Bu çalışmada, 5. sınıf öğrencilerinin yıkıcı doğa olaylarına yönelik durumluk merak ve durumluk kaygılarının onların akademik başarıları üzerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veriler, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Elazığ’ın Palu ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullara kayıtlı 384 beşinci sınıf öğrencisinden toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak “Durumluk Fen Merakı ve Kaygı Ölçeği (DFMKÖ)” ile “Yıkıcı Doğa Olayları Başarı Testi (YDOBT)” kullanılmıştır. Veriler betimsel istatistikler, t-testleri, korelasyon analizleri, çoklu regresyon ve tekrarlı ölçümler ANOVA’sı ile analiz edilmiştir. Bulgular, öğrencilerin öğrenme süreci ilerledikçe meraklarının arttığını, kaygılarının ise azaldığını göstermektedir. Öğrencilerin bir fen problemiyle ilk karşılaştıklarında daha yüksek kaygı ve daha düşük merak sergiledikleri; cevapları kontrol etme ve kavramları öğrenme aşamalarına geçildiğinde ise merakın arttığı, kaygının azaldığı belirlenmiştir. Merakın akademik başarı ile pozitif ilişkili olduğu, kaygının ise başarı üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Kız öğrencilerin fen problemleriyle karşılaştıklarında erkek öğrencilere göre biraz daha yüksek kaygı yaşadıkları; diğer boyutlarda ise cinsiyete bağlı anlamlı bir fark bulunmadığı görülmüştür. Merak arttığında öğrenciler derse daha iyi odaklanabilmekte ve daha başarılı olabilmektedir. Buna karşılık kaygı arttığında düşünme süreçleri zorlaşmakta ve başarı düşebilmektedir. Elde edilen bulgular, duyguların öğrenme sürecinde önemli bir role sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Ayrıca araştırma sonuçları, öğrenme ortamlarının merakı destekleyecek ve kaygıyı azaltacak şekilde tasarlanmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada merak ve kaygının öğrenme sürecinin farklı aşamalarında ölçülmesi, öğrencilerin anlık duygularının daha net ortaya çıkmasına ve bu duyguların başarıyla ilişkilerinin daha kapsamlı bir şekilde anlaşılmasına katkı sağlamıştır.
In this study, the effects of 5th-grade students' state curiosity and state anxiety toward destructive natural events on their academic achievement were examined. The relational screening model was used in the study. Data were collected from 384 fifth-grade students enrolled in secondary schools affiliated with the Ministry of National Education in the Palu district of Elazığ during the 2024–2025 academic year. The "Science State Curiosity and Anxiety Scale (SSCAS)" and the "Disruptive Natural Events Achievement Test (DNEAT)" were used as data collection tools. Data were analyzed using descriptive statistics, t-tests, correlation analyses, multiple regression, and repeated-measures ANOVA. The findings show that students' curiosity increased and their anxiety decreased as the learning process progressed. It was determined that students exhibited higher anxiety and lower curiosity when they first encountered a science problem; however, as they moved on to the stages of checking the answers and learning the concepts, curiosity increased and anxiety decreased. Curiosity has been found to be positively correlated with academic achievement, while anxiety has a negative impact on achievement. Female students experienced slightly higher anxiety than male students when faced with science problems; no significant gender-related differences were found in other dimensions. When curiosity increases, students can focus better on their lessons and achieve greater success. Conversely, when anxiety increases, thinking processes become more difficult and achievement can decline. The findings clearly demonstrate the important role emotions play in the learning process. Furthermore, the research findings highlight the need to design learning environments to support curiosity and reduce anxiety. Measuring curiosity and anxiety at different stages of the learning process in this study contributed to a clearer understanding of students' immediate emotions and a more comprehensive understanding of their relationship to success.