ISSN:2148-4163

ÖLÜNEMEYEN YER’İN ROMANI


Ölümün anlamı tarihsel olarak değişkenlik arz eder. Geçmişte hayatın içinde, doğal olarak tanımlanan ölüm modern çağ ile birlikte artık bambaşka bir hale gelir. Ölümün bu anlam değişikliği en açık haliyle kurumlarda gözlenebilir. Modern zamanlarda ölüme karşı tavır çok daha vahşidir. Ölüm kendimiz için soğuk, istenmeyen, bir şekilde ötelediğimiz bir yerlerde konumlanır. Başkasının ölümü ise romantik, mitsel öğelerle anlatılır. Felsefe söz konusu olduğunda ölüm, kimilerine göre felsefe yapmanın adıdır. Diğer bir deyişle felsefe nasıl ölündüğü sorusunu hatırlatır. Başkasının ölümü kadar kendi ölümümüzü soru konusu etmemiz aynı zamanda yaşamın değerine dair bir sorgulamadır. Dolayısıyla ölümün daima bir kamusal yüzü mevcuttur. İktidarlar, devletler hiç kimsenin ölmediği/ölemediği bir durumla karşılaşsalardı ne olurdu? Bu çalışma yukarıda bahsi geçen soruya Saramago’nun “Ölüm Bir Varmış Bir Yokmuş” romanı merkezinde yanıt verme denemesidir. Saramago, ölümün olmadığı bir geleceğin nasıl olacağını önce kamusal alanda sonra da duygu dünyasında kurgular. Kamusal alanda kilise, devlet, güvenlik, adalet insanın ölümü üzerinden işleyen tüm kurumlar iflas eder, kaos oluşur. Duygu dünyasında ise ölüm bambaşka bir kimlikle ortaya çıkar ve yine hiç kimse ölmez. Bu kez gerekçe farklıdır. Ölünemeyen bu yere dair anlatılan bir bakıma yaşamın da değerine dair olacaktır. Ölümün olmadığı yerde yaşamın da değeri yoktur. Aşk ölüm karşısında zafere ulaşır. Bu da aynı zamanda yaşamın değeri anlamına gelir.


Keywords


Ölüm, Aşk, Devlet, Kilise, Güvenlik, Saramago

Author: Elif ERGÜN
Number of pages: 127-136
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/JASSS.29107
Full text:
The Journal of Academic Social Science Studies
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.