Türklerin içinde bulunulan konjonktürde, gelecekteki gelişmelerle ilgili kestirimleriyle Büyük Britanya ve Rusya’ya kıyasla en iyi istifade eden ülke olduğu ve dış politikasının odağına boğazları oturttuğu üzerinde durulmuştur.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Bu çalışmada, &lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: EN-US;"&gt;Arnold J. Toynbee ve E. H. Carr’ın formüle ettikleri sorularla kaleme aldıkları 01.12.1938 tarihli The Listner Mecmuasında “Akdeniz, Türkiye ve Karadeniz Boğzaları” başlıklı &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;yazı ele alınmış, adı geçen bu yazarlar nezdinde Türk boğazlarının ö&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;nemi ve Türk dış politikasındaki rolü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;incelenmiştir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FİNANSAL HİZMET PAZARLAMASINDA YAPAY ZEKA KULLANIMI</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77850</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77850</guid>
      <author>Bilge KARAMEHMET ALTUNTAŞAyşen AKYÜZ  </author>
      <description>&lt;p class="z" style="margin: 0cm 10.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="X-NONE" style="font-size: 8.5pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Günümüz pazarlama dünyasının her alanında artık dijtal hizmetler kullanılmaktadır. Bankacılık ve finans hizmetleri pazarlaması alanında da dijitalleşme kaçınılmaz olmuştur. Finansal hizmet pazarlamasında yapay zekanın "insan gibi" işlemleri sayesinde kullanıcıların/yatırımcıların yapay zeka uygulamalarına oldukça uyumlu hareket ettikleri görülmektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="z" style="margin: 0cm 10.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="X-NONE" style="font-size: 8.5pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Teknolojinin ve yapay zekanın finansal hizmetlerdeki işlemleri kolaylaştırması, tüketici kullanım kolaylığının sağlanması, zaman ve maliyet tasarrufu sağlamıştır. Bu sayede; fazla çaba gerektiren işlerin ne denli kolaylaştığı görülmüştür. Makine öğrenmesi, fintek, chatbot, sanal asistan, yüz tanıma gibi kavramların hayatımıza girmesiyle birlikte işlem hızının arttığı ve maliyetlerin azaldığı görülmektedir. Her ne kadar bu kavramlara başta ön yargılı olunsa da artık müşterilerin bu uygulamaları hayatlarının bir parçası haline getirdiği görülmektedir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="z" style="margin: 0cm 10.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="X-NONE" style="font-size: 8.5pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Pazarlamada önem taşıyan güven kavramı, finansal hizmet pazarlamasında teknoloji kullanımı sayesinde bir adım öne çıkmıştır. Müşterilerin finansal hizmet teknolojilerini kullanırken güven duyması bankalar için büyük bir fırsat oluşturmuştur. Bu fırsatı değerlendiren finansal hizmet sağlayıcılarının bir adım önde olduğu düşünülmektedir. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="z" style="margin: 0cm 10.55pt 0.0001pt 0cm; text-align: justify;"&gt;&lt;span lang="X-NONE" style="font-size: 8.5pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Yeni teknolojiler konusunda hevesli olan yeni nesil müşterilerin bu konuda daha hızlı adaptasyon yaşadığı düşünülmektedir. Finansal hizmetlerde dijital teknoloji ve yapay zeka uygulamalarının kullanılması, büyük bir inovasyon olarak görülmektedir. Bu teknoloji sayesinde doğal dil ile sohbet edebilen sanal robotlar, yüz tanıma özelliği / retina tarama özelliği sunan bireysel hesap girişleri, dinamik yatırım önerileri, sanal asistanlar gibi birçok uygulama bulunmaktadır. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 0cm; line-height: normal; margin: 0.35pt 0cm 0.05pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 8.5pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Bu çalışmada öncelikle yapay zeka konusunda literatürde yer alan çalışmalar incelenmiş, ardından finansal hizmetlerdeki yapay zeka uygulamalarına değinilmiştir. Bu çalışmanın gelecekteki finansal hizmet pazarlaması konusunda çalışma yapan akademisyenlere ve profesyonellere kaynak oluşturması beklenmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GRİMM MASALLARINDA KADIN KARAKTERLERİN SUNUMUNA YÖNELİK SOSYOLOJİK BİR DEĞERLENDİRME </title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76979</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76979</guid>
      <author>İpek Beyza ALTIPARMAKEzgi AKTÜRK  </author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 107%; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-fareast-theme-font: minor-latin; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA;"&gt;Kültürel öğeler insanlığın en önemli birikimi olarak kabul edilmektedir. Yazılı ve sözlü kültür öğeleri gelenekleri ve adetleri yansıtması bakımından nesiller boyunca toplumların en önemli kimlik taşıyıcıları olarak sosyal yaşamı şekillendirmiştir. Bu noktada masallar en önemli kültür unsurlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Masallar sözlü aktarım geleneğinin bir ürünü olarak üretildiği toplumların özelliklerini taşımaktadır. Bu noktada meydana geldiği coğrafya ve sosyal algının bir yansıması olarak toplumdan topluma farklılık göstermektedir. Masallar özellikle çocukların hayal dünyasını şekillendirmesi ve pek çok konuda örnek aldıkları karakterleri barındırması bakımından incelenmesi oldukça önemli tasarılardır. Özellikle Batı tarzı masallar söz konusu olduğunda en eski masal geleneğinin temsilcisi olarak Grimm Kardeşler’in derlemeleri karşımıza çıkmaktadır. Grimm Kardeşler’in derlediği masallar gerek masal geleneğinin başlangıcı kabul edilmesi gerekse dünya çapında en çok okunan eserler olması nedeni ile oldukça popülerdir. Buradan hareketle çalışma kapsamında Grimm Kardeşler’in klasik çocuk masalları üzerinden feminist bakış açısıyla bir değerlendirme yapılmıştır. Doküman analizi ile gerçekleştirilen çalışmada Kırmızı Başlıklı Kız, Rapunzel, Küçük Deniz Kızı, Hansel ve Gretel gibi popüler çocuk masalları sosyolojik perspektiften değerlendirilmiştir. Çalışma kapsamında derleme yapıldığı dönemin özellikleri ile şekillenen ve toplumsal cinsiyet eşitliği yaklaşımından uzak olarak tasarlanmış söz konusu masalların çocuklar için kısıtlı alan tasarımları sunduğu görülmüştür. Bu noktada masal karakterlerinin ortaya koyduğu pek çok imajın pedagojik olarak sıkıntılı olduğu düşünülmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EVLİLİK DOYUMUNU BELİRLEYEN BAĞLANMA STİLLERİ VE DUYGUSAL ZEKÂ: EVLİ ÖĞRETMENLER ÜZERİNE BİR İNCELEME</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76763</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76763</guid>
      <author>Büşra NAZLIÖzlem ALTUNSU SÖNMEZ  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: normal; margin: 0cm 1.0cm .0001pt 42.55pt;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Evli öğretmenlerin evlilik doyumlarını inceleyen bu araştırmada evlilik doyumunu arttıran ve azaltan duygusal zekâ ve bağlanma stilleri faktörleri incelenmiş ve aralarında anlamlı farklılıklar aranmıştır. Bu bağlamda Konya’nın Meram ilçesinde çalışan 110 kadın ve 89 erkek 191 evli öğretmen araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmış ve veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Evlilik Yaşam Ölçeği, Gözden Geçirilmiş Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği ve Yakın İlişkide Yaşantılar Envanteri (YİYE) kullanılmıştır. Veri analizinde T-test, Anova, korelasyon ve aşamalı regresyon analizi ile farklılıklar ve ilişkiler ortaya konmuştur. Araştırma sonucunda kaygı ve kaçınma bağlanma stilleri ile evlilik doyumu arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu yani kaçınma ve kaygı boyutu azaldıkça evlilik uyumunun arttırdığı tespit edilmiştir. Güvenli ve saplantılı bağlanma stilleri ile evlilik doyumu arasında pozitif bir ilişki bulunmuştur. İyimserlik/iyi oluş ve duyguların değerlendirilmesi duygusal zekâ alt boyutları ile evlilik doyumu ilişkisi yine pozitif yönlü ve anlamlı bulunmuştur. Kaygı ve kaçınma boyutları iyimserlik/iyi oluş/iyi oluş boyutuyla negatif, duyguların değerlendirilmesi ve duyguların kullanımı ile pozitif yönlü bir ilişki göstermiştir. Demografik değişkenlerin ise evlilik doyumu üzerinde bir etkisi olmadığı görülmüştür.&amp;nbsp;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: normal; margin: 0cm 1.0cm .0001pt 42.55pt;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;Evlilik doyumu, Bağlanma stilleri, Duygusal zekâ&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="margin-bottom: .0001pt; text-align: justify; text-indent: 35.45pt; line-height: normal;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 10.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman';"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DUVAR RESİMLERİNİN KORUMA ONARIMINDA GRAFİK DOKÜMANTASYONUN ÖNEMİ: NEŞET GÜNAL’IN GÜNCEL DUVAR RESMİ ÖRNEĞİ ÜZERİNDEN İNCELEMELER</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77804</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77804</guid>
      <author>Seda KARTALGülder EMRE  </author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 15.1pt 0.0001pt 14.2pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;Bu çalışmanın ana konusu olan grafik dokümantasyon, koruma-onarım çalışmalarının doğru ilerlemesi için gerekli temel aşamalarından biridir. Güncel bir kavram olan grafik dokümantasyon ise fotografik kayıtlar ve bilgisayar programlarıyla desteklenerek bu alana yenilik getirmektedir. Grafik dokümantasyon yöntemleri diğer belgeleme tekniklerine göre daha pratik yöntemler içermektedir. Bu teknikler, özel olarak tasarlanmış ışıklar kullanılarak farklı ışıklar ile yapılan fotoğraf çekim teknikleriyle ve bilgisayar destekli uygulamalarla yapılmaktadır. Tekniğin çalışma prensibine bağlı olarak dijital ortamda düzeltmelerini veya detaylı görsel incelemelerini yapmak mümkündür. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 15.1pt 0.0001pt 14.2pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;Bu çalışma; İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik bölümünün en üst katta bulunan Türkiye’nin ilk atom fizikçisi Prof. Dr. Mustafa Fahir Yeniçay’ın (1902 &amp;ndash; 1988) adını taşıyan amfide yer alan Ressam Neşet Günal’a (1923-2002) ait 1959 tarihli, 22 m2 boyutlarındaki “Bilimin Gelişimi” isimli duvar resmi üzerinde uygulanan grafik dokümantasyon teknikleri ile yapılan incelemeleri ve değerlendirmeleri kapsamaktadır. &lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 15.1pt 0.0001pt 14.2pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;Duvar resminde sırasıyla; görünür ışık (VIS) ile fotoğraflama, makro (yakın çekim) fotoğraflama, yandan eğilimli ışık ile fotoğraflama (RAK), morötesi floresan ışık ile fotoğraflama (UVF), kızılötesi ışık ile fotoğraflama (IRF), yansıtma do&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;̈&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;nu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;̈&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;s&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;̧&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;u&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;̈&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;mlu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;̈&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt; go&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;̈&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;ru&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;̈&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;ntu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Times New Roman','serif';"&gt;̈&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;leme (RTI) teknikleri ile g&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Palatino Linotype';"&gt;ö&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;rsel dok&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Palatino Linotype';"&gt;ü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;mantasyonu (belgelemesi) yapılmıştır. Elde edilen verilerle sanatçının incelenen duvar resimde kullandığı sanatsal teknikler, resmin yüzeyinde meydana gelen bozulmalar ve hasarlar tespit edilerek uygun lejantlar oluşturulmuş ve Adobe Photoshop programı ile “Bilimin Gelişimi” isimli duvar resminin fotoğrafı üzerine işlenmiştir.&lt;/span&gt;&#13;
&lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 0cm; margin: 0cm 15.1pt 0.0001pt 14.2pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; line-height: 150%; font-family: 'Palatino Linotype','serif';"&gt;Elde edilen görüntü kayıtları ile duvar resminin tekniği, mevcut durumu gibi detayları hakkında belge niteliğinde bilgilere ulaşılmıştır. Ayrıca bu sonuçlar daha sonra yapılacak olan koruma-onarım çalışmalarına katkı sağlayacaktır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SURİYE İÇ SAVAŞI’NDA KREMLİN’IN İKİLEMİ: GÜVENLİK TEHDİDİ VE TİCARET ORTAKLIĞI BAĞLAMINDA RUSYA-İSRAİL İLİŞKİLERİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77158</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77158</guid>
      <author>Ahmet TURAN</author>
      <description>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; margin: 0cm 8.05pt .0001pt 14.2pt;"&gt;&lt;span lang="EN-US" style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; color: black;"&gt;Rusya’nın İsrail ile ilişkilerinin tarihi bu ülkenin kuruluşu kadar eskiye dayanmaktadır. Kremlin, Tel-Aviv’e her zaman önem vermekle birlikte bazı dönemlerde Rusya-İsrail ilişkileri çeşitli sınamalardan geçmiştir. Bu süreçlerden biri de şüphesiz ki Suriye iç savaşıdır. 2011 yılında Ortadoğu’da başlayan Arap ayaklanmalarının Suriye’de daha da karmaşık hale gelerek bir iç savaşa dönüşmesi bölge için yeni bir eşik olmuştur. Suriye’deki çıkarlarını Esad rejimi ile paralel gören Moskova, 2015 yılında iç savaşa doğrudan müdahale ederek rejimi destekleme yoluna gitmiştir. İç savaşta karşı saflarda yer alan Rusya ve İsrail ilişkileri karşılıklı tehdit algısını da beraberinde getirmiştir. Ancak söz konusu dönemde iki ülke arasındaki ticari bağların da devam etmesi ilginç bir ikilemi de beraberinde getirmiştir. Hatta Suriye iç savaşında iki ülke “uçak krizi” ile doğrudan karşı karşıya gelse de anılan kriz de kısa süre içerisinde aşılmıştır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;Rusya’nın Suriye iç savaşında paradoksal bir şekilde her iki ilişki düzeyini de bir arada sürdürmesi Moskova’nın geleneksel pragmatist yaklaşımının ürünüdür. Bu çalışmanın amacı, Suriye iç savaşında Rusya’nın İsrail’i bir yandan güvenlik tehdidi olarak algılarken diğer yandan bu ülke ile ticaretini sürdürmesinin nedenlerini ortaya koymaktır. Bunun yanında söz konusu çelişkili ilişki biçiminin hangi değişkenler üzerinden ve nasıl gerçekleştiğine de odaklanılmaktadır. Çalışmada bilimsel araştırma yöntemlerinden içerik analizinin yanı sıra söylem analizine de yer verilmektedir. Yapılan analiz sonucunda Rusya’nın Suriye İç Savaşı’nda İsrail ile ilişkilerindeki ikilemin sebepleri gerekçeli bir şekilde sunulmaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>VİZYON SIFIR İLE MUTFAK SEKTÖRÜNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77959</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=77959</guid>
      <author>Filiz ARICAK</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Esas amacı, trafik kazalarından kaynaklanan ölüm ve ciddi yaralanmaları tamamen ortadan kaldırmak olan Vizyon Sıfır yaklaşımı, insan kaynaklı hataların olmasını kabullenirken bu hataların ölüm gibi ciddi sonuçlar oluşturmamasını hedefler. Vizyon Sıfır yaklaşımını iş sağlığı ve güvenliği süreçlerine entegre etmek, iş kazalarını minimize etmede etkin bir strateji sunar. Bu yaklaşım, iş kazalarının tamamıyla ortadan kaldırılmasını hedeflerken iş kazalarının önlenmesinde sorumluluğu, çalışandan ziyade yönetim ve diğer üst mercilere dağıtır, çalışan odaklı faaliyetler yerine işyeri güvenliğine yönelik faaliyetler sunar ve reaktif yerine proaktif yaklaşım sergiler. Bu bağlamda geleneksel yaklaşımlardan farklıdır. Çeşitli sektörlerde uygulaması yapılan bu prensip spesifik olarak mutfaktaki iş kazalarını azaltmak için de uygulanabilir. Gerek ticari veya endüstriyel gerekse de küçük çaptaki işletme mutfakları fiziki ortam (kaygan zeminler gibi), kullanılan veya temas edilen unsurlar (keskin aletler ve sıcak yüzeyler gibi) ve yoğun çalışma temposu gibi çeşitli risk faktörlerini barındırır. Vizyon Sıfır buradaki riskleri minimum seviyelere indirgemek ve güvenlik kültürünün kazandırılmasında katkı sunabilir. Mevcut çalışma Vizyon Sıfır yaklaşımını araştırmak, literatür ışığında mutfak çalışanlarının maruz kalabileceği iş kazaları ile meslek hastalıklarına neden olan unsurları belirlemek ve Vizyon Sıfır stratejisinin mutfak sektöründe iş sağlığı ve güvenliğine katkılarını araştırmayı amaçlamaktadır. Mutfaklarda Vizyon Sıfır yaklaşımı, iş kazalarının azaltılmasında etkili bir strateji sunsa da kararlı ve gerçekçi bir şekilde sahiplenilmesi gerekmektedir.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKİYE’DE BEŞ YILLIK KALKINMA PLANLARI ÇERÇEVESİNDE KENT İÇİ ULAŞIM VE RAYLI SİSTEMLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74411</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=74411</guid>
      <author>Sevilay BOSTANCI</author>
      <description>Toplu taşıma kentlerde yaşayan vatandaşlara sunulan kamusal hizmet niteliğindedir. Bu çalışmanın amacı ilki 1963-1967, onbirincisi 2019-2023 yıllarını kapsayan beş yıllık kalkınma planları çerçevesinde kent içi ulaşım ve raylı sistemlerin değerlendirilmesidir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden olan içerik analiz tekniği kullanılmıştır. Verilerin analizi aşamasında onbir adet beş yıllık kalkınma planı incelenmiş ve kent içi ulaşım ve raylı sistemlerdeki politika ve stratejiler değerlendirilmiştir. Birinci beş yıllık kalkınma planında; maliyetlerin düşürülmesi, hizmet kalitesinin yükseltilmesine, ikinci kalkınma planında; kent içi ulaşım sorunlarına değinilerek ulaşım planından ilk defa bahsedilmiştir. Üçüncü kalkınma planında; kent içi ulaşım problemlerine, dördüncü kalkınma planında; kent içi ulaşımda özel araç kullanımının ve petrole dayalı politikaların sebep olduğu problemlere, İstanbul ve Ankara’da hafif raylı sistem ve metronun yapımına başlanmasına değinilmiştir.&#13;
Beşinci kalkınma planında; ulaşım planlaması kavramının gereğine ve şehirler için hazırlanacak ulaşım planlarının imar planlarıyla bütünleşik şekilde uyumlu olmasının gerekliliğine, altıncı kalkınma planında; trafik ve ulaşım problemlerinden, kent içi ulaşımla ilişkili herhangi bir hedef, politika ve ilke saptanmadığından ve somut bir projeye yer verilmediğinden, yedinci kalkınma planında; büyükşehir belediyelerinde ulaşım ihtiyacının nazım plan kararları ile koordineli bir şekilde karşılanarak kent içi ulaşım ana planı çalışmalarına hız kazandırılması ve planda belirtilmiş olan önceliklere yönelik toplu taşıma sistemlerine ağırlık verilmesinin gerekliliğine değinilmiş, sekizinci kalkınma planında;&amp;nbsp; kent içi ulaşımda örgütlenme, sorumluluk, yetki ve mevzuatla ilişkili problemlerin çözüme kavuşturulması amaçlanmıştır.&#13;
Dokuzuncu beş yıllık kalkınma planında; ulaşımda AB bakış açısı vurgusu yapılmış, bu anlamda kent içi ulaşımda kapasitenin artırılmasından ise, trafik ve talep yönetimi stratejilerinden söz edilmiştir. Onuncu beş yıllık kalkınma planında; çok gelişmemiş bölgelerin ulaşım bağlantısının geliştirilmesi, koridor yaklaşımına geçilmesi, ulaşım sistemleri arasında entegrasyonun sağlanması üzerinde durulmuştur. On birinci beş yıllık kalkınma planında; kent içi ulaşımda erişilebilirliğin artırılması için çalışmalar yapılmasının gerekliliği üzerinde durulmuştur.</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DEPREM KORKUSUNUN SOSYAL VE DUYGUSAL YALNIZLIĞA ETKİSİNİN BELiRLENMESİ: HATAY İLİ ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78118</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78118</guid>
      <author>Ali GÖDEFatma Nuray KUŞCU ŞAHİN  </author>
      <description>&lt;p class="Keyword" style="text-indent: 35.45pt; line-height: normal; margin: 0cm 1cm 0.0001pt 42.55pt; text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt;Bu çalışmada 6 Şubat depreminde en çok yıkıma uğrayan Hatay ilinde yaşayan bireylerin deprem korkularının düzeyin belirlenmesi, bu korku düzeyinin onların sosyal ve duygusal yalnızlıklarına etki edip etmediğini belirlemek amaçlanmıştır. Genel tarama yöntemi ile nicel biçimde yapılan çalışmaya amacı kapsamında kolayda örnekleme yöntemi ile belirlenen 435 depremzede katılım göstermiştir. Çevrimiçi yöntemle verilerin temin edildiği çalışmada&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;“Kişisel Bilgi Formu”,&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;“&lt;span style="mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Deprem Korkusu Ölçeği&lt;/span&gt;” ve “&lt;/span&gt;&lt;span lang="EN-GB" style="font-size: 9.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: EN-GB; mso-bidi-font-weight: bold; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Sosyal ve Duygusal Yalnızlık &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-weight: bold; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Ölçeği”&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 9.0pt; mso-bidi-font-size: 10.0pt; font-family: 'Palatino Linotype',serif; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-bidi-font-weight: bold;"&gt; kullanılmıştır. Veri analizinde SPSS paket programının kullanıldığı çalışmada, verilerin normal dağılımdan sapmadığı için parametrik testlerden yararlanılmıştır. Böylece bağımsız gruplarda t testi, ANOVA, pearson korelasyon ve basit doğrusal regresyon testleri uygulanmıştır. 435 depremzede araştırmaya katılım göstermiştir. Bu depremzedelerden %62.3’ü 18-24 yaş arası, %20.7’si 25-29 yaş arası, %17’si 30 yaş ve üzeri yaş grubundadır.&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;%66.9’unu kadınların oluşturduğu katılımcı gurubunda %33.1 oranında erkek katılımcı bulunmaktadır. Katılımcıların %81.1’i bekâr, %18.9’u evli ve %5.5’i ilkokul, %6.2’si ortaokul, %19.1’i lise, %67.8’i üniversite ve %1.4’ü yüksek lisans ve üzeri mezunudur. Göçük altında kalma durumunun araştırıldığı maddeye depremzedelerin %43.4’ü “evet” yanıtını verirken, %56.6’sı “hayır” şeklinde cevaplamıştır. Yakınlarını kaybeden katılımcı oranı %45.7’dir. Depremin neden olduğu ev veya iş kaybını yaşayan depremzede oranın ise %32.2 olarak belirlenmiştir. Yapılan analizler neticesinde depremzedelerin deprem korkularının onların sosyal ve duygusal yalnızlıkları üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. &lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>PAZAR YÖNLÜLÜĞÜN İHRACAT PERFORMANSINA ETKİSİNDE İNOVASYONUN ARACILIK ROLÜ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76215</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=76215</guid>
      <author>Taha ŞEYHANOĞULLARIKahraman ÇATI   ,Meliha Elif GÜVEN </author>
      <description>Günümüz dünyasında küreselleşmenin etkisiyle kendilerini yoğun bir rekabet ortamında bulan işletmeler, pazar paylarını arttırmak için dış pazarlara açılmak zorunda kalmaktadırlar. Yapılan akademik çalışmalar, işletmelerin yurtdışına giriş stratejileri içerisinde genellikle ihracatı seçtiğini göstermektedir. Bu çalışmada Pazar yönlülük, ihracat performansı ve inovasyon kavramları birlikte ele alınmıştır. Bu çalışmanın amacı, pazar yönlülüğün ihracat performansına etkisinde inovasyonun aracılık rolünü tespit etmektir. Ayrıca pazar yönlülüğün inovasyon ve ihracat performansı üzerinde etkisi olup olmadığı da gözlemlenmiştir.&#13;
Araştırmanın evrenini Malatya ilinde faaliyet gösteren ve ürünlerini yurt dışına ihraç eden 110 ihracat firması oluşturmaktadır. Çalışma nicel yöntemle geliştirilmiştir. Araştırma verilerini toplamak için anket tekniğinden faydalanılmış ve 203 anket değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın amacı kapsamında toplanan veriler, spss26 process makro kullanılarak aracılık analizi uygulanmıştır. Araştırmada Pazar yönlülük, inovasyon ve ihracat performansı değişkenlerinin boyutları analiz edilmiştir. Araştırmanın bağımsız değişkeni Pazar yönlülük, müşteri odaklılık ve rakip odaklılık olmak üzere iki boyuttan oluşmuştur. Araştırmanın bağımlı değişkeni ihracat performansı ve aracı değişken inovasyon ise tek boyut olarak ele alınmıştır.&#13;
Bulgulara göre; pazar yönlülüğün inovasyon ve ihracat performansı üzerinde anlamlı ve olumlu etkisi olduğu görülürken, inovasyonun ihracat performansı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, pazar yönlülüğün ihracat performansına etkisinde inovasyonun aracılık rolü olmadığı da gözlemlenmiştir.</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİJİTAL MEDYADA MAYMUN ÇİÇEĞİ (Mpox): TIK ODAKLI HABERCİLİK STRATEJİLERİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78312</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78312</guid>
      <author>Ferhan KILINÇ</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Bu çalışmada, haber başlıklarının tık odaklı olup olmadığını tespit etmek ve tık odaklı habercilik stratejilerini incelemek üzere, Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri Maymun Çiçeği acil durum ilan tarihi (13 Ağustos) ve Dünya Sağlık Örgütü uluslararası öneme sahip halk sağlığı acil durumu ilan tarihi (14 Ağustos) ile 31 Ağustos tarihi arasında, 2024 yılı Ağustos ayında en çok tıklanma alan Hürriyet, Mynet, Sözcü, Sabah ve Milliyet adlı internet haber sitelerinde, Maymun Çiçeği, Mpox, MonkeyPox etiketi ile taranarak bulunan toplam 234 haber başlığı seçilmiş, haberler başlıklarının 105 tanesinde tık odaklı başlıklar tespit edilmiş, 129 tanesinde ise tık odaklı stratejilerin kullanılmadığı görülmüştür. Çalışmada içerik analizi yöntemi kullanılmış, tık odaklı değerlendirilen 105 haber, konu içeriklerine, içerik kaynaklarına ve haber başlıkları özelinde tık odaklı habercilik stratejilerine göre kategorilere ayrılmıştır. Bu kategoriler üzerinden karşılaştırmalar yapılmış ve her bir stratejinin kullanım sıklığına göre yüzdelik hesaplamalar yapılarak tablolara işlenmiştir. Elde edilen veriler incelendiğinde her bir haber başlığında “Merak Uyandırma/ İleriye Yönelik Referans/Katafora/ Yorum ve Değerlendirme İçeren Başlık”, “Abartma/Grafik (rahatsızlık veren anlatım)/Kışkırtma”, “Belirsiz/Eksik-Çelişkili-Yarım cümle/Gizli Özne veya Nesne”, “Soru sorma/Bilgi vermeyi vadetme”, “Alıntı Yapma/Haberin İçerisinden Seçilen Referans Kelime-Cümle”, “Biçimlendirme/Noktalama, Büyük Harf, Şok-Flaş-Bomba-Son Dakika” kategorilerindeki stratejilerin birine ya da birkaçına&lt;span style="mso-spacerun: yes;"&gt;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;başvurulduğu görülmüştür. Haber başlıklarının, toplumu bilgilendirme, farkındalık kazandırma amacı taşırken aynı zamanda tıklanma oranlarını artırma amacıyla kurgulandığı tespit edilmiştir. Bu durum, haberlerde bilgilendirme rolü ile ticari çıkarların eş güdümlü olarak yürütüldüğünü göstermektedir. Tık odaklı haberlerde öncelikle vaka ve ölüm, uyarı, önlem ve tavsiye, bilgilendirme, karantina/kapanma gibi dikkat çekici ve çarpıcı konulara yoğunlaşıldığı belirlenmiştir. Özellikle vaka ve ölüm konusunun en yüksek oranda işlenmesi, okuyucularda duygusal bir tepki ve merak motivasyonu uyandıracak konuların tercih edildiğini göstermektedir. Bu durum, haberlerin hem toplumsal bilinci artırmayı hem de yüksek tıklanma oranları sağlamayı hedeflediğini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, Maymun Çiçeği (Mpox) ile ilgili haber başlıklarında bilgi güncellemeleri ile sansasyonel öğelerin ve tık odaklı habercilik stratejilerinin birlikte kullanıldığını, böylece etik ve güvenilir habercilik ilkelerinin ihmal edildiğini ortaya koymaktadır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>OSMANLI YÖNETİM GELENEĞİNDE KAPİTÜLASYONLARIN  ETKİSİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78033</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=78033</guid>
      <author>Ziya Göksel ŞENGÖR</author>
      <description>&lt;span style="font-size: 9.0pt; font-family: 'Palatino Linotype','serif'; mso-fareast-font-family: Calibri; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: EN-US; mso-bidi-language: AR-SA; mso-bidi-font-style: italic;"&gt;Küçük bir beylikten büyük bir devlete uzanan ve 14.yüzyıldan başlayarak 20.yüzyılın ilk çeyreğine kadar yaklaşık 600 yıllık bir dönemde siyasi varlığını sürdüren Osmanlı İmparatorluğu, özellikle 16.yüzyılda Batılı devletlere ticareti artırma, siyasal yakınlık kurma vb çeşitli amaçlarla önemli imtiyazlar vermiştir. Kapitülasyon olarak adlandırılan bu imtiyazlar her ne kadar öncelikli olarak ticaret alanında kendini göstermekte olsa da idari ve adli alanda da uygulama alanı bulmuştur. Özellikle 19.yüzyıldan itibaren Osmanlı Devleti’nin eski gücünü kaybetme sürecine paralel olarak idari alanlardaki uygulama örneklerinin, sadece nicelik değil nitelik olarak da artmakta olduğu görülmektedir. Kapitülasyonların iktisadi alanda farklı bir yapıya bürünmesi Baltalimanı Anlaşması ile olurken, adli/idari alanda farklı bir yapıya bürünmesi ise Koruma (Protege) Sistemi ile olmuştur. Başlangıç yıllarında sadece yabancı devlet vatandaşları için geçerli olan Koruma Sistemi zamanla Osmanlı vatandaşları için de kullanılmaya başlanmış ve belirli bir zaman sonra devletin yönetim geleneğindeki düşünce ve eylem kalıplarını değiştirecek noktaya gelecek kadar etkili olmuştur. Bu çalışmada kapitülasyonların etkileri ticaret ve adli/idari alandaki etkileri olarak iki başlığa ayrılarak incelenecektir. Adli ve İdari alandaki uygulamaların kısmen de olsa birbirlerinden beslenen uygulamalar olması bu iki alandaki uygulamaları tek başlık olarak inceleme düşüncesinin temelini oluşturmaktadır. Bu düşünce ile şekillendirilen bu çalışmada, kapitülasyonların belirtilen başlıklardaki etkisi ve uzun yıllardır söz konusu olan uygulama pratiklerini dönüştürmesine ilişkin değerlendirmelerin ana hatlarıyla genel bir çerçevesi oluşturulmaya çalışılacaktır.&lt;/span&gt;</description>
      <pubDate>2025-01-12</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


