






   
<rss version="2.0">
  <channel>
    <title>The Journal of Academic Social Science Studies, Yıl 2012 Sayı 5 Issue 5</title>
    <link>https://jasstudies.com/?mod=sayi_detay&amp;sayi_id=549</link>
    <description>The Journal of Academic Social Science Studies</description>
    <language>tr</language>
    <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    <generator/>
    <item>
      <title>SANATIN KÖKENLERİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26157</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26157</guid>
      <author>Canan BİRSOY ALTINKAŞ</author>
      <description>Bu çalışmada sanatın kökenleri araştırılmaktadır. İnsanlığın başlangıcından ve de özellikle ellerin alet olarak kullanılmaya başlanmasından bu yana insanoğlu bilinçli ya da bilinçsiz olarak pek çok sanat eseri üretmiştir. Ilkel çağlarda kabile büyücüleri, bereketli bir avlanma ya da kabilenin iyiliği için heykel veya büyü yapma yetenekleriyle bilinirlerdi. Benzer bir şekilde Ortaçağ’da sanatçılar dini yüceltmek için eserler verirlerdi. Sanatın erken dönem ürünlerini günümüz sanat tarihi bilgimizle yorumlarsak, büyük bir hataya düşmüş oluruz. Bu nedenle sanat eserinin üretildiği dönemin sosyal, ekonomik ve siyasi koşullarını bilmek oldukça önemlidir. Bu makale söz konusu süreci analiz etmeye çalışmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DEĞİŞEN ORTA ASYA VE KAFKASLARDA RADİKAL UNSURLARIN YÜKSELİŞİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26220</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26220</guid>
      <author>Yaşar BEDİRHAN</author>
      <description>Orta Asya ve Kafkasya bölgesi sahip olduğu coğrafî konumu, doğal zenginlikleri gibi hem ekonomi hem de ticaret ve siyaset açısından önemli olduğundan bölgeye çeşitli aşırı hareketler yönelmektedir. Bu ekstremist hareketlerin bölgeye ilişkin olarak güttükleri çıkarların büyüklük ve önemlilik oranına paralel olarak etkinlik göstermeleri beklenebilir. Nitekim, Orta Asya ve Kafkasya bölgesinde eski Sovyetlerin yol açmış olduğu din alanındaki boşluğu doldurmak ve aynı zamanda da mevcut seküler düzenler açısından tehlike oluşturmak suretiyle birçok aşırı dini hareketlerin faaliyet gösterdiği de bir gerçektir. Bunlar; bölgenin içinden olup dış kaynaklı destek sahibi olan, bölgeye doğrudan bitişik ve hatta bölgenin dışından olan Ürdün ve Suudi Arabistan kaynaklı “Müslüman Kardeşler” ve “Vahhabizim” ile İran kökenli “Hizb-ut-Tahrir”, Afganistan’daki Taliban yönetiminin desteklediği “Özbekistan İslami Hareketi” örgütleridir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TÜRKÇEDE FİİL ÇEKİMİNİN KURULUŞU ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26217</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26217</guid>
      <author>Mehmet Turgut BERBERCAN</author>
      <description>Bu makalede, tarihî ve çağdaş Türk lehçelerinden alınan örnekler vasıtasıyla Türkçede fiil çekiminin nasıl oluşturulduğu, yapısal özellikleri ve fonksiyonel kullanım alanları belirtilmiş, basit ve birleşik çekim olmak üzere iki şekilde oluşturulan fiil çekiminin genel esasları üzerine çeşitli değerlendirmeler ileri sürülerek birleşik çekim kurucusu er– (&gt; ér–, é–, e–, i–) esas yardımcı fiilinin morfolojik, sentaktik ve morfotaktik düzlemde fonksiyonları incelenmiş, Eski ve Orta Türkçe metinlerden seçilmiş örnekler üzerinden yapısal durumu ortaya konularak düşürüldüğü kısaltmalı kullanımlar belirlenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ANADOLU KÜLTÜRÜNDE BİR SANAT YAPITININ ÜRETİM SÜRECİNDE SOYUTLAYICI BİR SORUN OLARAK MODERNLİK</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26200</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26200</guid>
      <author>Sedat CERECİOlgun ATAMER, Murat BAYAZİT</author>
      <description>Sanat da, tüm diğer yaşam unsurları gibi tarihsel süreç içinde gelişmiş, dönüşmüştür. Sanayi Devrimi öncesinde kırsal alanlarda geleneksel yapı içinde yaşayan insanların, toplumsal yaşamın bir parçası ve yaşamın işlevsel öğesi olarak ürettikleri sanat yapıtları, teknik gelişmeler, siyasal, ekonomik ve kültürel değişimlerle biçim ve anlayış değiştirmiş; sanatın biçimi ve içeriği de değişmiştir. Yeni akım ve tekniklerle ortaya çıkan modern biçem, insanların yaşamlarına, düşüncelerine, üretimlerine olduğu gibi, sanata da yeni bir nitelik kazandırmıştır. Sanatın düşünsel yaklaşımı modern çağın koşullarına göre biçimlenirken, içeriği ve rolü konusunda da kimilerine göre olumsuz dönüşümler olmuş sanatın alanı daralmıştır. On binlerce yıldır değişik toplumların yaşadığı Anadolu’da da, yaşamın başat bir unsuru olan ve doğrudan yaşamın pratiğinin içinde yer alan sanat üretimleri, modern yaşamla birlikte daha dar alanlara çekilmiş, yaklaşımlar sığlaşmış; sanat basit bir tüketim malzemesine dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>BİR MİLLİ İKTİSAT PROJESİ:İZMİR İHRACAT VE İTHALAT TÜRK ANONİM ŞİRKETİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26160</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26160</guid>
      <author>İrfan Davut ÇAM</author>
      <description>II. Meşrutiyet'in ilanından sonra özellikle Balkan Savaşlarıyla birlikte küçük Balkan Devletleri bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamıştır. İmparatorluk sınırlarında uzun bir süreden beri yaşanan geri çekilmenin Müslüman-Türk unsurlar üzerinde yarattığı milliyetçi duygular, İttihat ve Terakki Cemiyeti tarafından eğitim alanına kanalize edilmiştir. Ancak Osmanlı ekonomisinin mevcut durumu eğitim reformunun önünde önemli bir engeldi. Bu engeli ortadan kaldırmanın yolu ise kendi kendine yeter bir iktisat politikasıdır. Bu nedenle cemiyet, gayrimüslim merkezli ticaret ve iktisat faaliyetlerini Müslüman-Türk merkezli milli bir iktisat politikasına kaydırmıştır. Cemiyet, liberalizm karşıtı bir hale dönüşen bu iktisat politikası sayesinde " milli tüccar" ya da "milli burjuvazi" adı altında milli şirketler oluşturma yoluna gitmiştir. Bu politika sayesinde Müslüman-Türk vatandaşlar ticarete teşvik edilmiş ve bu konuda gerekli kolaylıklar sağlanmıştır. Bu kolaylıkların bir örneğini oluşturan milli şirketlerden bir tanesi de İzmir'de 29 Mart 1333[1917] tarihinde “ İzmir İhracat ve İthalat Türk Anonim Şirketi” adıyla kurulmuştur. Bu yeni ticarî şirket, çok ortaklı bir mekanizma olarak İzmir’de önemli atılımlarda bulunmuştur. Bu çalışmamızda, şirketin kuruluş nizamnamesi çerçevesinde idari ve iktisadî yapısı ve uygulanan milli iktisat politikasının kısa bir değerlendirmesi yapılacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SOSYAL BİLGİLER DERSİNDE ÖĞRENCİLERİN ELEŞTİREL DÜŞÜNME BECERİLERİNİ GELİŞTİRMEK İÇİN ÖĞRETMENLERİN YAPTIKLARI ETKİNLİKLER</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26196</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26196</guid>
      <author>Tekin ÇELİKKAYA</author>
      <description>Bu araştırmada, Sosyal Bilgiler dersinde öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek için yapılan etkinlerin uygulanma durumları ve bu etkinliklerin cinsiyetlere, mezun olunan alana ve mesleki kıdeme göre farklılaşıp-farklılaşmadığı incelenmiştir. Veriler 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Kırşehir il merkezinde farklı okullarda görev yapan 50 sınıf öğretmeni (4. ve 5.sınıf) ile 50 sosyal bilgiler öğretmeni olmak üzere toplam 100 öğretmene uygulanan ölçek yoluyla toplanmıştır. Araştırmanın örneklemi, seçkisiz örnekleme kullanılarak oluşturulmuştur. Analiz sonuçlarında, KMO değerinin ,788 ve Bartlett’s değeri 1618,629 olarak bulunmuştur (p</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1845 POLİS NİZAMNAMESİ: 12. VE 13. MADDELER ÜZERİNE BİR YENİDEN DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26227</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26227</guid>
      <author>Cem DOĞAN</author>
      <description>Bu makale, Türk çalışma ilişkileri yazınında önemli bir yere sahip olan 1845 tarihli Polis Nizamnamesi adlı düzenlemeyi tartışmak ve Osmanlı-Türk işçi sınıfının gelişiminin kısa bir evresine ışık tutmak amacıyla kaleme alınmıştır. Osmanlı-Türkiye işçi sınıfının tahlil ve detaylı bir tetkiki gerçekleştirilmek istendiğinde karşılaşılacak başlıca engel, eldeki eski dönemlere dair verilerin yetersizliği olacaktır. Bu bakımdan, burada elde edilebilen azami bilgiler kümesi dâhilinde konuyu derinlemesine irdelemek ve sağlıklı sonuçlara ulaşmaya çalışmak makalenin odak noktalarından birini teşkil etmek suretiyle en az makalenin içeriği kadar önem kazanmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Türk Basını ve Arşiv Belgelerine Göre ATATÜRK DÖNEMİ (1920–1938) TÜRK - IRAK İLİŞKİLERİ VE SADABAD PAKTI</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26223</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26223</guid>
      <author>İbrahim ERDAL</author>
      <description>Irak, Osmanlı devletinden ayrılarak Ortadoğu’da kurulan devletlerden birisidir. Irak 1932 yılına kadar İngiltere himayesinde olsa da ikili ilişkilerde taraf devlet olarak hareket etmiştir. Irak ve Türkiye ilişkilerinde en önemli sorun Musul meselesi ve sınırların belirsizliği olmuş, İtalya’nın yayılmacı politikaları da iki devlet arasında bölgesel bir paktın oluşum sürecini de başlatmıştır. Bu makalede iki devlet arasındaki ilişkilerin gelişimi ve Sadabad paktı incelenmiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ’NDEN VERİLEN GÖÇÜN AKIM YÖNÜ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26228</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26228</guid>
      <author>Veysi GÜNAL</author>
      <description>The direction of migration from Southeastern Anatolia Region and changes in periods covering 1975-2011 have been examined in this paper. Today, the most migration from the region is in order İstanbul (20.08%), Ankara (5.37%), Mersin (5.07%), Adana (4.87%), İzmir (4.28%), Antalya (3.96%), Bursa (2.04%), Konya (1.46%) and Kocaeli (1.46%). However, compared to the period of 1975-1980, taday, it has been significantly changes in the direction of migration. Really, the rate of İstanbul and Antalya in given migration has significantly increased. The rate of Ankara, Bursa, Kocaeli and Konya has increased less. But, the rate of Izmir, Mersin and Adana has significantly decreased. On the other hand, the direction of migration is not the same in all provinces in the region. For example, the most migration from region to Istanbul has been from Batman (35.9%), to Ankara from Şanlıurfa (6.7%) and Diyarbakır (6.7%) The most migration from region to İzmir and Adana is from Mardin (9.1% and 8.7%), to Antalya and Konya from Şanlıurfa (5.2% and 1.9%), to Bursa from Diyarbakır (3.5%), to Mersin from Şanlıurfa (6.9%) and Şırnak (6.9%) and to Kocaeli from Şırnak (1.4%). The main reasons for this difference are the direction of the first migration in provinces and economic similarities between provinces which getting migration and sending. Also, thanks to the economic potentials, the ability to attract migration of neighboring provinces is an important factor, too. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>TARİHÎ SÜREÇ İÇERİSİNDE TÜRK TOPLUMUNDA VE DEVLETLERİNDE KADININ YERİ VE ÖNEMİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26173</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26173</guid>
      <author>Ahmet GÜNDÜZ</author>
      <description>Bu çalışmada Türk toplumunda kadının yeri ve önemi konusuna tarihi perspektiften bakılmaya çalışmıştır. Bu yüzden İslam öncesi Türk toplumunda kadının rolü, Selçuklu ve Osmanlı devri Türk toplumunda kadın yeri ve önemi hakkında bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Ayrıca Türk dışı milletlerde kadın konusu da mukayese edilmesi amacıyla ele alınarak incelenmiştir. Türk insanı Anadolu’ya geldikten sonra devrin şartları gereği Ahilik teşkilatını kurarak Türk erkeklerini eğiterek bir yandan meslek sahibi olmalarını sağlamış diğer yandan iyi vatandaş olmanın özelliklerini öğreterek yetiştirdikleri görülmektedir. Ahilik teşkilatı içerisinde Türk erkeklerini yetiştirdikleri gibi Anadolu bacıları teşkilatını kurarak da Türk kadınlarını kızlarını da geleceğe hazırladıkları özellikle belirtilmiştir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖĞRETMEN ADAYLARININ BENİMSEDİKLERİ EĞİTİM FELSEFELERİNİN ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26163</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26163</guid>
      <author>Mustafa İLHANBayram ÇETİN, Seyfettin ARSLAN</author>
      <description>Bu araştırmada öğretmen adaylarının benimsedikleri eğitim felsefelerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca uygun olarak araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2011-2012 Öğretim Yılı Bahar Dönemi’nde Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü’nde öğrenim gören 310 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından geliştirilen “Felsefi Tercih Değerlendirme Ölçeği” kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 17.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğretmen adaylarının daimici ve esasici eğitim felsefelerini yansıtan geleneksel eğitim felsefelerini, ilerlemeci ve yeniden kurmacı eğitim felsefelerini yansıtan çağdaş eğitim felsefelerine göre daha çok benimsediklerini göstermiştir. Araştırmada, cinsiyetin öğretmen adaylarının benimsedikleri eğitim felsefeleri üzerinde etkili bir değişken olmadığı saptanmıştır. Sınıf ve anabilim dalı değişkenlerinin ise öğretmen adaylarının geleneksel ve çağdaş eğitim felsefelerini benimseme düzeyleri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmıştır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GÜNEY AMERİKA KITASINA GÖÇ EDEN OSMANLI ERMENİLERİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26219</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26219</guid>
      <author>Adem KARA</author>
      <description>Osmanlı devletinde incelediğimiz konu bağlamında göçlerin Amerikanın yanı sıra, Güney Amerika’daki Arjantin başta olmak üzere Şili, Uruguay ve Brezilya gibi ülkelere yapıldığı görülmektedir. Buralarda dedeleri Osmanlı tebaası olan büyük bir Seferad ve Ermeni topluluğu yaşamaktadır. XX. Yüzyılın başlarında buralara göç etmiş atalarından kalan ananelerini devam ettiren bu nesil bunlara sahip çıkma hususunda da oldukça duyarlı çalışmaktadır. Türk toplumunda, 1900'lü yıllardan beri meydana gelen kitlesel ulus-ötesi göçlerin en önemli nedeni ekonomik olup, ulus-ötesi Türk göçmen¬ler Amerika Birleşik Devletleri ve Güney Amerika’ya para kazanmak, kendinin ve ai¬lesinin refah düzeyini yükseltmek amacıyla gitmişlerdir. Bununla birlikte, her iki nüfus hareketinde de göç eden Türk işgücü, ağırlıklı olarak kırsal kökenli ve niteliksizdir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>YÜKSEKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN KREDİ VE YURTLAR KURUMU HİZMET KALİTESİ VE YURTLARDAN MEMNUNİYETLERİ ÜZERİNE GÖRÜŞLERİ (AFYONKARAHİSAR- TINAZTEPE YURDU ÖRNEĞİ)</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26174</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26174</guid>
      <author>Süleyman KARATAŞ</author>
      <description>Bu araştırmanın amacı, Yükseköğretim öğrencilerinin öğrenimleri süresince barındıkları Kredi Yurtlar Kurumu yurtlarının hizmet kalitesi ve bu yurtlardan öğrencilerin memnuniyetleri hakkında genel görüşlerini saptamaktır. Araştırmanın örneklemini oluşturan 442 öğrenci, 2011-2012 öğretim yılında Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Kampüsü sınırları içerinde bulunan Tınaztepe öğrenci yurdunda barınan Eğitim Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Mühendislik Fakültesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ve Veteriner Fakültesi öğrencileri arasından tesadüfi olarak seçilmiştir. Verilerin elde edilmesinde “Yükseköğretim ve Kredi Yurtlar Kurumu’nda hizmet kalitesi ve öğrenci memnuniyetine Yönelik Anket Formu” kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel istatistiklerin yanında, t-testi, ANOVA tekniği uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre, yurtlardaki kantin, lokanta işletmelerinde temizlik konusunda daha hassas olunması gerektiği, serbest zaman değerlendirilmesi konusunda eksikliklerin olduğu, yurtlardaki psiko-sosyal servis elemanlarının öğrencilere destek konusundaki yetersiz kalması ve yurt kuralların uygulanmasında sorunlarla karşılaşıldığı söylenebilir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ÖLÜMÜNÜN 100 . YILINDA BÜYÜK BİR ROMANCIYI ANMAK</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26208</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26208</guid>
      <author>Ferhat KORKMAZ</author>
      <description>1844’te doğup 1912’de vefat eden Ahmet Mithat Efendi, Türk edebiyatının en üreken yazarlarındandır. Henüz Balkan topraklarında eğitimine devam ederken Mithat Paşa sayesinde Tuna gazetesinde muharrirlik yapmaya başlayan Ahmet Mithat Efendi, Bağdat’ta çıkan vilayet gazetesi olan Zevra’da da muharrirliğini sürdürür (1869). 1871’de İstanbul’a yeniden gelen Ahmet Mithat Efendi yine bu mesleği sürdürecek, menfâ (sürgün) yılları hariç 40 yıl boyunca basın, sanat, edebiyat ve kültür hayatı içindeki unutulmaz ve abidevî yerini alacaktır. Çalışmamızda, içinde bulunduğumuz yılın, vefatının 100. yılı olması münasebetiyle hem onu hatırlamak / hatırlatmak amacı güdülecek hem de onun en öne çıkan yönlerinden olan romancılığı üzerinde durulacaktır. Başka bir deyişle bir nekroloji hüviyetinde kaleme alınacak çalışmamızda, özellikle Ahmet Mithat Efendi’nin roman sanatına değinilecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1960-70’Lİ YILLARDA SSCB’DE SOSYOKÜLTÜREL ORTAM</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26180</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26180</guid>
      <author>Terlan Mehdiyeva AZİZZADE</author>
      <description>20.yüzyılın başlarında Rusya’nın Batı dünyası ile etkileşimi sonucu kültür ve sanat hayatında önemli değişim yaşandı. Yüzyılın ilk çeyreğinde kültür ve sanatın tüm dallarında tüm dünyayı önemli derecede etkileyecek Rus sanatçılar yetişti. Birinci kuşak Rus avangartları olarak bilinen bu sanatçıların bir kısmı Ekim Devriminden (1917) sonra bir kısmı ise 1932’de ülkenin sanat politikasında yaşanan değişim sonucu, sanatçılara dayatılan toplumsal gerçekçilik ideolojisine karşı çıkarak ülkeyi terk ettiler. Bazı sanatçılar ise bu ideolojiyle uzlaşarak kendi kabuklarına çekildiler ve ülkede kaldılar. Sovyet sanatı tarihinde en ilginç olaylardan “Çözülme”, 50-60’lı yıllarda Kruşev iktidarında, Sovyet sanatının “ikinci kuşak avangardizmi”, “yeni sanat” veya “yer altı sanatı” olarak adlandırılan dönemde (1954-1964) yaşanmıştır. “Çözülme” yıllarının sona ermesinin ardından 1960-70’li yılların sosyokültürel ortamı, parti bürokrasisinin zaferine, konservatif geleneklerin tekrar ülkenin kültür hayatında artmasına ve sansürün şiddetlenmesine sahne oldu. “Yeni stalinizm” olarak adlandırılan bu dönemde aydın, sanatçı ve yazarların sınır dışı edilmesi, sürgüne gönderilmesi gibi tarihe kara harflerle yazılan olaylar yaşandı. Özellikle konservatif geleneklere baş kaldıran sanatçıların mücadelesi ve bu sürecin sanata yansıyan yüzü olan Manej–1962, Pogrom–1974 (Buldozerli Kıyım) sergilerine araştırmada geniş yer verilecektir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EBEVEYNLERİNİN EĞİTİM DÜZEYLERİNİN TÜRKÇE ÖĞRETMENİ ADAYLARININ YAZMA ALIŞKANLIKLARINA ETKİSİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26159</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26159</guid>
      <author>Nur Hümeyra ÖZDEMİR EREM</author>
      <description>Bu çalışmanın amacı anne ve babaların eğitim düzeylerinin Türkçe öğretmeni adaylarının yazma alışkanlıklarına etkisini incelemektir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2010–2011 eğitim- öğretim yılı bahar yarıyılında öğrenim gören Türkçe öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise Kilis 7 Aralık Üniversitesi Muallim Rıfat Eğitim Fakültesi, Malatya İnönü Üniversitesi ve Elazığ Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültelerinin toplam 854 öğrencisi oluşturmaktadır. Bu çalışmada araştırmacı tarafından geliştirilen “Yazma Alışkanlığı Ölçeği” kullanılmıştır. Veriler, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile elde edilmiştir. Araştırmanın sonunda annelerinin eğitim düzeylerinin babaların eğitim düzeylerine göre Türkçe öğretmeni adaylarının yazma alışkanlıklarını daha fazla etkilediği görülmüştür. Genel olarak annelerin ve babaların eğitim düzeyi arttıkça Türkçe öğretmeni adaylarının da yazma alışkanlıkları artmaktadır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>EMPRESYONİZM, SİNEMA VE BERGSONCU ZAMAN KAVRAMI: ZAMAN VE MEKÂN ALGILARININ DÖNÜŞÜMÜ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26172</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26172</guid>
      <author>Devrim ÖZKAN</author>
      <description>Modernite kendisine kadar gelmiş olan her türlü sosyal ve kültürel yapıyı değiştirmiş ve dönüştürmüştür. Sanatsal ifade biçimlerinde gerçekleşen yenilikler, modernitenin neden olduğu başlıca kültürel dönüşümlerdendir. Empresyonizm, sanatsal ifade biçimlerinde yaşanan dönüşümlerin başlangıcıdır. Ayrıca empresyonizm kendisinden sonra gelen sanat akımlarını derinden etkilemiştir. Bunun yanı sıra, empresyonizm, sinema başta olmak üzere, görsel sanatlardaki sunum tarzlarının biçimlenişinde belirleyici olmuştur. Henri Bergson ile yeni bir aşama kaydeden rölativizmin sanat dünyasındaki etkisini en iyi biçimde empresyonizm yansıtır. Bergson’ın gerçeklik ve zaman hakkında geliştirdiği düşünceler çağdaş film teorileri başta olmak üzere modern kitle sanatlarına dair sürdürülen tartışmaları derinden etkilemiştir. Bu düşünceler Jean Epstein, Dziga Vertov ve Béla Balázs’ın eserlerinde karşımıza çıkan, insani görme gücünün gerçekliğin doğasını kavramakta başarısız olduğu inancına temel oluşturmuştur. Görsel kuşkucular olarak da adlandırılan bu sinemacılar insani görme gücünün zayıflıklarının, nesne ve eylemleri kolayca anlaşılabilecek bir biçimde soyutlama eğiliminde olmasından kaynaklandığını düşünür. Onlara göre insanın kendisini çevreleyen olguları soyutlaması; daha önce deneyimledikleriyle benzeştirmesi ve diğerlerinin deneyimlediklerini olduğu gibi kabul etmesi, yaşam dünyasının (lifeworld) sadeleşmesine neden olur. Bu çerçevede, makalemizde, empresyonizm ile sinemasal ifade biçimleri arasındaki bağlantılar ve Bergsoncu zaman kavramının modern görsel sanatlardaki etkileri ele alınmaktadır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>İNANCIN İMGEYE YANSIMASI: SEZAİ KARAKOÇ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26214</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26214</guid>
      <author>Servet ŞENGÜL</author>
      <description>İmge felsefeden mimariye, edebiyattan resme kadar birçok alanda kullanılan, sınırları kolay kolay çizilemeyen bir terimdir. Edebiyatta, özellikle şiirde kendini hissettirir. Her şair imgeden az çok yararlanırken bazıları onu daha yoğun kullanır. Sezai Karakoç’un şiirleri imge bakımından oldukça zengindir. İmge kavramının ne olduğunun ve içinde neleri ihtiva ettiğinin henüz tam anlaşılamadığı bu dönemde hem imgenin anlaşılması hem de şairimizin imge zenginliğine sahip şiirlerini inceleyip bunlardan bazı inanç imgelerini açığa çıkarmak bu çalışmada temel amaç olmuştur. Şairin inanç imgelerinin daha iyi irdelenmesi Karakoç’un inanç dünyasının anlaşılması açısından faydalı olacaktır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>SON BİN YILDA DOĞU VE BATI MEDENİYETLERİNİN İKTİSADİ YAPILARININ DEĞİŞİMİ ÜZERİNE BİR DENEME</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26225</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26225</guid>
      <author>Osman YALÇIN</author>
      <description>Osmanlı Devleti kurulduğu XIII. yüzyıldan sona erdiği XX. asra kadar dönem içinde bölgesini ve tüm dünyayı etkileyen tarihin en uzun ömürlü devletlerinden biri olmuştur. Osmanlı Devleti temsil ettiği misyon itibariyle daima Batının hedefi olmuş ve kuruluşundan yıkılıncaya kadar Batı ile ilişkileri devam etmiştir. Gelişen Avrupa kendine sömürüler edinmiş ve Osmanlı Devleti’ni de önünde bir engel olarak görme alışkanlığını hiç bırakmamıştır. Osmanlı Devleti ise Batıdaki gelişmeleri ilk dönemlerde anlamaktan uzak kalmıştır. Son zamanda ciddi atılımlar yapılmış arada oluşan farkın kapatılması konusunda çalışmalar yapılmışsa da durumun farkında olan Batılı düşman güçler buna fırsat vermemiştir. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>1877–1878 OSMANLI-RUS HARBİ’NDE YABANCI DEVLETLERİN TUTUMU</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26226</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26226</guid>
      <author>Hakkı YAPICI</author>
      <description>XIX. yüzyıl son çeyreğinin önemli olaylarından biri olan 1877–1878 Osmanlı-Rus muharebesi, sadece Türk dünyasını değil, aynı zamanda Yakın Doğu, Balkanlar, Avrupa coğrafyası için de ehemmiyeti büyük olan bir savaş olmuştur. Batılı devletler, harbin başlangıcından, sonuna kadar gerçekleşen her safhayı çok dikkatli bir şekilde takip etmiş, her ne kadar tarafsız bir siyaset takip etmek taraftarı gibi görünmüş olsalar da olayları kendi devletlerinin çıkarları açısından değerlendirmeye gayret etmişlerdir </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>Karakeçili Ağzı (Kırıkkale) II (Ünlüler)</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26138</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26138</guid>
      <author>Serdar YAVUZ</author>
      <description>Ağız bilimi çalışmaları stratejik dil araştırmaları açısından dikkate değer veriler taşımaktadır. Türkiye Türkçesi ağızları çalışmaları öncelikle yerel ağızların ortaya koyulması, incelenmesi ve ağız atlasının oluşturulmasında kaynaklık teşkil etmektedir. Bununla birlikte bu çalışmalar, sosyoloji, tarih, etnoloji ve etimoloji gibi disiplinlere kaynaklık edecektir. Karakeçili ağzının incelenmesiyle ortaya çıkacak veriler bir takım tarihî bilgi ve verilerin sorgulanmasını sağlayacaktır. Çalışma kapsamında Karakeçili ilçesi mahalle ve köylerinin tamamına ulaşılıp saha çalışması yapılmıştır. Bu makalede Karakeçili ağzının sesbilgisi unsurlarından ünlüler verilmeye çalışılmıştır. Kırıkkale ili Karakeçili ilçesi İç Anadolu bölgesinde yer alan tarihî, kültürel, sosyolojik yapısıyla son derece önem arz etmektedir. Bölgede yaptığımız saha çalışmaları Karakeçili ağzı sesbilgisi özelliklerini tespit edebilme imkânı bize vermiştir.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>DİVAN-I HÜMAYUN</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26216</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26216</guid>
      <author>Aydın YETKİN</author>
      <description>Bu çalışmada, evvelemirde, milattan önce dört bin yıllarına kadar uzanan bir geçmişe sahip olan Türklerin devlet yapısı ve işleyişi hakkında genel bilgiler verilecektir. İkinci olarak, İslamiyet sonrası kurulan Türk-İslam Devletlerinin yapısı üzerinde genel olarak durulacaktır. Üçüncü olarak, Türklerin İslamiyet’e geçişleri süreci ve İslamlaşma sonrası Türk devlet yapısı ve işleyişi, Büyük Selçuklu ve Anadolu Selçuklu Devletleri temel alınarak, genel olarak irdelenecektir. Son olarak, bu çalışmanın asıl konusu olan, Osmanlı Devleti’nin merkez teşkilatının en üst karar organı, Devletin genel yönetiminden, hukuki, siyasi, idari, mali ve askeri faaliyetlerinden sorumlu olan ve bu alanlarda yetkili bulunan Divan-ı Hümayun üzerinde mütalaalarda bulunulacaktır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>KURULUŞUNDAN II. MEŞRUTİYETE KADAR HAMİDİYE ETFAL HASTANESİ ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26236</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26236</guid>
      <author>Özgür YILDIZ</author>
      <description>II. Abdülhamid; “Benim çocuğum kurtulamadı. Kim bilir fakir fukaranın çocukları nasıl bakılıyor. Hiç olmazsa bir hastane yaptıralım da benim gibi birçok babaların kalbi yanmasın” diyerek çocuk hastanesi kurma fikrini beyan etmiştir. Sultanın iradesiyle yapımına başlanan hastane 1899 yılında tamamlanmıştır. Osmanlı Devleti’nin ilk çocuk hastanesi olarak tarihteki yerini almıştır. Hamidiye Etfal Hastanesi (Şişli Etfal Hastanesi) Sultanın da katkılarıyla çok kısa bir sürede gelişmiştir. Çağın gerektirdiği modern şartlara sahip olan hastane örnek bir kurum olmuştur. Hem Avrupa’da hem de dünyanın sayılı ülkelerinde tanınır hale gelmiştir. Bu araştırmada; 19 Ağustos 1321( 31 Ağustos 1905) Tarihli Hamidiye Etfal Hastahane-i Alisi İstatistik Mecmua-i Tıbbiyesine göre Hamidiye Etfal Hastanesi üzerine bir değerlendirme yapılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın giriş kısmında kısa bir şekilde Osmanlı Tıbbı ve II Abdülhamid’in tıp hizmetleri hakkında bilgi verilmiştir. Araştırmanın birinci bölümünde yararlandığımız kaynak olan “19 Ağustos 1321(31 Ağustos 1905) Tarihli Hamidiye Etfal Hastahane-i Alisi İstatistik Mecmua-i Tıbbiyesi” isimli derginin içeriği hakkında kısa bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise İstatistik Mecmuası’ndan ve tetkik eserlerden elde ettiğimiz bilgilere göre Hamidiye Etfal Hastanesi hakkında bilgi verilmiştir. Buna göre Hamidiye Etfal Hastanesi’nin kuruluşu, pavyonları (poliklinik), bazı pavyonların mimarisi, hastanenin işleyişi açıklanmaya çalışılmıştır. Çağına göre modern hizmet veren, çağın son teknik alet ve edevatını kullanan Hamidiye Etfal Hastanesi çalışanları ve çalışmaları araştırmanın içeriğini oluşturmaktadır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>II.ABDULHAMİD DÖNEMİNDE BİLİMSEL, KÜLTÜREL VE TURİSTİK AMAÇLARLA OSMANLI ÜLKESİNE GELEN ALMANLAR</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26179</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26179</guid>
      <author>Ahmet YÜKSEL</author>
      <description>Kendi yaşam alanlarının dışındaki coğrafyalara seyahat etme, o iklimlerdeki tarihî ve doğal güzellikleri, farklı yaşayış ve inanışları keşfetme insanoğlunun asırlar boyunca sürdüre geldiği eylemlerden birisi olmuştur. Bu cümleden olarak başta medeniyetlerin beşiği ve kaynaşma sahası olan Anadolu olmak üzere, daha birçok tarihî ve kültürel mekâna sahip olan Osmanlı ülkesi de her zaman eşsiz ve sonsuz bir keşif ve seyir zevkini bünyesinde barındırmıştır. Bu çalışmada söz konusu zevke nail olmanın yanında arkeolojik kazılar, tıbbî veya nebatî incelemeler gibi bilimsel ve Kudüs’e giderek hac vecibesini yerine getirme gibi dinî gayeler taşıyan Almanların II.Abdülhamid döneminde Osmanlı ülkesindeki yolculuk serüvenleri Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nden temin edilen vesikalar ışığında ele alınacaktır. Bu çerçevede Almanların Osmanlı ülkesine hangi yollarla ve ne oranlarda geldikleri, ülke içerisinde daha ziyade hangi tarihî ve turistik mekânları ziyaret ettikleri, ne tarz ilmî faaliyetlerde bulundukları ve ulaşım, konaklama ve güvenlik açısından kendilerine ne tür kolaylıklar sağlandığı gibi konuların izahına çalışılacaktır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>GÜÇ İLİŞKİLERİ AĞININ AKTÖRLERİ OLARAK ORTODOKSİ VE HETERODOKSİ: TAHTACI RAPORU ÖRNEĞİ</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26247</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26247</guid>
      <author>İlkay ŞAHİN</author>
      <description>The relationship between orthodoxy and heterodoxy is conceptualised according to theological approaches in the context of the discussions of doctrinal origin. While orthodoxy is defined as a real and true belief and ritual, heterodoxy is seen as a concept used for classifying the heretic groups with different belief and rituals from the main religious tradition. This theological perspective brings about evaporation of the characteristic features of orthodoxy and heterodoxy which is related to networks of power and struggle. However, orthodoxy and heterodoxy are actors of these networks, which use the doctrinal legitimacy and share a dialectical relationship. The dialectical power relations between orthodoxy and heterodoxy are carried out by means of different strategies such as reports and legitimated by means of different beliefs and ideologies. This article aims to explore the dialectical power relations between orthodoxy and heterodoxy in the case of the Tahtaci report done by direction of the political authority in 1918. This report is analysed as a strategy which allows orthodoxy to control the network of power relations. Moreover, the strategic character of report is explained as a sign of dialectical power relations between orthodoxy and heterodoxy. Furthermore, data given in this report is seen as a historical data enable us to understand the social, cultural and religious life of the Tahtacı Kizilbash community.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>FARKLILIKLARA SAYGI ÖLÇEĞİ (FSÖ): GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASI</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26253</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26253</guid>
      <author>Yücel ÖKSÜZElif GÜVEN</author>
      <description>Çalışmanın amacı bireylerin farklılıklara saygı düzeylerini belirlemeye yönelik bir ölçek geliştirmek ve bu ölçeğin geçerlik güvenirliğini belirlemektir. Bu amaçla hazırlanan “Farklılıklara Saygı Ölçeği” (FSÖ) deneme formu Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim bölümünde öğrenim gören toplam 623 öğrenciye (355 kız, 268 erkek) uygulanmıştır. Ölçek, 30 maddeden oluşmaktadır. Madde geçerliği kapsamında hesaplanan madde test korelâsyonlarının 0,30 ile 0,83 arasında değiştiği saptanmıştır. Ayrıca ölçeğin Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı (0,94) ve benzer ölçekler korelasyonu (0,70) olarak bulunmuştur. Faktör analizi bulguları ise FSÖ’ nin toplam varyansın %59.249’ unu açıkladığını ve 3 faktörlü bir yapı gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu faktörler, farklılara saygıyla ilgili literatürdeki bilgiler doğrultusunda “Bilgiye Dayalı Farklılıklar”, “Sosyal Kategori Farklılıkları” ve “Değer Farklılıkları” olarak adlandırılmıştır.</description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
    <item>
      <title>ZİHİNSEL YETERSİZLİĞİ OLAN VE OLMAYAN OKUL ÖNCESİ DÖNEM ÇOCUKLARIN ANNE-BABALARININ BENLİK SAYGISI, KAYGI DÜZEYLERİ VE ANNE-BABA TUTUMLARININ BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN KARŞILAŞTIRILMASI</title>
      <link>https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26237</link>
      <guid isPermaLink="true">https://jasstudies.com/?mod=makale_tr_ozet&amp;makale_id=26237</guid>
      <author>Esra DERELİ</author>
      <description>Bu araştırmada, zihinsel yetersizliği olan ve olmayan 4-6 yaş arası çocukların anne-babalarının benlik saygısı, kaygı düzeyleri ve anne-baba tutumlarının özlük niteliklerine göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Konya ve Eskişehir’de 4-6 yaş arasında zihinsel yetersizlikli çocuğu olan 150 ve 4-6 yaş arasında zihinsel yetersizlikli çocuğu olmayan 150 anne-baba olmak üzere toplam 300 anne-baba oluşturmaktadır. Araştırmada Spielberger Sürekli- Durumluk Kaygı Envanteri, PARI ( Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutum) Ölçeği ve Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, t-testi, ANOVA teknikleri ile yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda anne-babaların benlik saygısı, sürekli kaygı, aşırı koruyucu tutum ve demokratik tutumlarının zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip olma ve zihinsel yetersizliği olan çocuğa sahip olmama durumu değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Zihinsel yetersizliği olan çocukların anne-babalarının anlık kaygı ve sıkı disiplin anne-baba tutumunun özel eğitim ve rehabilitasyon merkezine gitme devam süresi değişkenine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Zihinsel yetersizliği olan ve olmayan çocukların anne-babalarının benlik saygısı, sürekli kaygı, aşırı koruyucu ve demokratik anne-baba tutumlarının çocuğun cinsiyeti, çocuğun yaşı ve çocuğun kardeşinin olup olmaması değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaşmaktadır. </description>
      <pubDate>2024-08-29</pubDate>
    </item>
  </channel>
</rss>


