ISSN:2148-4163

SELÇUKLU-BİZANS HANEDAN KADINLARI


Selçuklular ve hatta onlardan önce ilk Türk devletlerinde sosyal ve siyasi hayatta kadının önemli bir yeri vardır. Göktürk Kitabeleri’nde kadının yerinden ve öneminden bahsedildiği gibi Uygurlarda da henüz devlet kurulmadan önce bu kavmin reisi savaşlar ile meşgul olduğundan dolayı annesi Uluğ Hatun ihtilaflara ve davalara bakmaktadır. Devletlerarası bir anlaşmayı kağan ile birlikte hatunun da onaylaması gerekmekteydi. Aksi taktirde bu anlaşma geçersiz sayılırdı. Türkler, İslamiyet’i kabul ettikten sonra da kadın devlet içerisindeki bu önemli konumunu muhafaza etmiştir. Selçuklu hanedanına mensup kadınların durumuna baktığımızda bunların kendi emirlerinde askeri birliklerinin, iktalarının, kendilerine ait bir hazinelerinin ve vezirlerinin var olduğunu görürüz. Devletin kaderine yön verecek kadar güçlü olan bu kadınlar gerektiğinde sefere dahi çıkmışladır. Bizans Devleti’nde ise halk tabakasından kadınların yaşayışlarına dair net bilgilere sahip olmasak da yine de eldeki bilgilerden onların Türk toplumunda kadına verilen değerin aynısına sahip olmadıklarını anlayabiliyoruz. Ancak devlet içerisinde hanedana mensup kadınların durumu halk tabakasına mensup kadınların durumundan biraz daha farklıdır. Çünkü onlar, meşruiyetin siyasi aktarımcılarıdır ve bundan dolayı da devlet içerisinde önemli bir konuma sahiplerdir. Bizans Devleti’ndeki hanedan kadınları eşlerinin ölümü sonrasında ya oğullarının naipliğini yapmak suretiyle ya da evlilik yoluyla yeni imparatoru belirlemekteydiler. Bu çalışmada iki çağdaş devlet olan Büyük Selçuklu Devleti ve Bizans Devleti’ndeki kadınların durumu hem toplumsal açıdan hem de hanedan kadınları açısından ayrı ayrı değerlendirilecektir.


Keywords


Selçuklu Devleti, Bizans Devleti, Hanedan, Kadın

Author: Fatma İNCE
Number of pages: 137-153
DOI: http://dx.doi.org/10.29228/JASSS.30272
Full text:
The Journal of Academic Social Science Studies
E-Mail Subscription

By subscribing to E-Newsletter, you can get the latest news to your e-mail.