ISSN:2148-4163

ALEKSANDRA KOLLONTAY ‘IN İŞÇİ ARILARIN AŞKI ROMANININ FEMİNİST EDEBİYAT KURAMLARINA GÖRE İNCELENMESİ


Bu çalışmada Rus kadın edebiyatının önemli feminist yazarlarından olan Alexandra Kollontay’ın “İşçi Arıların Aşkı “ adlı romanı feminist edebiyat kuramına göre incelenecektir. Politikacı, diplomat, devrimci, propagandacı, feminist, özgür aşk savunucusu , muhalif ve alımlı bir kadın yazar olan Kollontay’ın Rusya’da Bolşevik Devrimi öncesi ve sonrasındaki işçi kadınlarının durumunu anlatan İşçi Arıların Aşkı adlı romanı ile Rus edebiyatında kadın sorunu sistem üzerinden anlatılmıştır. Romanda geleneksel ataerkil yapının kadını ötekileştiren, ikincil konuma iten yaklaşımları ile bunların bilinçaltındaki nedenleri ve 1917 Ekim Devrimi’nin kadınlara getirdiği kazanımlar ve kayıplar feminist eleştiri perspektifinden değerlendirilmiştir. Feminist edebiyat eleştirisi, kültür ve edebiyattaki yerleşik, özellikle ataerkil bakış açısını yansıtan değerleri, kalıpları sorgular ve işin öteki yüzüne dikkat çeker. 1960'lı yıllarda tüm dünyada yükselen devrimci ve sistem karşıtı toplumsal hareketlerle beraber 'Feminist Edebiyat Kuramı' da yeniden gündeme gelerek bir ivme kazanmıştır. Başlangıçta, ataerkil düzenin kadını ötekileştiren tutumunun; edebiyat alanında edebi eserler aracılığıyla yeniden üretilmesi ve onaylanmasının karşısında bir duruş hedefleyen eleştiri kuramı; zamanla amaçlarını çoğaltıp, çeşitlendirerek, 'edebiyat dünyası sınırları' içinde başka sorunları da vurgulamaya başlamıştır. Kadınların 'kendilerine ait bir dil' ve 'edebiyat geleneği' oluşturmaları hedefi doğrultusunda ilerleyen kuram; kadınların var olan 'iktidar ilişkileri' ve 'kimlikler' alanında edilgenleştiririlmelerine karşı da bu kadınlara özgü yeni dil ve tavrın önemi üzerinde durmuştur. Rus kadın edebiyatının önemli feminist yazarlarından biri olan Alexandra Kollontay, bir kadın yazar olarak kendine özgü dilini ve edebi duruşunu oluşturmuştur. Kollontay'ın 'İşçi Arıların Aşkı' romanı; Bolşevik devriminden önce ve sonra Rus insanının yaşamının olağanüstü canlı görüntüsünü vermektedir. Romanında özel ve mahrem ilişkileri cesurca betimleyen yazar; romandaki karakterler aracılığıyla da kadın erkek ilişkilerini, kadının tutku ve korkularını, yine cesur bir dille; okurun sorgulaması ve tartışmasını sağlayacak şekilde ele alır. Kollontay Bolşevik Devrimi'nin hemen ardından kaleme aldığı bu eserinde; kadınlık, aşk, sadakat ve evlilik gibi konuları tartışmaya açarken; aynı zamanda devrimden hemen sonra başlayan değişim sürecini de yansıtmıştır. Eserdeki ana karakter olan genç işçi kadın üzerinden; erkek egemen bakışın kadına biçtiği rolü, duruşu ve algıyı eleştiren yazar; eserin sonunda özgürleşen ana karakteri aracılığıyla, 'Feminist Edebiyat Kuramı'nın' hedeflediği 'sosyal ve psikolojik olarak özgürleşmiş kadının' her türlü erkek egemen karanlığın karşısında en büyük güç olacağı gerçeğini vurgular.


Keywords


Alexandra Kollantay, Feminizm, İşçi Kadınlar, Evlilik ve Özgür Aşk, Feminist Edebiyat Kuramı ve Kadın Yazarlar

Author: Burcu AŞKIN
Number of pages: 203-212
DOI: http://dx.doi.org/10.9761/JASSS8069
Full text:
The Journal of Academic Social Science Studies
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.